Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Nisan '18

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
90
 

Ülkeme Hizmet İçin “Var mısın”?

Ülkeme Hizmet İçin “Var mısın”?
 

Ülkeme Hizmet için “Var mısın”?


Yine bir seçim sürecine girdik.

Beklendiği ve her zamanki gibi ortalık toz duman. Bu toz duman ortamından başarılı çıkmak ise her babayiğidin harcı değil. Sosyal medyada insanların başkalarının aleyhine küfürlü ve kaba konuşması ise hiç doğru değil. Umarım bu seçim sürecinde insanlar birbirlerini kırmaz, üzmez. Son derece demokratik bir seçim olur. Çünkü seçim sürecinden sonra seçmenler olarak biz bize kalacağız…

Aday adaylığı için istifa eden edene. Demek ki çoğu insanın gönlünden vekillik geçiyormuş.

Kimi aday adaylığı süreçlerinde projelerine güveniyor, kimi parasına, kimi aklına, kimi de dayısına…

Partilerin ise işi gerçekten çok zor.  Adaylarını seçme konusunda en az hata yapma riski ile hareket etmek istiyorlar. Ama işleri gerçekten de çok zor.  Çünkü insan ile uğraşıyorlar, ellerinde terazileri de yok ki tartarak adaylarını seçsinler. Potansiyel olarak gerçekten çok güçlü adaylar var. Ele avuca sığmayanlar, söz dinlemeyenler…

Aslında vekillik çok büyük sorumluluk ister. Attığınız her adım, aldığınız her karar, hatta yediğiniz her bir lokmanın hesabını verebilmelisiniz hem bu dünya da hem de öbür dünya da.  Büyük bir vebal söz konusu. Yanlış söyleminiz, davranışlarınız halk arasında büyük yankılar uyandırır. İnfiallere neden olabilir. Bir konuda muhalefetiniz ile söz düellosuna girersiniz, halk arasında ise bu şiddete dönüşebilir.

Bu nedenlerden dolayı, herkesin bu büyük yükün altına girmemesi, hatta kaçması gerekiyor. Çok büyük meziyetline sahip olmalı ki çevresine bir ışık oluversin.

Çünkü:

Vekil olmak isteyenler vatan aşkı ile yanmalıdır.

Ülkesine ne gibi faydalar sağlayacağı hesaplarını yapmalı ve bir yol haritası olmalıdır.

Aykırı projeleri ile sadece Türkiye’yi değil, tüm dünyayı sallamalıdır.

Fedakâr olmalıdır, ülkesi için yeri geldiği zaman sevdalısından da, çocuğundan da vazgeçmeyi göze almalıdır.

Parada pulda gözü olmamalıdır.

İhale peşinde koşmamalıdır.

Makamları ülkesine hizmet için kullanmalıdır.

Tevazu sahibi olmalıdır, seçim süresindeki doğallığını vekil olduktan sonra da devam ettirmelidir. Halkı ile hem hal olmalıdır.

İstişarelere açık, iyi bir dinleyici olmalıdır.

Dertlere derman olmalı, iş bitiricilik vasfı kazanmalıdır. Yapabileceği bir işi yapmalı. Yapamayacak ise “özür dilerim, yapamam” diye yüzüne söyleyebilme medeni cesaretini göstermelidir.

Köylü ile köylü, bürokrat ile bürokrat, iş adamı ile iş adamı gibi olmalı, entelektüel bakış açısına sahip olmalıdır.

Bol kitap okumuş olmalı, bilgi dağarcığı geniş, olaylara bakış açısı rasyonel olmalıdır.

Tarihi, edebiyatı bilmeli, sanattan anlamalıdır.

Bu özelliklerin çoğunluğu taşıyan adaylarımıza sesleniyorum, bu ülke için, hizmet için aday adaylığa “var mısın?”…

Yoksa:

Enaniyetiniz tavan yapmış ise, bu ülkenin bir karış toprağını koruyamıyor veya umurunuzda değilse, tek derdiniz para ya da makam için aday adayı iseniz, zaten yoksunuz…

www.hamditemel.com.tr

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

herşeyin başı eğitim hem de temelden olan eğitim. şimdi ki sistem sonra ki sistem vs değil konu. bir iş baştan nasıl başlarsa öyle gider. temeli olmayan her yapıt yıkıma mahkumdur. bu siyaset dahi olsa. bir insanın karakteri 6 yaşında oturmuş oluyor. Bence psişik yeteneği güçlü insanlar gelmeli siyasetin başına.

vildan koca 
 18.05.2018 11:38
Cevap :
Köşe yazımda da belirttiğim gibi, iyi olanlar alanının en iyileri gelmeli ki, ülkemiz daha hızlı kalkınsın, güzel katkınız için çok teşekkür ederim  18.05.2018 13:33
 

Siyaset mi kirlenmiş yoksa siyasetin doğası bu mudur? Bence siyaset kirlenmemiştir çünkü siyasete atılan insanlarda marstan veya başka bir gezegenden gelmiyorlar. Onlarda sizin gibi benim gibi egoları olan insanlar. Bu nedenle de onlardan fedakarlık da beklenmemelidir. Bilim adamının görevi de siyasetçiden yapamayacağı şeyleri beklemek değil aksine siyasetin siyasetçinin olmadığı yeni bir yönetim biçimi İCAT ETMEK olmalıdır. 2018 de yaşıyoruz, sesten hızlı uçaklar İCAT ediyoruz, milyarlaca ışık yılı ötesini izleyebiliyoruz. Peki neden toplumsal adaleti sağlayabilen yönetim biçimleri icat edemiyoruz? Neden 21 nci yüzyılda bile hâlâ 2.500 yıl önce icat edilen demokrasiyi kutsuyor ve yüceltiyoruz? Neden siyasetçi ve siyasi partiler olmazsa olmaz aymazlığına düşüyoruz? Bence sorulması gereken asıl sorular bunlardır. Selamlar

Matilla 
 17.05.2018 13:42
Cevap :
Katkınız için teşekkür ederim. Eminim orta yolu bir gün bulacağız.  17.05.2018 14:28
 

Size saygı duyduğumu, önemsediğimi belli ettiğimi mutlaka hissetmiş olmalısınız. Ama bu yazınızı okuyunca kusura bakmayın "koskoca profesör olmuş ama daha demokrasiyi anlayamamış" demek zorunda kaldığımı inkâr edemiyorum. Vekil olmak isteyenlerde olması gereken özellikleri bir bir saymışsınız. İyi güzel de demokrasi dediğimiz şey tüm gerçekliği ile ortadayken "adam, vatan aşkı ile yanmıyorsa, ülkesi için fayda sağlamak gibi bir gailesi yoksa, fedakârlık nedir bilmiyorsa, gözü paradan puldan başka bir şey görmüyor, ihale peşinde koşacaksa, tevazu sahibi değilse kısaca kendine Müslüman ise" neden siyasete atılsın ve vekil olmak için dünyanın masrafını harcamayı göze alsın sorusunu hiç sormuyor musunuz? Açın "google amcayı" ve sorun, halkların en az itibar ettiği meslek erbabı hangisidir diye bir sorun. Meziyetleri bilinen insanlardan olmadık meziyetler beklemek bence hiç rasyonel bir yaklaşım değildir. Ama madem emek harcayıp bunları yazmışsınız yine de elinize sağlık. Selamlar

Matilla 
 26.04.2018 13:20
Cevap :
merhaba, bu yazdığınız problemleri biliyorum ki böyle bir konuyu gündeme taşıdım. Siyaset kirlenmiş, umarım bir gün bu kirlenen siyaseti temizleyecek daha duyarlı insanlar siyasete soyunur. derdim bu, yorumunuz için çok teşekkür ederim  26.04.2018 15:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 208
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 204
Kayıt tarihi
: 12.12.13
 
 

Prof. Dr. Hamdi Temel, 1966 yılında Sorgun'da doğdu, İlk ve orta öğretimini Sorgun'da tamamladı v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster