Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ekim '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
821
 

Türban-Din-Hürriyet

Ortaokul-Lise öğrencisiyken Alevilerin ve genellikle sol görüşlü insanların oturduğu yerde hayatımı geçirdim. Din dersleri seçmeliydi. Ben de din dersini seçmiştim. Toplam sınıfta üç kişiydik. Hukuk mezunu olan din dersi hocamız aynı zamanda ahlak dersi öğretmenimizdi. Öğretmenimiz Haluk Bey babacan biriydi, Biz üç öğrenciyle de gayet mutluydu. Koskoca sınıftaki üç kişiye de razıydı. Veliler toplantısında babama benimle ilgili övgüler dizerken “Kızın başarılı öğrenci ama namazı çabuk kılıyor sureleri tam okumuyor galiba derken” mizahi yanı bugün de güçlü olan babam kıvrak zekasıyla “Adı Saniye ya ondan çabuk okuyor” diyerek durumu kurtarmıştı.

Babam Ziraat Bankasında görevliydi. Dernek kuruculuğu görevini yaptığından sık sık Ankara dışına görevlendirirlerdi-sürerlerdi! Dernekte, Ziraat Bankası çalışanlarının kamusal haklarıyla ilgiliydi. Yanında çalışan Musa Dayı Çankırılı beş vakit namazını kılan inancını sadece kendisiyle yaşayan biriydi. Musa Dayı Babamın insanlara davranışını gördükçe babamın insanlar arasındaki eşitliğini savundukça onu kardeşi gibi sevmişti. Ve ısrarla Ağabeyim Muharrem’in kirvesi olmak istediğini söylemiş Babam da ısrarlara dayanamayarak Musa Dayı’yı kirvemiz yapmıştı. Musa Dayı evimize, torunu kızı da getirir sık sık bizimle oturur yemek yerdi. Torunu saçlarını sıkı sıkıya kapatır bugün türban denilen eşarpla saçını bağlardı. Biz o kızcağızı dışlamamıştık. Çünkü, ibadetini kimseye demeden yapar namaz vakti gelince de uygun yeri bulur namaz kılardı. Bir günde etrafındakilere “Siz niye açıksınız, niye oruç tutmuyorsunuz” demedi. Devlet dairesinde işe girdi. İşyerinde kendisini ziyaret ettiğimde saçları toplu sade kızdı. Kurallara uymuştu bir gün olsun rahatsızlık dile getirmedi yakınmadı. Annemde sırf onlar için namaz kılacakları için seccade almıştı. Babam bize hoşgörüyü öğretmişti. İnsanlara sevgiyi, saygıyı öğretmişti. Din, dil, ırk, mezhep ayrımcılığının olmadığı dünyayı öğretmişti. Önce İnsan demiştik. Merkezimiz İnsandı.

12 Eylül öncesinde, öncelik siyasal duruştu. Kimse kimsenin inancıyla, kılık kıyafetiyle çok uğraşmazdı. Buna rağmen karanlık güçlerce Çorum, Maraş, Sivas‘da Alevi vatandaşlara yönelik saldırılar düzenlenmiş kardeşi kardeşe kırdırma senaryolarıyla tarihe kara leke gibi düşecek olaylara yine tarih tanıklık yapmıştı. Siyasi bilinçten uzak olanların bugünde aynı senaryolarını sahneye koyma arzularını görüyoruz. Daha birkaç gün önce, bir televizyon şovmeninin Alevilere yönelik çirkin sözleri de toplumda kınanmasına yol açmış adı geçende özür dilemesine rağmen bir gerçeği de ortaya çıkarıyordu.Toplumda Alevilere yönelik insanların, toplumun cahil kesiminin art niyetini iç dünyalarını ortaya koymasına bir örnekti. O ve onun gibi zihniyetleri kesinlikle kınıyorum demeyeceğim iç dünyaları, öğretilerinin dışa yansımasıydı bunlar. Yapmacık söylemlerle ülkede Kürt- Türk Alevi- Sünni kardeştir diyen tüm siyasal iktidarların hatta bunu malzeme yapacak kadar ileriye giden siyasetçilerin suçudur bunlar.

Zorunlu Din dersleri-Türban meselesiyle gündemi meşgul etmenin kime faydası var bilinmez! Türkiye de gençler işsizken her gün bir üniversite açmanın hatta bu üniversitelerden mezun olanların ne derece üniversite mezunu sayıldığı tartışılırken ülkenin bir numaralı gündeminin türban olmasının nedeni açıkçası anlaşılır değil. Her gün medya organlarında sayfa sayfa, televizyonlarda saatlerce türbanı konuşmak sanki ülkede bütün meseleler hal olmuş. Ekonomi türbanla çözülecek! işsizlik türbanla çözülecek! buyursunlar iktidar-muhalefet yapsınlar ne yapacaksa. Boşa halkın zamanını çalmasınlar. Oysa, başörtüsü-türban takan analarımızın bacılarımızın kimseyle sorunu yok, onların öyle bir derdi de yok. Öncelikleri, iş aş barınacak yer sosyal refah düzeyi. Amaç iktidarı- muhalefetiyle, gündemi değiştirmek siyasallaştırmak. Kuşkusuz Dünyanın hiçbir yerinde demokrasiler insan hakları sınırsız değildir.

“Sınırsız bir hürriyet düşünülemez, hakların en büyüğü olan hayat hakkı bile mutlak değildir” der Mustafa Kemal Atatürk.

Giyim kuşamla uğraşmak, sistemin en önemli kurumları olan Anayasal kurumları mevcut iktidarlara göre düzenlemek bunun için toplumda gerginliğe yol açacak düzenlemelere kalkışmak anlaşılır değil. ”İnsanın hürriyeti komşusunun hürriyetinin başladığı yerde biter” der. Frederic William FARRAR.

Oysa, en büyük hürriyet insanın belli kurallar içerisinde Anayasal Hukuk kuralları içerisinde yaşamını idame ettirmesidir. YÖK genelge çıkarmış bakın türban sorunu çözülmüş! Ana muhalefet ben çözeceğim diyor. Hükümet dramatik konuşmalarla gerçekten var olmayan bir sorunu ortaya atıp gündemi meşgul ettiriyor.

İktidarlar nedense Yargıdaki birkaç Alevi hakimi de içine sindiremiyor. Kurumlarda üst yetkili Alevi bürokrat bulunmazken mahkeme kararıyla göreve gelen Alevi vatandaş ta sayılı. Oysa iktidarların birinci görevi vatandaş arasında ayrım yapmamak, topluma kin tohumlarını serpmemektir. Alevi vatandaşları zorla din dersine sokmakla, köylerine cami yapmakla nasıl eşitlik sağlanır, demokrasi sağlanır bilinmez. Yoksa bu demokrasiler tek kanala mı endeksli?Aleviler sol sağ tüm iktidarlarda ikinci vatandaş muamelesi görmüştür görmektedir. Yoksa bunların aküleri az mı!

Hiç kimse domatesin kilosu kaç lira, kaç kişi et yiyebiliyor bir ailenin yaşamı için ne kadar ücret gerekli bununla uğraşmıyor. Her gün şehit haberleriyle sarsılırken ne oluyor demiyor. Plajda insan ölmüş ölü orada yatarken hiçbir şey olmamış gibi davranan ruhu gitmiş toplum oluyoruz demiyor, televizyon dizilerinde dizi diye iki bacı aynı adama aşık ailede biliyor ne biçim dizi bunlar ahlakımızı bozuyor demiyor.

Televizyonlarda türban konusu, silahların yarıştığı saçma sapan dizilerle geçiyor zaman. Ama düşüncesini yazan, çizenlere de her türlü sansürler uygulanıyor! Siyasetçiler çeksin ellerini kızlarımızdan kadınlardan,

”Düşüncesini anlatma hürriyeti olmadı mı insanlarda hürriyet yok demektir” VOLTAİRE

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yıllarca dirsek çürütmüş bir insan sen gel ünv. güya özgürlüklerin olduğu bir yerde hakkınla kazandığın bir yere girme bu değilmi asıl acı olan şey ? sizce işsizlikmi bu mu tabi emek sizin için önemliyse işsizlik bu kriz döneminde arttı ama türban yıllarca süren bir olay artık çözülsün lütfen eleştirmeyelim destek verelim ki toplumun kanayan bir yarası kapansın alevi kardeşlerimin zorunlu din dersine gelelim ya bunlar müslümanlığından şüphemi duyuyorlar daha doğrusu bunlar müslüman değillermi anlamış değilim madem değillerse çıksınlar biz müslüman değiliz yer yüzünde başka bir din varsa onuda öğrenelim okulda zorunlu din dersinde islamı anlatıyorlar ahlakı anlatıyorlar.çocuklara pisliğin içki içmeyi anlatmıyorlar yazınız için teşekürler unutmayalım ki çözümler tartışarak sonuca ulaşır.

can dostum 
 09.10.2010 9:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 623
Kayıt tarihi
: 06.07.10
 
 

Şiirleri beş ülkede yayımlandı. Şu anda  bir kamu kurumunda Şube Müdürü. Çeşitli edebiyat, kültür..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster