Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Nisan '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
493
 

Unutturamaz seni hiç birşey

Unutturamaz seni hiç birşey
 

Mutluluklar diliyorum dostlarıma, başka bir şehirden yine küçük harflerimle buluşmak üzere:)


Yok yok ben iyi değilim anlıyorum kendimden… Sana gelesim gelmiş ben anlıyorum halimden… Böyle bir mum ışığı arar olmuşsa gözlerim, bir damla tuzlu su ve de hüzün basıyorsa her an…

Zalimlerin ocağı şenlenmişse, garipler köprü altında titremekteyse ve bir köpek ulu orta uğulduyorsa gecenin kör noktasında ve de bu kulağıma çalınıyorsa, duyuyorsam, uyuyorsam, uyuyamıyorsam, sen düşüyorsan aklıma, üşüyorsa kirpiklerim, yağmurlar ıslanıyorsa, üşüşüyorsa aklıma senler, aklar düşürüyorsan yüreğime…

Topraklar çoraksa güneş batıksa, yokuşlar dikse önümde, yolar uzunsa, bitmek bilmiyorsa, aylardan yine kasımsa, haftanın sekizinci gününü, aylardan on üçüncüyü ve son çarşambaları hala bekliyorsam umutla…

Kuruttuğun papatyalar, gül yaprakların, güvercin gerdanlığı diyince bir ben hatırlıyorsam kokuları, bölüştüğümüz zeytin tanesini…

Sonra geçiştiriyorsam aynı sokakları, yan yan bakıyorsam korkarak hızlanıyorsa adımlarım, evimin yolunu bulmak isteyip, bulamıyorsam, bulup ta bulmazdan geliyorsam...

Her kitabın ilk sayfası oluyorsan… Bir yudum alıp güzelim çayın gerisini unutuyorsam, sular kesikse, evde ekmek yoksa, açsam açıktaysam, bütün arka sokaklar karanlıksa, her gecenin sabahı zor geliyorsa, her sabah akşam olsa da yatsam diyorsam, günü bitiremiyorsam, telaşım varsa içimde anlam veremediğim…

Sonra diyorsam, her şey kötü gitmez ya diye ekliyorsam…

Her gün suladığım filiz çiçek açmışsa, gökkuşağı evimin çatısına dayanmışsa, sabahları kendiliğinden uyanıyorsam, yine seni görmüşsem rüyamda, beyazlar yeşiller sarmışsa dört bir yanımı, gelenim gidenim eksilmiyorsa, su verenlerin çok olsun deniyorsam, sevimli bir türkü kıstırmışsam dudağıma, bitmiyorsa bitmiyorsa bitmiyorsa hiç bir söz, cümlelerimin ardı arkası kesilmiyorsa…

“Benim sana gelme vaktim gelmiş demektir…”

Biliyorum “hoşça kal” ı sevmezsin sen… Ama bu kez gerçekten söylemem gerekiyor… Gidiyorum… Gri bir şehirde yeni bir renk bulmaya gidiyorum… Sanırım uzun sürede dönmeyeceğim… Ve ardımda güzel bırakmak istiyorum seni…
İzmirim; kokunu özleyeceğim, avucumun içi gibi bildiğim sokaklarını, denizimi, sıcak yüzünü, güneşimi, darısını, gevreğini, boyozunu, şehrim senin her şeyini özleyeceğim…

Beni unutma olur mu?

“Hoşça kal”…

Not: Müzeyyen Senar'ın en sevdiğim şarkısıyla veda ediyorum ve sevgiyle...
http://www.plak1.com/dinle/muzeyyen-senar/unutturamaz-seni-hic/2871.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 115
Toplam mesaj
: 54
Ort. okunma sayısı
: 782
Kayıt tarihi
: 29.06.08
 
 

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. İzmir-Konya aras..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster