Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
816
 

Ünzile

Ünzile
 

Gördüğüm en son prenses


Rahmetli Ayşel GÜrel'in "Ünzile" İsimli şarkı sözünü bilmeyen yoktur. Sabah, şarkının sözlerine istinaden düşünürken, Ünzile'ye dayatılan yaşamı yeniden irdelemiş ve bunun nasıl yapılabildiğini düşünmüştüm.

Ünzile, küçücük yaşında ve koyun karşılığı, kendisinden yaşça oldukça büyük bir insan ile evlendiriliyor. Şarkının sözlerinde bana dokunan kısım ise "Korkar gidemez, köyün en son çitine. İnanır ki orada dünyanın bittiğine." Bölümü olmuştur. Bir insanın hayatını du denli küçük bir alanda kısıtlamak. Yaşamın diğer boyutlarını bilmesini engellemek. Kim bunu kendine hak görebilir ki. İyice hırslanıp Ünzile ile evlenen adama, annesine ve babasına çıkışıp duruyordum kendi kendime. Çite kadar gidip, sonuna varmamış olan Ünzile'ye bile..

Bu ruh hali içinde gidip gelirken aklıma çevremde bulunan arkadaşlarım, hatta kendi hayatım takıldı kaldı. Bizler farklı mı yaşıyorduk Ünzile'den?

Geçen akşam karşılaştığım arkadaşımın biri, üzerine giydiği anvelop gömleğin yakasını sıkı sıkı iğnelemişti. Evet dikkatimi çekti ama bir şey söylemek istemedim. Onu kırmak istemem, çünki çok severim. Yanına oturup konuşurken, sıkı sıkı iğnelediği gömleğinin içinde de ayrıca kısa kollu bir buluz olduğunu görünce makaraları iyice kaçırdım. İçine giydiği bluzdan sadece boğazı gözüküyordu. Diğer arkadaşı benim kadar dayanamamış ve neden içine bir buluz giyme gereği gödüğünü sormuştu işte. Cevap tam da yetiştirildiğimiz şekle uygundu. "Benimki biraz kıskanç, buna bile zor izin verdi." Kendimi tutamadım söyledim. "Seninki dışarda yakası açık kadınlara bakıyordur, asıl güvenmediği kendisi." Ben bu benim karıma kimse bakmasın ben herkesin karısına, kızına bakayım zihniyetindeki erkeklere sinir oluyorum. Kendilerinin ne olduğunu çok iyi bildikleri için, karşılarındaki insanları da kendileri gibi sanıyorlar. Boşa dememişler"Kişiyi nasıl bilirsin, kendim gibi."

Hele bizler, biz kadınlar. Benimki böyle diyip, bunu sindirip, kendimizi de sindirip oturuyoruz. Evde huzursuzluk çıkarmış, çocuklar etkilenirmiş. Sana yapılan davranışın doğru olmadığını biliyorsan ve tasvip etmiyorsan, neden izin veriyorsun. Haklarını elinden alıp, seni kendi istediği kalıba sokarak senin üzerinde tahakküm kuruyorsa neden razı geliyorsun.

Bunu söyleyince, senin kocan benimki gibi değil cevabı klasiktir. Esir olmak isteyene esaret çok...

Kısacası, aslında modern Ünzileler içimizde yaşıyor. Kimi zaman huzurumuzun bozulmaması, kimi zaman sosyal baskılar bizi biz olmaktan çıkartıyor ve kişisel haklarımızı kullanmamızı engelliyor.

Ben demiyorum ki, giymeni istemediği bir kıyafet için eşini boşa, yada ona ters gelen hareketler yap sıf gıcık etmek için.

Ben diyorum ki insan ve birey olduğunu hatırla. Haklarını kimseye teslim etme. Ne kocana, ne babana, ne de çocuğuna!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anneanenem böyle derdi. Neden? Sorusuyla daha sıkı fıkı olursak, yapmamız istenen her şeye otomatik evet demeyiz. Ne yaşamak istediğimizi, düşünmek , bulmak ve uygulamak dileğiyle...Eline sağlık canım.

Zühal Ekinci 
 02.08.2010 17:24
 

kendim ettim kendim buldum" oluyor biraz galiba. Gönüllü esaretliği yaşayan çok kadın var arkadaşım.. kıskançlığı "sevgi" olarak gören hemcinsler bir süre sonra bunun sevgi olmadıgnı görerek şikayete başlıyorlar:) sonrası malum.. teşekkürler, selamlar.

sema öztürk 
 03.06.2010 11:04
 

Haklısınız 2010 yılında olmamıza rağmen hala ezilmişliği, başkalarına bağımlı bir hayatı seçmiş akıllanmayan yeni nesiller var. Örneğin Meslek Liseni okumuş, ailesinin okutmak için bütün olanaklarını seferber ettiği bir genç kızın üniversite imtihanına öylesine girmeyi düşünmesi, çalışmayı hiç düşünmemesi ve hemen Liseyi bitirdiği yaz nişanlanıp evlenip evinde oturmayı seçmesini anlayamıyorum. Ama böylesi genç kızlar ne kadar çok... ailesinin emeklerini hiç düşünmüyor, ailem o kadar para harcadı beni okutmak için bende çalışıp kazanıp onların yanında olayım, evlenince eşime de maddi desteğim olsun diye düşünmeyen ne çok genç kız var. Kocası ona bakmak zorunda, işte aynen böyle düşünüyor ve bu yüzden de mutsuz gönüllü köleliği seçmiş milyonlarca kadın oluyor etrafımızda... Teşekkürler çok önemli bir konuya değinmişsiz, saygı ve sevgilerimle...

Selma GÜRBEY TAŞDELEN 
 01.06.2010 13:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 245
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 682
Kayıt tarihi
: 11.03.09
 
 

Buradayım işte. Yaşamın tam içinde. Her anın benim olduğunu bilerek. Yaşamın sadece "Şimdi" olduğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster