Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1207
 

Üst kimlik Kızılay mı?

Üst kimlik Kızılay mı?
 

Motifler teknolojiyi eziyor. TÜBİTAK'ın teknoloji uzmanları inşallah grafikerlerinden iyidir.


İnternetteki e-posta gruplarının hala kapatılmamış olan birinin üyelerinin ne şekilde seçtiğini bildiğim haberlerinden Türkiye'yi takip etmeyi seviyorum. İyi bir gazete ve dergi okuru olsam da, bu aidiyet ortamında bilgilenmek bana zevk veriyor. Ne olduğu üzerinde basındaki kampların anlaşamadığı konularda, tartışmayı sürdüren arkadaşların karşılıklı sunduğu görüşlerle kendi kararımı vermenin kolaylaşması da hoşuma gidiyor.

Ancak bugünkü e-postaların arasına düşen bir haber, bende tartışmasız bir şoka neden oldu. Haber, TÜBİTAK tarafından geliştirilen ve Bolu'da pilot kullanımına başlanan yeni Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarına ilişkindi. Teknolojiden anladığını varsayan birisi olarak haberde (maalesef kaynak belirtilmediği için ben de belirtemiyorum) sıradan bir çipli kartta bulunabilecek özelliklere neden bu kadar büyük methiye düzüldüğünü anlayamadım. Üstelik e-devlet kapısı ile devlet hizmetlerini yıllardır tek noktadan verme projesi yapıp da ballandıra ballandıra anlattığı bu projeyi kendi kurumları aralarında bilgi paylaş(a)madığı için bir türlü hayata geçiremeyen Türkiye'nin yeni kimlik kartı ile sağlık ve maliyeden pasaporta kadar uzanan bir sürü işi tek kartla nasıl yapabileceğini de anlamadım.

Yeni kartın en önemli katkısı muhtemelen bazı sivrizekaların ezberlemekle övündüğü vatandaşlık numarasını gerçek yeri olan elektronik ortamda saklamaya başlamak olacak. Ancak bunun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için tek kartla devlet ile ilişkilerini düzenlemesini sağlayacağı, sadece fantezi. Kartta parmak izinin saklanmayacağına ilişkin ibare ise, dijital kimlik konusundaki cehaletin başka bir göstergesi. Benim taşıdığım kimlik kartında kendi parmak izimin bulunması, benim kişisel haklarıma bir saldırı olmaz. Üstelik pasaport ile ilgili işlemlerde zorunlu olarak alınmasına karşın, Ankara ve alınan merkezin dışında depolanmayan bu bilginin farklı yerlerde her seferinde alınması yerine vatandaşın cebinde kayıtlı durması çok iyi olurdu.

TÜBİTAK, özellikle sistemin kriptolaması tarafında derin birikimi ile çok önemli bir katkı sunabilir. Yine böyle bir sistemin belirli bir işleticisinin olması, sistemin sağlıklı yürütülmesi konusunda aynı derecede değerli bir unsur oluşturabilir. Ancak kart bir kenara bırakıldığında, bu konuda da sağlanabilmiş bir başarı. Daha önce teknik olarak PKI adı verilen bir elektronik kimlik doğrulama sisteminin işletilmesi konusunda TÜBİTAK'ın çözümü ile Türkiye Bilişim Vakfı ile bankaların geliştirdiği ayrı bir çözüm uzun bir tartışma sürecine kurban gitmişti.

Ancak beni şoke eden, artık Türkiye'de ata sporumuz haline gelen stratejisiz ve el yordamı ile iş yapılmasının yeni bir örneği ile karşılaşmak değil. Daha basit olarak, zevahiri kurtarmak için bile herhangi bir çaba harcanmamasının rahatsızlığını yaşıyorum. Kartın ön yüzünde kırmızı renkte bir ay yıldız bulunuyor. Alt sol köşede, Türklerle ne ilgisi olduğunu benim cehaletim içinde bilmediğim lale ve üst hizasında da internetten kopya gibi görünen inceltilmiş hilalli bayrak figürü, teknoloji tarafını tartışmaya fırsat bırakmıyor.

Türkiye'nin muhafazakar bir hükümetle yönetilme iddiası dillandirilirken, üç önceki milli takım formasındaki garipli tartışılan kırmızı ay yıldız konusunu bile hatırlamadan hareket edilmesi, konunun tüyleri en diken diken eden boyutu. Bir konu tartışmaya açıldığında en ince nüanslara kadar tartışma kabiliyetine sahip insanların bulunduğu bir ülkede, yapılan işlerin bu kadar sallapati olması ise tüylerin durumunu aşıp kıl olmak için yeterli. Bu kıl olmuş halimle, açılamadan açılım tartışmalarına boğulmuş ülkemde şunu sormak istiyorum: Bu kırmızı figürü bayrak yerine kullanacaksak yeni üst kimliğimiz Kızılay üyeliği mi olacak.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Lale Devri Çocuklarız" ya!

mamut 
 14.10.2009 18:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 952
Kayıt tarihi
: 04.08.06
 
 

1968 İstanbul doğumluyum. Hayatım boyunca elemelerden geçerek önce Kadıköy Anadolu Lisesi'ni, sonra ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster