Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Kasım '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
699
 

Umudu aramak

Umudu aramak
 

Korkuyor musun yoksa kalbimin kırılmasından, bir daha aynı duyguları hissedememekten, katılaşmaktan, nefret etmekten? Merak etme, tek sen değilsin böyle düşünen, sevdiğini söyleyemeden, aşık olmadan yaşayan insanlarla dolu bu dünya...

Umut etmeli insan, umut ettiği müddetçe yaşamış sayılırsın, ama ya zaman geçtikçe umudun da zayıflarsa, tam küllenirken içindekiler, bir şey olur da yeniden alevlenirse yüreğinin ateşi ve bu ateş sadece seni yakarsa, umudunun tekrar canlanması ya körüklerse bu ateşi yeniden...

Ama bu riski göze almalı değil mi insan, korkmalı ama yine de devam etmeli, haykırmalı duygularını, cevabı ne olursa olsun, sonuna kadar gitmeli hissettiği yolda...

Sadece düşlerin de yaşıyorsan, aynı kareyi binlerce defa, çınlıyorsa cevabı kulaklarında seni deli edercesine, sonra uyanıyorsan nefes nefese, bir yudum su alıyorsan masada duran cam bardaktan, ne kadar kurumuş boğazın hissediyor musun? Konuşamıyorsan, sabah yine saatin dördü olmuşsa, aynı dün gibi ve ondan önce ki gün gibi, yine okul veya iş varsa, düşünmemeni sağlayan şeyler, kendini evde bıraktığın, sadece bedeninin orda olduğu başka bir dünya senin için, ama akşam olup da, geri geldiğinde nefret ettiğin yalnızlığına, seni kapı da karşılayan yine kendinse, irkiliyorsan bir anda, halbuki dün de aynısı olmuştu dediğin, alışamamışsın bir türlü...

Yeter demelisin artık, kendine acı çektirmeyi bırakmalısın ve kaybettiğin ya da tükenmek üzere olan umudunu bulmak üzere almalısın ceketimi, çekmelisin kapıyı dışarıdan, anahtarları içerde bırakarak, her köşe başına, her sokak lambasının gölgesine, geceleri çöp kutularını karıştıran yavru kediye, dışarıda köpeğiyle beraber uyuyan evsiz yaşlı amcaya, şehrin ışıklarından ötürü görünmeyen yıldızlara bakmalısın ve görmelisin aradığını sıkıca sarılmalısın bırakmamak üzere...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli LCNGNS, bilindiği gibi umut, sevgi, merhamet ve mutluluk insani değerlerdir. Aynen, kıskançlık, bencillik, ve acımasızlık gibi. Karanlık ve aydınlık arasındaki fark, karanlık için bir çaba ve emek gösterilmemesindedir. Ancak, aydınlık ve aydın olabilmek, bir çaba ve emek istemektedir. Bu anlayışla; mutlu olmayı düşleyen, başkasını sevindirmeli. Sevilmek isteyen, önce birini sevebilmelidir. Umutlu olabilmek; karanlığın gitmesi için ışık yakabilmektir. Bir amaca sahip olabilmektir. Bir çiçek tohumu ekebilmek ve açmasını sabırla bekleyebilmektir. Kaybedeceğinde üzülebileceği bir değere sahip olabilmektir. Özeti ile bir Çin'li düşünür dediği gibi bizler eğer; yüreğimizde umutla ve bıkmadan yeşil bir dal saklamayı sürdürebilirsek, mutlaka oraya, hoş nağmelerle şarkı söyleyen bir kuş gelecektir. Elinize sağlık. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 20.11.2007 17:51
Cevap :
Teşekkür ederim yorumunuz için, yorumunuzu okuyunca yazma konusunda yolun daha ne kadar başında olduğumu görmüş oldum, siz de sağlıcakla kalın...  20.11.2007 18:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 482
Kayıt tarihi
: 13.11.07
 
 

1979 doğumluyum, İzmirde yaşıyorum, bu kenti çok seviyorum, kamuda çalışıyorum, yaşadığım olaylarl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster