Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
1915
 

Türk insanının kreatif zekası!

Türk insanının kreatif zekası!
 

Türk milleti olarak biz aslında dünyanın en kreatif milletlerinden biriyiz, ancak zekamızı çoğu zaman olmayacak konularda ve abesle iştigal halinde iken kulanıyoruz. Örnek mi? Kuralları delmede, kopya çekmede ve yasakları çiğnemede acaip yaratıcıyız.

Ancak milletimize hakkını da teslim edelim: Teknoloji konusunda acaip bir merakımız vardır. Teknolojiye bayılırız, cep telefonu penetrasyonu konusunda dünya rekoruna sahibiz. Cep telefonu kullanımının yasak olduğu otobüste, uçakta, sınıfta, camide dahi gizli gizli cep telefonu kullanırız. Internet cafelerinde her oyunda rekoru biz kırarız. Gaza geldik miydi kimse bizi tutamaz. O kadar teknoloji ile iç içeyizdir yani.

Ha, günde ortalama 37 saniye kitap okuyabiliriz, ama bu bizi teknoloji ile uğraşmaktan ve ilgilenmekten asla alıkoyamaz. Çok zekiyizdir ama yeterince çalışmayız. Ancak nedendir bilinmez (acaba neden?!) teknoloji ve bilim üretme konusunda milletçe sınıfta kaldık. Hep elin Japonuna öykündük. “Adamlar yapmış abi”, dedik.

Ancak artık makus talihimizi yenme dönemimiz geldi de geçiyor bile. Aslında milletçe biz yeniliğe, inovasyona, teknolojiye çok meraklı bir milletiz. Günlük hayatta her an sorun çözmek için uğraştığımızdan dünyanın en pratik zekalı milletiyiz bir kere. Her işin çıkar yolunu, kolayını biliriz. Her şeyin orijinalini, esasını, “özünü” severiz biz. O kadar ki sandalımız olsa "Öz Titanik" ismi veririz.

Şaka bir yana, şurası bir gerçek ki Anadolu insanının cesareti, girişimciliği, sıradışı zekası, çılgınlığı, mucitliği aslında dünyanın hiçbir milletinde yok. Ah biz Türkler! Aklımızı doğru yerde kullansak neler başaracağız neler! Atıl duran kapasitemizi eğitimle, teknolojiyle, yatırımla işletsek ve zenginliğe dönüştürsek; neler başaracağı neler!

Türk insanının mucit yönünün olmadığını söyleyenler halt etmiş. Tokatlı bir sepet ustamız dahi ne icat ediyor bakınız ibretle izleyiniz:

http://www.youtube.com/watch?v=V-VwKrEGxMA

Bizim problemimiz icat yeteneğimizin olmaması değil. Bizim problemimiz zekamızı doğru altyapı, destek, eğitim ile işleterek ve doğru yerde kullanarak üretime dönüştüremememiz.

Bakınız Türk insanının girişimciliği, cesareti ve potansiyeline. Haberimizi okuyalım:

"İnternetten öğrendiği bilgilerle evinin garajında helikopter yaptı"

Türkiye helikopter alımı için uluslararası ihaleler açadursun Bursalı meslek lisesi mezunu mucit, internetten öğrendiği bilgilerin yardımı ile çıkma otomobil parçalarından kendi helikopterini üretti.

Endüstri meslek lisesi mezunu 36 yaşındaki İlhan Yıldız, 10 yıllık rüyasını sonunda bitirdi. Yıldız, helikopterin bütün parçalarını çıkma oto parçacıları ile hurdacılardan temin ettiğini belirterek, motoru da eski bir otomobilden aldığını söyledi.

10 yıldır hayalini kurduğu projesini son iki yılda 'Türk yıldızı' adıyla hayata geçiren mucit İlhan Yıldız (36), baharla birlikte Bursa semalarında uçmayı planlıyor. Evinin garajında imal ettiği tek kişilik helikopteri için 10 bin YTL harcayan Yıldız, Türk insanının imkan verilmesi halinde başaramayacağı iş olmadığını söylüyor.

Atatürk Endüstri Meslek Lisesi mezunu olan ve uzun yıllar tekstil makineleri tasarımı ve imalatıyla uğraşan İlhan Yıldız, 1997 yılında kafasına koyduğu uçma fikrini önce uçak yaparak denemek istemiş, daha sonra da helikopter yapmaya karar vermiş. 10 yıllık bir düşünce aşamasının sonunda 2 yıl önce helikopter üretimi için araştırmaya başlayan ve bütün parçaları çıkma oto yedek parçacılarından ve hurdacıdan toplayarak tek tek eliyle imal eden İlhan Yıldız, evinin garajını helikopter hangarına çevirerek parçaları burada bir araya getirmiş. Motor olarak da eski bir otomobilin motorunu kullanan Yıldız, Bursa semalarına çıkacağı günü iple çekiyor. Yıldız, "Helikopteri yüzde 90 oranında tamamladım. Bu iş için uzun süredir çalışıyorum. Gelişi güzel bir imalat yapmadım. İnternetten yaklaşık 1 yıl helikopterin nasıl imal edildiğine dair araştırma yaptım. Bütün parçaların çizimlerini hazırladım ve imal ettim. Helikopterin aerodinamik ve ağırlık merkeziyle ilgili problemini de yeni çözdüm." bilgisini veriyor.

Önce helikopterin kabinini yaptığını, daha sonra ağırlık merkezini hesaplayarak gövdeyi tasarladığını anlatan İlhan Yıldız şunları kaydediyor: "Ardından kuyruğu monte ettim. Pervanelerin iç kısmını kayın ağacından kaplayarak, bunun üzerini alüminyum ve çelikle kapladım. Motorunu taktım. Helikopterin kabini tek kişilik. İsmini de, 'Türk yıldızı' koydum. Helikopter yapmak benim için hobiydi, fakat artık tutku halini aldı. Şimdi garaj içinde çalıştırarak yorgunluk atıyorum. Bu proje daha da geliştirilebilir. Benim şahsi imkanlarımla bundan daha iyisini yapmam mümkün değil. Devlet destek verirse Türkiye'nin ihtiyacı olan yangın ve asayiş helikopterlerini yapmamamız için hiçbir sebep yok."
Lise mezunu olmasına rağmen mühendislikle ilgili şeylere çok meraklı olduğunu dile getiren Yıldız, Türkiye'de çok zeki insanlar olduğunu, destek verildiği takdirde birçok icadın yapılabileceğini söylüyor. Helikopterinin, emniyet teşkilatında, Orman Bölge Müdürlüğü'nde ve birçok alanda kullanılabileceğini savunan Yıldız şöyle devam ediyor: "İstenirse bu helikopter 2, 4 veya daha fazla yolcu kapasiteli olarak da geliştirilebilir. Ben kendi imkanlarıma göre bir kişilik tasarladım. Geliştirmek için mali destek şart. Bu haliyle benim hayallerim gerçekleşmiş oldu. Bir de havalandığını görürsem çok mutlu olacağım. Şu anda helikopterim yüzde 90 oranında tamamlandı. Tamamlamak için biraz daha zamana ihtiyacım var. Şu anda motoru çalıştırmaya başladım. Yakın bir gelecekte inşallah uçuracağım.''

'Bir lise mezununun helikopter yapması imkânsız'

Uçak mühendisi Selçuk Yıldırım ise teknik olarak bir lise mezununun helikopter yapmasının mümkün olmadığını, yapsa bile bu helikopterin asla uçamayacağı görüşünde. Avrupa ve Amerika'da, uçak parçalarının satın alınarak aynen monte edilmek suretiyle üretim yapılabildiğini vurgulayan Yıldırım, helikopterin, sökme parçalarla, hiçbir mühendislik hesap bilgisi olmadan yapılamayacağının altını çiziyor. Yıldırım şunları söyledi: "Rusya'da bir uçağı uçurabilmek için 53 fakülte öğretim yapıyor. Pervane mühendisliği, kuyruk mühendisliği, gövde mühendisliği gibi bir sürü mühendislik var. Bir lise mezununun bunların hepsinin üstesinden gelmesi bana göre imkansız. Lise mezunu, pervanelerin açılarını veremez. Aerodinamik hesaplarını yapamaz. Pervanelerin kesiti naka profili denen bir profildir. Bu sadece Avrupa ülkelerinde bulunur. Bu kesite sahip değilse olmamış demektir. Pervanelerin hızı ile kuyruk pervanesinin hızı ve dönüş açıları birbirine uyumlu olmalı. Bir kişinin tek başına helikopter yapması mümkün değildir."

Adem Elitok'un haberi, Zaman

Son söz:

Ben Türk insanının farklılığına, zenginliğine, kreatif zekasına, derinliğine güveniyorum.
Ben Türk insanının hayal gücüne, umuduna, girişimciliğine inanıyorum.

Zekamızı nadasa bırakmak yerine doğru şekilde işletsek neler başaracağız neler!
Atıl kapasitemizi eğitimle, ARGE ile, inovasyon ile, bilimle buluştursak neler başaracağız neler!

Bakalım o günleri görebilecek miyiz? Dünya çapında mucitlerimizin, bilim adamlarımızın, 21. yüzyılın Einstein'larının yetiştiği günleri görebilecek miyiz? Ne dersiniz dostlar?


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

penetrasyon latince bir kelimedir, delme anlamındadır. İlaçlar hücre duvarından penetre olurlar denildiği zaman, duvarı delerek geçerler anlamındadır

stilwater 
 11.02.2007 21:03
 

Yazı güzel olmuş ama okuyan insanların ingilizce bilmeleri gerekiyor. Çoğu kimse bilmez, kreative kelimesini yaratıcı, penetrasyon kelimesinin de delmek anlamına geldiğini. Bence yazarken okuyanların durumunu da düşünmek gerekiyor

stilwater 
 11.02.2007 13:02
Cevap :
Merhaba "stilwater", Aslında "penetrasyon" yerine "nüfuz etme oranı" demeliydim. Yorumunuz ve katkınız için teşekkür ederim:)  11.02.2007 20:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 279
Toplam yorum
: 169
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 2417
Kayıt tarihi
: 09.09.06
 
 

Dr. Fahri Karakaş, Londra’da University of East Anglia’da görev yapmaktadır (Norwich Business Sch..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster