Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '06

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1224
 

Üzeri tozla kaplı anılar

Üzeri tozla kaplı anılar
 

Bazen uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşla gelip konuk oluyor anılar sohbetinize. Unuttuğunuz, yok saydığınız, geçmişte kaldı deyip geçtiğiniz herşey bir bir karşınıza çıkıyor. Bazılarına gülümsüyor, bazılarını görmekten dolayı rahatsız oluyorsunuz. Konuşurken fark ediyorsunuz ki bu olayları yaşayan siz ve şimdiki siz hiç benzemiyor birbirine. Şaşırıyorsunuz, en çok buna şaşırıyorsunuz…

Aslında o kadar uzun zaman geçmedi üstünden tüm bunların nasıl oldu da unutmuşum diye yalancı bir hayıflanma cümlesi çıkıyor ağzınızdan. Bir ismi hatırlayamamak gibi bir şey değil aslında bir tomar anıyı yok farzetmek. Ama siz öyleymiş gibi yapıyorsunuz. Uzun zaman önce öğrendiniz miş gibi yapmayı. İyi ki de öğrenmişsiniz yoksa napardınız şimdi.

İnsan demek ki böyle böyle kopuyor eski arkadaşlarından. İstemediğiniz bir anıyı hatırlatacak korkusuyla aramıyorsunuz belki de onu sık sık ya da arıyorsunuz ama pek sık görüşmüyorsunuz. Çünkü biliyorsunuz konuşmanın bir yerinde illaki açılacak o zaman yaşanan acı tatlı hatıralar. Üstü çoktan kabuk bağlayan yaralarınızla küçükken oynayıp kanattığınız gibi kanatacaksınız bile bile. Kan akınca nasıl da rahatlardınız. Şimdi ise üstü çoktan örtülüp örümcek ağlarına terk edilen o kötü kokulu anılar sizi rahatlatmaktan çok uzak. Bugününüzü bile toza dumana bulayacak kadar huzursuz anılar onlar.

Hep ordalardı aslında siz de biliyordunuz. Ama bilmek işinize gelmiyordu. Yaşarken yıpranan beyniniz onları kabul etmekle zaman kaybetmeyecek kadar hırpalanmıştı. Siz de göz yummuştunuz, tozlu raflarda gözden uzak bir köşede durmalarına. Sesinizin çıkaracak haliniz kalmamıştı çünkü. Ne vardı sanki o küçük gizli odanın anahtarını ortada bırakacak, ne vardı herkesin huzurunu kaçırıp onların tozlarını alıp bir bir hatırlayacak ….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bizler hep tatlı huzurlu anıları hatırlamak isteriz, ama bilmeliyizki birgün gerçekler nekadar acı isede o gerçeklerle yüzleşmeye hazırlıklı olmalıyız, yada dediğiniz gibi kabuk bağlamış hatırlamak istemediğımiz anıları hatırlamaktan korkarız. kendine iyi bak en derin sevgi ve saygılarımla..

Mehmet EREN 
 11.08.2007 7:50
 

O kadar doğru anlatmışsınız ki,ben de böyle bir an da olduğum için mi daha iyi anlıyorum bilmiyorum ama dediğiniz gibi yaşarken yıpranan beynimiz onları kabul etmekle zaman kaybetmicek kadar hırpalandı ve insan hafızası inanın ki sizin çok derinden yaralayan ,üzen şeyleri,bazen anıları da yok edip siliyor hiç bir şey hatırlamıyorsunuz benim gibi:) Yazılarınızı hep okuyorum ,hep yazmaya devam edin olur mu ? Sevgiler!

İlkay 
 06.10.2006 13:49
Cevap :
Belki de unutmayı beceremeseydik yaşayamazdık ... Çok teşekkür ederim, güzel yorumlarınız için. Sevgiler  06.10.2006 15:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 138
Toplam mesaj
: 60
Ort. okunma sayısı
: 6485
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Ben hep yazmak istedim ama hayata sıçrama tahtam beni yazılardan ve yazarak para kazanmaktan çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster