Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
233
 

Türkiye savaşa girdi…

Türkiye savaşa girdi…
 

http://www.milliyet.com.tr/tendurek-gecidinde-catsma-gundem-2098612/


Şimdi diyorlar ki silahlar sussun.

Bayrağımız indirildi asker sadece izledi.

Atatürk büstleri yakıldı, kırıldı, ortalık yangın yerine döndü asker ve polis yumruklarını sıkarak izledi.

Yol kestiler, haraç topladılar, mahkeme kurdular, kaymakam, hâkim atadılar.

Asker, sivil, polis, inşaat işçilerini kaçırdılar.

Güneydoğu’yu Kürdistan ilan ettiler devletten, hükümetten ve de ana muhalefetten tık çıkmadı.

Aman çözüm sürecine zarar gelmesin…

Meydanı boş bulan PKK Alikıran baş kesen oldu bölgede.

Sadece bölgede mi tabi ki hayır!

Büyük kentlerde arabaları, otobüsleri kundakladılar, canlı bombalar patlattılar, binlerce cana kıydılar.

Polisi, askeri taşladılar, sokaklara, caddelere bankalara, esnafa zarar verdiler.

Yandaş basında teröristlerin ara sokaklara kaçtıkları yazıldı.

Güvenlik güçlerimiz elleri kolları bağlanmışçasına, izlemekle yetindiler.

Bazı gözaltılar oldu hepsi bu kadar.

                                                              ***

Taş olsa çatlardı…

Güvenlik güçlerimizin bu kadar olaylar karşısında bir şey yapmaması sonunda halkı da çıldırttı ama halk yine sağduyulu davrandı.

Aman çözüm sürecine zarar gelmesin…

Çözüm nedir, ne değildir, bu teröristler ne istiyorlar kamudan gizlenmişti.

Oysa PKK sözde komutanları Kandilden açık açık tehditlerle Güneydoğuyu kurtarılmış bölge olarak ilan ediyor ve açılım süreci derhal tamamlanmalıdır yoksa tüm Türkiye’yi kan gölüne çeviririz diye naralar atıyordu.

Halk ise sağduyulu davranmasına rağmen bıçağın sırtına dayandığını anlamış, Silahlı güçlerin böylesine sadece izlemesine de şaşkındı.

Sonra anlaşıldı ki mevcut hükümet askere ve polise silah bıraktırmıştı.

Evet, olaylar karşısında güvenlik güçlerinin sessizliği bundandı.

Hani şimdi PKK yandaşları silahlar sussun barış gelsin diyorlar ya oysa çözüm süreci başladığından bu yana silahlar tek taraflı suskundu zaten.

Silahlara dokunmama emri Türk Silahlı Güçlerine silah bıraktırma değil de nedir?

Kevgire dönmüş sınırlarımızdan, İncirlikten, Kuzey Irak’tan,  Marşal yardımı gibi ABD ve İsrail’in PKK ye her türlü silah, mühimmat yardımı ile teröristler kudurdukça kudurdular.

Artık uçaksavarları, tonlarca bombaları, roketatarları olmuş bunları mağaralarda depolamışlardı.

İşte şimdi bunları kullanarak silahlı güçlerimize, karakollara, kışlalara saldırıyorlar.

İki ton bomba yüklü traktörle Ağrı’da Jandarma Karakolumuza daha birkaç gün önce düzenledikleri intihar saldırısı bir örnektir.

Bu artık terör olaylarından çıkmış resmen savaşa dönmüştür.

Kiminle savaşıyoruza gelince dolaylı olarak sözde müttefikimiz ABD ve İsrail’le tabi ki.

                                                                 ***

13 yıldır halkın bir umut olarak iktidara getirmiş olduğu AKP bırakın umudu Türkiye’nin üzerine bir kâbus gibi çöktü.

Türkiye’yi bu hale getiren cumhurbaşkanlığı makamında oturan ve sadece kendi saltanatını düşünen Erdoğan ve AKP’dir.

Cumhurbaşkanlığı yetmedi başkanlık diye tutturdu ve sırf bundan ötürü İmralı’daki bebek katili ile anlaşmalar yaptı.

İmralı’dakine öylesine tavizler verildi ki adam, “Erdoğan’ı ben orada tutuyorum” deme cesaretini bile gösterdi.

Erdoğan’ın çok değer verdiği peşmergebaşı Barzani bile bu tavizlerden cesaretlenmiş ve

“Türkiye’den toprak parçası alarak büyük Kürdistanı kuracağız demeye başlamıştı.”

Türkiye birileri tarafından resmen bölünmeye doğru hızla yol alırken referandum ile başlayan PKK müzakereleri, seçimlerde tek başına iktidar olamayan Erdoğan tarafından

bizzat sona erdirildi.

Çözüm süreci, demokratik, açılım diye tabir caizse kafamızın etini yediler sonra ne oldu da

Erdoğan ” Kürt sorunu yoktur, sorun PKK dır” diyerek bizlerin yıllardır söylediğimiz kanaate vardı dersiniz?

Ve Dolmabahçe Mutabakatına karşıyım. İki taraf demek ülkeyi böler" derken izleme heyetine de, Dolmabahçe buluşmasına da, 10 maddeye de karşıyım. Bunlar ‘terörist başını meşrulaştırıyor, terör örgütünü güçlendiriyor ” deyiverdi.

Bunları yeni mi anladı acaba yoksa birilerine sözlerini tutmadıkları için bedel ödetmeye mi kalktı?

                                                                ***

Oysa kendisi terörist başının her dediğini yapmıştı.

PKK lehine torbadan birçok yasalar teker teker çıkmıştı.

Evet, bebek katili neredeyse Türkiye’yi yönetir duruma gelmişti.

Erdoğan’ın böylesine 180 derece dönüş yapmasının altında neler vardır?

Acaba, Demirtaş'ın 7 Haziran seçimleri öncesi  "Seni Başkan Yaptırmayacağız" sözü müdür?

7 Haziran’da barajı aşması, Erdoğan'ın Başkanlık hayallerini yerle bir etmesi midir?

Çözüm Sürecinin AKP tarafından bitirilmesinin asıl nedeni bu mudur?

Açıkçası birçok neden sayabiliriz.

Sonuçta anladığımız, Erdoğan’ın başına taş düşmediği, ince hesaplar içinde olduğu ve kendisi ile partisini Yüce divandan kurtarma çabalarıdır.

Bu ülkede milli birliğimize kardeşliğimize kast edenlerle bir çözüm sürecini devam ettirmek mümkün değil. Olması gereken nedir, milli birliktir” demesi bence inandırıcı değildir.

Milli birlik olması için Türkiye’nin ateş topuna dönmesi, kendi eliyle PKK’yi güçlendirmesi gerekmezdi.

Bakınız şimdi güvendiği dağlara karlar yağdı. PKK tam savaş moduna girdi ve Güneydoğu bölgesinde köstebek gibi sokaklarda caddelerde hendekler kazıyor ve saldırıyor.

Bu arada bebek yüzlü sazcı HDP eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Türk Ordusunun sessizliğini bozup PKK ye savaş açması karşısında geri adım atarak barış çığlıkları atmaya başladı.

Kürt sorununun barışçıl çözümü için gittiği Brüksel’den “AB, PKK ile Türkiye arasında müzakereleri çok açık ve belirgin bir şekilde desteklemelidir” çağrısı yapmaktadır.

Demirtaş, NATO'yu da Kuzey Irak'taki PKK hedeflerine yönelik Türk operasyonlarına karşı belirgin bir konum almaya çağırıyor ve yaşananın adil olmayan ve dayanağı bulunmayan bir savaş olduğunu utanmadan söylüyor.

Yani terör olayını uluslararası yapmaya çalışıyor.

Bunu CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’ da daha önce Kanada’da yapmıştı.

Eh ne de olsa silahlı güçlerin sessizliklerine alışmışlardı değil mi?

Şimdi kazın ayağının öyle olmadığını anladılar ve feryada başladılar.

Hem kan dökecekler, hem de barıştan söz edecekler.

Yuh yani…

Bence Erdoğan ilk defa kendi çıkarına olsa bile doğru bir şey yaptı.

Bu PKK sorunu kökten bitmelidir artık, zira canımızı çok yaktılar…

Bizler, aklımız Güneydoğu’da olsa da yataklarımızda uyurken, kimilerimiz yazlıklarda, kimilerimiz Boğazda viskilerini yudumlarken silahlı güçlerimiz canları pahasına vatanı korumak için gece gündüz savaşıyorlar.

Ne mutlu bizlere böyle kahraman bir ordumuz var.

Allah yar ve yardımcıları olsun. Dualarımız onlar için…

Abbas Oğuz, Hüseyin Başdoğan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yıllardır Cumhuriyetimizin ilkeleri çiğneniyor.Demokrasi,adalet ve özgürlük ayaklar altında.Kanunlar uygulanmıyor.İslam dini ise kazanç kapısı olmuş.Günlük ve geçici çıkarları nedeniyle sorumsuz ve duyarsız geniş halk yığınları da bu yıkım ve kıyımların,ihanetin ortağıdır.Terörle beraber IŞİd belası yüzünden de ağır ekonomik ve siyasi faturaları ödeyecek.Ödeyeceğiz hep birlikte...Duyarlığınız için çok sağolun Tünay hanım.Bilgilendirici ve oldukça da uyarıcıydı günceliniz.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 09.08.2015 16:12
Cevap :
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yanıtlamada geciktiğim için de ayrıca özür dilerim. Saygılar.  28.08.2015 18:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 375
Toplam yorum
: 766
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 770
Kayıt tarihi
: 30.04.08
 
 

İstanbul Kadıköy doğumluyum. Herhangi bir menfaat grubuna bağlanmadan, açık fikirli, dürüst, önya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster