Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
3704
 

Üremek [çoğalmak]

Üremek [çoğalmak]
 

Ben aslında en büyük mucizenin Allah Rasulü’nün sözlerini çözebilmek, akabinde üretebilmekle gerçekleşir düşüncesindeyim....


Hz. Ebu Hureyre radıyallahu aıh anlatıyor:

-Rasûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

-Evleniniz! Zira ben (Kıyamet günü diğer ümmetlere karşı) çokluğunuzla iftihar edeceğim. (Kütüb-i Sitte: 6536)

Hadisin anlamı, görüleceği üzere evlenip çoğalmak, yani Müslümanlarınçokluğuyla iftihar etmekle alakalı.

Bu husus epeyce açık şekilde görülüyor.

Aksini söyleyen de yok zaten.

Ama “diyalektik mantıkla” konuya yaklaşım yapıldığında olayın mahiyeti değişiyor, farklılaşıyor. Zira bu felsefe, her şeyin aynen kabul edildiğini gösterdiği gibi, aynı zamanda zıddını, farklı yönlerini de içeriyor.

Bu açıdan bakıldığında hadisi şerif, daha farklı konumla da algılanmalı.

Bakın peşinen söyleyelim, Efendimiz (s.a.v) “ne dediyse odur”, türünden klişeler kullanarak meselelere yaklaşım yapmak, farklı yanlarını algılamaya çalışmamak, belli kesimlerin ilginç olmayan yeknesak, beklenen düzeydeki düşünceleridir diyebiliriz.

Bu ve benzeri tarza çok yerde şahit oluyoruz.

Kısır bir döngüyü hatırlatıyor bizlere.

Gerçi çözüm belli, yöntem belli, fakat yine de değerlendirmeye girme cesaretimiz yok.

Ne var ki bekliyoruz, seyrediyoruz. Ta ki birileri, her zaman olduğu gibi bize konuları açıklayıncaya dek bu sürüyor.

Değişik, ama doğru şeyler çıkarmayı bilmiyoruz. Aklımız, fikrimiz mucizelerde.

Onlardan medet bekliyoruz.

Ben aslında en büyük mucizenin Allah Rasulü’nünsözlerini çözebilmek, akabinde üretebilmekle gerçekleşir düşüncesindeyim.

Haksızlık etmeyelim; erbabı, meselenin görünür yanında kalmamayıdüşünüyor.

Bildiğiniz üzere üreme-çoğalmadan’bahsediyorum.

Evet, bütün Müslümanlar kardeştir, eşittir; ama “üreten daha farklı,bunu peşin olarak kabullenmemiz gerekiyor.

Eğer bu şekilde düşünülürse, bu anlamlı sözün yorumu, evlenerek çoluk çocuk sahibi olmak, yani sayısal çokluğa ulaşmak değil, tez-antitez yaklaşımlarla, fikir üretmekle alakalı.

Şurası muhakkak ki tartışmadığımız bir konu bize epeyce yabancı kalır.

Hem de çok yabancı.

Bu şekilde Efendimizi (s.a.v) anlamak söz konusu bile olamaz. Onu değerlendirmekten mahrum kalmak, fahiş bir hata, belki de işlenecek en büyük suçtur.

Buna göre Hz. Muhammed’in (s.a.v) söz konusu yaklaşımını sadece İslâm fertlerinin artmasını dileme ve bu şekilde iftihar vesilesi olma” düzeyinde kabul etmek pek mümkün görülmüyor.

Ayrıca O’nun böylesine bastırılmış duygulara, basit şeylere ihtiyacı yok ki.

Bu önemli hususu akıllardan uzak tutmamak, bilinçaltımıza kazımak gerekiyor.

Yoksa ciddi sorgulamalara-yanılgılara davetiye çıkarırız.

Kaldı ki, o muhteşem kaynak, sadece İslâm’ı değil, yoksul ve horlanan, düşürüldüğü durumdaki çektiği eziyetlerde, davasını sahiplenen, ayrıca Müslümanların üzerindeki zilletin bertaraf edilmesini de büyük bedeller ödeyerek kaldırmayı bilen biridir.

Çok ders çıkartılması gerekiyor bu söylenenlerden.

Şimdi durum böyle iken, Müslüman toplumunun, ne dediğini anlamazlığın ifadesiyle, sadece İslâm’ın kalabalıklaşması gibi algılaması; sırtında çok ağır bir suçun vebaliyle yaşamaya kalkması demeğe gelir ki, bu idrak düzeyi ile hem kendini hem de etrafını yanıltmış olur.

Diyelim ki İslâm sayısal çokluğa sahip.

Peki, bunun kime ne yararı olacak?

Asıl olan mevcut yaklaşımların, daha derinlikli, daha amaçlı bir şekilde olması.

Bu da “fikir üretmek” [çoğalmak], ile mümkün olabilir.

Efendimiz, ancak bununla övünebilir. Bizleri bu şekilde kabul edebilir.

Üretimgünlük düzeyde konuşulanların dışında, farklı ancak doğru bir dili kullanmaktır, mutlaka akıl satmak, öğüt vermek değildir. Yeterli anlamlı bilgiyi, topluma ulaştırabilmek, bir süre sonra anlaşılır hale getirmektir.

Esasen, değişim formatı da bu şekilde başlıyor.

Bu anlamda fikir düzeyinde bir artış sağlanıyor.

Tabi burada en büyük destek, çağın “gelişen teknolojisininyaptığı katkılardır.

Eskiye duyulan hayranlık ise, “üretimin değil, geri kalmışlığın, cehalete olan bağımlılığın” açık bir göstergesi oluyor.

Oysa yenilenerek yapılan üretim, mecazlardan kurtulmanın yollarını açıyor.

Eski bilgilere bir çekidüzen veriyor.

İlk bakışta bir kaos gibi kabul edilmesi gereken bu durum, aslında yeniliği seçen için bir şanstır.

Bu hususun mutlaka göz önüne alınması gerekir derim.

 

Ahmed F. Yüksel

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

En büyük mucizenin Resulallah'ın sözlerini çözebilmek olduğuna katılmamak mümkün mü? Ve hep şu denmez mi: Hadislerin ve ayetlerin aslında bir tek zahiri anlamları yoktur. Yani bilinen manadaki, ilk aklımıza gelen anlamı. Yani bu kutsal sözlerin birden fazla manası vardır; çözebilene. Hatta Hz. ALİ'' Bir fatihanın şerhiyle dahi 7 beygir yüklerim'' demiştir. Bu durumda, bu Hadis-i Şerif'in bir başka anlamını okuduk. Elinize ve beyninize sağlık. Üretmek her boyuta çook önemli...

Gülay Görsever 
 25.11.2013 0:01
 

Çokluk değil nitelik önemli dedğiniz gibi; fakat sayı da önemli kısmen, mesela ülkeler insanların üremesi için ücret ödüyor çocuk başına. Almanya ,çocuk başına bilmem kaç euro veriyor. Nüfus artış hızının da ülkenin geleceğine yön verdiğini söylemek mümkün. Örneğin israil 15-20 milyon değil de 50-100 milyon olsa idi...Dünyanın kaderi daha farklı olurdu bence... Ya da 1.5 milyar nüfusla gelecek zaman hiper gücü sanki "made in china" gibi geliyor bana...

Carya Eftali 
 29.07.2012 1:11
 

Selam..."Lâ yemessuHU illel mutahherun" bi-iznillah şirkten temizlenip, Kur'an-ı Kerim'e dokunabilmek istiyorum...Ve Rasulullah Hz.Muhammed (S.A.V.)Efendimizin sünnetini ve sözlerini anlayabilmek... Çok güzel söylüyorsunuz da işte kapı kapalı olduğunda ne kadar uğraşsanız da içeri girilmiyor...Allah, temizlenebilmeyi, gereği gibi doğru okuyabilmeyi, idrak edebilmeyi, yaşabilmeyi nasib etsin inşaallah...Selamlar...Sevgiler...

Mehmet Akif UYANIK 
 31.03.2012 10:14
 

İşte hep aradigimiz nokta....Kuran ayetlerinin ve hadislerin bize gercekte ne anlatmak istedikleri.... Orijindeki bu aktarımlara, ruhunu yaşayanlar ve öze erenler ancak vakıf olabiliyorlar, daha dogrusu mecazları onlar çözebiliyorlar..... Yazınızda bu ışığı gördüğüm için heyecanlandım......Sizi takip edeceğim.......

Tulay Turkoglu 
 30.03.2012 15:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 529
Toplam yorum
: 1680
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 11443
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Akşam Gazetesi, Radikal Gazetesi, Piyasalar Dergisi, Yedi İklim, Türk Edebiyatı, Yeni Dünya, Popü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster