Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mart '16

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
557
 

Üniversite Aşkları

Üniversite Aşkları
 

Aşkla Kal


Sabah 8.00, Ayşe yurttan çıkmıştır. Gelmek üzeredir şimdi düşüncesiyle kitaplarını duvarın kenarına koyan Can taştan örme duvarın kenarında bekler, her defasında onunla göz göze gelip o gün için kendine verdiği “Merhaba” sözünü gözlerine baktığı an unuturken, kalbi duracak sanır.

Koşar hemen evin diğer tarafındaki yoldan koşarak, okula varır ve kapıyı açar, tebessüm eder yolda giderken soluk soluğa söylendiği “Bu sefer tamam, çekicem kenara kızım seni seviyorum diyeceğim.” Diyerek yol alışları her defasında onun tebessümüyle hayale dönüşür birden. Tam iki sene sürer bu mevzu. Her gün aynı aşkla devam ederken rutine dönen koşturmalar, aşk konusunda Ayşe ne düşünmektedir bilemez. Yemek yemek için verilen fişi almayı unutunca ikisi de sınıfta baş başa kalır.

- Sende mi fişi almayı unuttun?

- Evet

- Abin n’apıyor, yeni yazılımlar yazıyor mu?

- Evet de sen…

- Baban askeriyede sanırım subay mıydı?

- Subay da…

- Küçük kardeşinde yine yaramazlıklarına devam ediyor değil mi?

- Nerden biliyorsun bunları

- Kuşlar söyledi ( gülümser)

Ayşe şaşkın haldedir ne yapacağını bilmezken, kendisini bu kadar derinlemesine tanıyan bir insanın olması ona ilginç gelmiştir. Can tüm bilgileri Bilgisayarlı Muhasebe de okuyan Muharrem'den almıştır, en ince ayrıntısına kadar öğrenirken her gün ona şiirler yazar. Bir gün Muharrem gelir yanına şehri izlerken, “ Abi benim sarışın, yeşil gözlü bir sevgilim var, bu sefer Ankara’ya gidicem ona şiir yazıverir misin?” şiirlerin güzelliğine gölge düşürse de en sevdiği arkadaşı, Ayşe ile tek bağlantısı odur. Gülerek der ki “Kardeş, ısmarlama şiir olmaz, sen en kötü yazınla seni seviyorum yaz ve sevdiğin kıza ver o en güzel şiirden daha güzel gelecektir.”

Ve balo günü gelir çatar, Fatih üst devre olduğu için Egeliler Gecesi adında gece düşünür ve arkadaşları ile çalışmaya başlar, kurulda Can görev almıştır. Ayşe ile bilgileri Denizlili Ayşegül vermeye başlamıştır artık.

- N’oldu Ayşegül, Ayşe nasıl, nerde görünmüyor?

- Yurtta

-  E, gelecek mi geceye, gelecek ama geçen şu dükkânda beğendiğimiz elbiseyi almak istedi onu giyip gelecekti. Çok pahalı olduğu için alamadık tabi. Gelmeyecek sanırım.

Aldığı bursla geçinen genç, sevdiği kızın içinde istediği uhde kalmasın diyerek gider birikmişleriyle birlikte alır elbiseyi ve Ayşe’nin kapısına astırır, üstünde bir not vardır “Hayatıma anlam katan güzel kız, sana her şey yakışır”. Tabi pek anlamadığı için kadınların seçim ve durumlarından, bu elbiseye göre bir ayakkabı bulunması gerektiğini öğrenir. Ertesi gece Ayşe’nin yurttaki odasının kapısı çalınır yine, bir çift kırmızı güzel pabuçları görür ve içinde bir not daha vardır “ Hayatta bazı şeyler vardır ve onlar birbirini tamamlar, senin beni tamamladığın gibi”

Geceye hazırlıklar tüm hızıyla sürerken, bir kavga çıkar ve çok sessiz bir yapıya sahip olan Can o kavgada haksızlığa uğrayan insanların yanında yer alır. Ve o gece bu yüzden geceye gitmeme kararı alır.

Gecenin bir gün öncesinde Ayşe Ayşegüllerin yurdunda misafir öğrenci olarak kalmış, Ayşegül’ün Can'dan aldığı 3 Ajanda dolu şiirleri Can'dan habersiz Ayşe’ye okutmuştur. Her şey onu anlatmaktadır. Sabahı eder iki kız heyecanla, Ayşegül böyle bir zamanda Ayşe’ye verilen değer ve aşkı kıskanır, her kadın kıskanır aşkla bakan bir adama sahip olmanın kıymetini bilen insanlar gibi.

- Çok şanslısın valla Ayşecim

- Kankam ya, ben bunları okudum hepsi çok güzel ama

- Aması ne kız,

- Ben bu devirde böyle bir aşk olduğunu düşünmüyorum. Bu aşk ancak efsanelerde olur, yirminci yüzyılda böyle bir aşk olamaz

- Var ama aşkta var, âşıkta ve sana sunulmuş daha ne istiyorsun be.

Bazen ne istediğini bilmez insanlar. En nadide elbiselerini giyerler kızlar, en güzel şekilde süslenirler ve balonun olduğu yere doğru ilerlerlerken.

Can oturmuş, şiirler yazmaktadır, Ayşe’nin gelip gelmeyeceğinden emin değildir. Ayşe gelir ve kimse ile dans etmez, bekler Can’ı.

Nice şairi şair eder böyle aşklar, ne nice aşkların katilidir her insan üniversitenin bahçesinde. Sanki ayrılıkların mezar taşı dikilmiş gibidir üniversitede adım atılan her yer, nice ölümsüz aşklar burada kalmıştır geleceğe bir emanet gibi. Askerlik anıları, doğum anıları gibi yerini alır unutulmazlar arasında Üniversite aşkları

Aşkınıza sahip çıkın, daim olsun, helal olsun, ömürlük olsun.

Aşkla kalın.

 

BAKİ EVKARALI

http://www.facebook.com/yazarbakican

http://www.facebook.com/bakican

 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Üniversite AŞKLARI çok gerilerde kaldı...Kapıla, pencereler sık sık ağaçlar, parklar, bastığımız çimenler , kokladığımız güller ve kopardığımız papatyalar dile gelmeli...Ne dersiniz şairim?...

Abdülkadir Güler 
 22.03.2016 20:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 122
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 661
Kayıt tarihi
: 13.03.14
 
 

1979 yılında Denizli'de doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Serinhisar ilçesinde tamamladıktan son..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster