Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
273
 

Türban Gerilimi

Türban Gerilimi
 

Bugün sizlere LOST dizisinin 4.Sezon 1. Bölümü anlatacaktım, ama Türkiye'nin içinde bulunduğu türban meselesi ile ilgili bir kaç laf etmek daha anlamlı olur diye düşündüm. Bugün Ankara da onbinler duygularını ifade ettiler. Bugün biz Cumhuriyetçiler, Atatürkçüler için önemli bir gündü ve duyarlı bir vatandaş olarak birşeyler yazmak, birşey söylemek gerekti. Sesler ancak bu şekilde duyulur, anlam kazanır.
Benim üniversite ( İTÜ ) günlerim 84-89 yıllarına rastlar ve o vakitte türban meselesi vardı. Ben o vakit demokrat tavrımla kısıtlama olmaması düşüncesindeydim. Az da olsa başı örtülü kızlar derslere girerdi. Hoş bakılmazdı, ama derse girmeleri önemliydi. Ve yine o yıllarda "Atatürk ilkeleri" adlı dersde Atatürk'e laf atan öğrencileri gördüm. Son derece üzülmüştüm. Sonraları bu işlerin 1965 li yıllara kadar gittiğini öğrendim. O vakitler filizlenen görüşler bugün iktidarda.
Dünya üzerindeki birçok saygın üniversitede giyim özgürlüğü olduğunu düşünüyorum. Hiçbir sorun çıkmıyor. Peki ülkemizde niçin böyle bir korku var. Cevabı, samimiyet. Samimi değiller. Evet bugün başörtüsünü savunanlara güvenmiyorum. Geçmiş ortada, aldıkları yol ortada. Hepimizin ailesinde başı örtülü büyüklerimiz vardır ve sıkıntı yaratmaz. Önemli olan kafamızın içindeki düşüncedir, çağdaşlık budur.
Bugün meclisde yaşanan gerilim bu yüzdendir. Geri düşünce bizleri ürkütüyor. Baş örtüsü benim için takıntı değil. Başı örtülü bir doktor, erkek hastasına "soyunun" demesi bana sadece gülünç geliyor. Başı örtülü bir üniversite hocası, bir avukat veya bir kamu müdürüde komik geliyor. Burası Türkiye, asırlardır bu topraklarda yaşayan atalarımızın torunları olarak eğitim, sağlık ve ekonomi konusunda ne yapacağımızı düşüneceğimize nelerle uğraşıyoruz. Bize zaman kaybettiriyorlar ( Zaten yeterince kaybettik ).
Velhasıl, AKP hükümeti adım adım ilerliyor, dur diyecek bir kurum yok. Nereye kadar ? Bir noktaya kadar olduğu kesin. Ama ne zaman derseniz, işte o bilinmiyor. Allah sabır versin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 479
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 1537
Kayıt tarihi
: 01.04.07
 
 

1965 İstanbul doğumluyum. İTÜ Elektrik mühendisliğinden mezun oldum. Özel sektörde Kalite Bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster