Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mayıs '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2678
 

Unutulan halk "Suriye Türkmenleri" ve Türkmen Ordusu

Unutulan halk "Suriye Türkmenleri" ve Türkmen Ordusu
 

Anadolu’nun fethinden sonra Selçuklu hâkimiyetine geçen Suriye toprakları, yoğun Türkmen göçü sebebiyle kısa sürede Türkleşmiş bir ülke konumuna gelir. Suriye aynı zamanda Anadolu coğrafyasının da tabii uzantısıdır. Anadolu’nun Türkler tarafından fethi sonrası, Büyük Selçuklu Devleti vasallarından, Suriye-Filistin Selçukluları ve Dımaşk (Şam) Atabeyliği ile Halep Atabeyliği tarafından idare edilirler. Osmanlıların da Memluk Türklerinden aldığı Suriye toprakları üzerinde 900 yılı aşkın Türk hâkimiyeti mevcut olup, özellikle Hac mevsiminde hacıların ve yolların güvenliğini sağlamak isteyen Osmanlılar, Türkmenleri Hac güzergâhlarında iskân ettirmişlerdir.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında resmen kaybettiğimiz Suriye, 1920 – 1943 yılları arasında Fransız işgalinde kalmış, bu dönem, Fransız emperyalistlerin gelişmesinde önayak oldukları Arap şovenizminin de taban bulmaya başladığı yıllardır. Suriye Türkmenleri bu tarihten itibaren az sayıda da olsa Gaziantep, Kilis ve Hatay illerine göç etmeye başlamış, Hafız Esat’ın 1970’de bir darbe sonucu yönetimi ele geçirmesi sonucu artan baskılar üzerine de asimilasyon yaşanmıştır.

Resmi rakamlara göre Suriye Türkmenlerinin nüfusu 1,5 milyon civarında gösteriliyorsa da, gerçek sayının 3 milyonu aştığı yönünde ciddi araştırmalar mevcuttur. Başkent Şam, Halep, Hama, Humus, Rakka ve Lazkiye şehirleri ile kuzey, orta ve Akdeniz sahil şeridinde uzanan yüzlerce yerleşim alanında Türkmenler yaşamaktadır.

Esat ailesinin yönetiminde ve BAAS (Arap Sosyalist Diriliş Partisi) parti programı dâhilinde uygulanan Arap Sosyalizmi Asimilasyon Projesi sonucunda, özellikle Rakka şehri civarındaki gençler ve orta yaşlılar arasında Türkçe unutulmaya başlamıştır. 1967 yılında İsrail’in işgal ettiği, günümüzde Birleşmiş Milletlerin kısmi denetiminde olan Golan Tepeleri üzerinde bulunan çok sayıda Türkmen köyünde yaşamakta olan 7 bin Türkmen’in ise durumu içler acısı haldedir. Suriye tarafına geçmek için bile, uzun uğraşlar sonucu alınan izin kâğıtları ile gitmeleri mümkün olabilmektedir.

Nüfus yoğunluğu olarak Suriye metropollerinin varoşlarında yaşayan Türkmenler ekonomik açıdan da zayıf durumdadırlar. Yaklaşık 3 yıldır devam eden Suriye iç savaşına, Özgür Suriye Ordusu saflarına dahil olarak katılan ve bu şekilde de zalim Esat idaresini devirerek haklarını elde etme mücadelesine girişmişlerdir.

Suriye Türkmen Ordusu adı altında bir araya gelen Türkmenler, Halep, Lazkiye başta olmak üzere ülke genelinde düzenli ve düzensiz şekilde rejim güçlerine karşı mücadeleye, şimdilik sayıları 10 bine yaklaşan mücahitleriyle devam etmektedirler. Türkmenler arasındaki kopukluğun giderilmesi halinde mevcutlarının daha da artacağı bilinmektedir.

Halep’te Esat güçlerine karşı savaşan Fatih Sultan Mehmet Han Tugayı, Sultan Murad Türkmen Tugayı, Abdulhamit Han Tugayı ve Türkmen Nureddin Zengi tugayları, bu amaçla bir araya gelerek 13 Mayıs 2013 günü buluştukları Gaziantep'te bundan sonraki faaliyetlerini “ Suriye Türkmen Devrimi Askeri Meclisi” adı altında yürütme kararı aldılar. Ancak, bu sadece Halep Türkmenlerini kapsıyor, diğer Türkmenlerinde birlik kurmaları ve rejime karşı tek çatı altında mücadele etmeleri elzemdir.   

Yeterli dış desteği bulamayan Türkmenlerin, kısa menzilli otomatik tüfekler ve basit roketatarlarla rejimin güçlü silahlarına karşı ne derece başarılı olacaklarını zaman ve alacakları yardım gösterecektir. Türkiye’deki milliyetçi çevrelerin bile görmemezlikten geldiği Türkmenlerin vaziyeti, cidden tehlikeli duruma gelmiştir. Genç Türkmenlerin silahlanarak mücadeleye giriştiği ortamda, savunmasız kalan Türkmen köyleri ve mahalleleri, rejim askerleri tarafından yoğun bombardımana ve saldırıya maruz kaldığından şimdiye kadar şehit olan Türkmen sayısı binleri aşmıştır.

Bu konuda sadece bir örnek verecek olursak; birçok cephede haklarını elde etmek amacıyla mücadele eden Halep Türkmenleri tarafından kurulan Fatih Sultan Mehmet Han Tugayının, Hizbullah ve Esat güçleri tarafından geçen hafta kuşatılan Kuseyr’e destek amacıyla gönderdiği birliklerdeki mücahitlerin bir kısmı şehit olmuştur.

İç savaşın bir an önce bitmesi ve adaletin hakim olduğu Suriyeyi görmek dileğiyle, son sözümüz; Cenabı Allah Suriye’deki ve dünyadaki bütün mazlumların yardımcısı olsun. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 63
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 2713
Kayıt tarihi
: 12.02.13
 
 

Ercişliyim. 2012 yılı içerisinde "Van Gölü Havzası ve Erciş Tarihi" 2015 yılında "Doğu ve Güneydo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster