Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '15

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
298
 

Valide Sultan Cami'inden Huber köşküne...

Valide Sultan Cami'inden Huber köşküne...
 

Biliyorsunuz günümüzde artık Osmanlı modası var.  Dört yıl süren “Muhteşem Yüzyıl” dizisiyle aynı anda ekrana gelen “Fatih Sultan Mehmet” dizisi Kanuni’nin dizisinin yanında gölgede kalmış ve erken final yapmıştı.  Günümüzde ise Devlet televizyonumuz olan TRT 1 de Osmanlı imparatorluğunun kurucusu Osman beyin babası Ertuğrul Gazi’nin anlatıldığı “Diriliş” dizisi ile bir Osmanlı polisiyesi olan “Filinta Mustafa” adlı diziler ilgiyle izlenmekte. Aslında 624 yıllık Osmanlı tarihinden oldukça fazla dizi çıkar. Örneğin yukarıda başlığını verdiğim ve detaylarını aşağıda anlattıklarımdan güzel bir televizyon dizisi çıkmaz mı? Bir okuyun bakalım. Ne diyeceksiniz?

&&&&&&&

Pertevniyal Sultan, Romanya ve Makedonya’da yaşayan etnik bir grup olan Utah’lıydı. 17 yaşındayken Osmanlı Sultanı olan II. Mahmut’un beşinci kadını olmuştu. II Mahmut’un kaç tane mi karısı vardı?  Hemen söyleyeyim. II. Mahmut’un tam 18 karısı vardı. Bunlardan kaç tanesine dini nikah yaptığını bilemiyoruz. 18 karısından 22 erkek, 22 si de kız olmak üzere tam 44 çocuğu olmuştu.  Ama birinci karısı ilk erkek çocuğu Abdülmecid’i doğuran Bezmiâlem Valide Sultan’dı.  Pertevniyal Sultan ise, kısa zamanda Bezmiâlem sultandan sonra Padişahın ikinci gözdesi olmuştu. O da evlendikten bir yıl sonra oğlu Abdülaziz’i doğurmuştu.

II. Mahmut ölünce şehzade Abdülmecid Padişah olmuş,  Abdülmecid de  25 Haziran 1861 tarihinde vefat ettiğinde  Abdülaziz 31 yaşında Osmanlı’nın 32. Padişahı olarak tahta geçmişti.  Abdülaziz padişah sıfatını alınca Pertevniyal Sultan da Valide Sultan adını aldı. Hayır hasenata çok önem veren Pertevniyal Valide sultan bugün Aksaray’da olan Valide Sultan camiini ve Pertevniyal lisesini yaptırmıştı. Bugün o lisede öğrenciler halen öğrenim görmektedirler. Caminin restorasyonu da geçtiğimiz günlerde bitmiş ve ibadete tekrar açılmıştı.

Sultan Abdülâziz hükümdarlığı süresince sık sık ülke içi ve ülke dışı temaslarda bulunmuş geziler düzenlemiştir. Eyâletlerin yanı sıra Abdülaziz Batı Avrupa'da ziyaretler yapan ilk ve tek padişahtır.

1867’de Fransa İmparatoru III. Napolyon, Sultan Abdülaziz’i, Paris’e davet etmişti. Altı tane eşi olan Abdülaziz, imparatorun karısı İmparatoriçe Eugenie (Öjeni)’den çok etkilenmişti.  Ekim 1869’da ziyarete gelen İmparatoriçe Eugenie’yi, Sultan Abdülaziz, bizzat karşıladı ve binlerce altın değerinde hediyeler verdi. İmparatoriçe Eugenie, misafir olacağı Beylerbeyi Sarayı’na, Sultan Abdülaziz ile birlikte gitti. İmparatoriçenin maiyeti ise onlar için yaptırılan daha sonraları Huber adını alacak olan  Köşk’de kaldı.

Söylentilere göre 17 Ekim 1869 gecesi, Dolmabahçe Sarayı’ndan yola çıkan saltanat kayığı Beylerbeyi Sarayı’nın iskelesine yanaştı. Sadık adamları dışarıda beklerken Sultan Abdülaziz gizli bir geçitten Eugenie’nin odasına gitti ve gündoğumuna kadar orada kaldı. Söylentilerden rahatsız olan Pertevniyal Valide Sultan, haremi ziyarete Sultan Abdülaziz’in koluna girerek gelen Eugenie’ye “Kadın, senin kocan yok mu, memleketine gitsene!” diye bağırıp yüzüne tükürdü. Bu olay dışında gezinin tadı bozulmadı. Rivayete göre Sultan Abdülaziz görüp bildiklerini unutması için bu köşkü imparatoriçenin nedimesine hediye etti.

Nedime Hanım bu köşkü o kadar çok beğendi ki, Eugenie ile birlikte Fransa’ya dönmedi… Köşk, daha sonra Fransız Sefarethanesi’nin mülkiyetine geçti. 1898 yılında ise  silah üreticisi Krupp firmasının temsilcisi Joshep ve Aguste Huber kardeşler köşkü satın aldılar. Köşk bir çok kere el değiştirdikten sonra 1988 de kamulaştırıldı. Kamulaştırıldıktan sonra köşkün bahçesine önce bir havuz yapıldı, sonra 20 daireli personel lojmanı ile 150 kişilik güvenlik binası inşa edildi. Yabancı devlet başkanlarının ağırlanacağı ve büyük resepsiyonların verileceği tamamlayıcı mekanlar da 2000 yılında devreye girdi.

Yerleşke bugün Cumhurbaşkanlığı Konutu, Yabancı Devlet Başkanlıkları Konukevi, Resepsiyon Alanları, Misafirhane ve Sosyal Merkez bölümlerinden oluşmaktadır. Bu köşkü şimdiye kadar 5 tane Cumhurbaşkanı kullandı. Şimdi ise sivil bir vatandaş kullanmaya devam ediyor.

Kim mi?

Sayın Abdullah Gül.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Olanları tek tek gözümün önünde canlandırıyorum da Erol Bey,neler olmuş,neler bitmiş ve uzantıları daha başka bir biçimde önümüzde.Epey oldu bir gün Fok tv de haberlerde bir adam''padişahım çok yaşa'' diye bağırıyordu Erdoğan'a.İşte durum bu.Sevgilerimle.

Şennur Köseli 
 12.01.2015 22:54
Cevap :
Filistin devlet başkanını karşılarken merdivende duran eski Osmanlı askerlerine dikkat ettiniz mi? Kendisinin takdir edilecek (!) bir tarafı var. O da niyetini saklamıyor. Osmanlı hayranlığını her zaman ön plana çıkarırken, Cumhuriyet ilkelerini birer birer yok etmeye çalışıyor. Mutlaka kendisini Padişah sanıyordur. :) Teşekkürler Şennur hanım. Sevgiler, selamlar...  13.01.2015 16:10
 

Sevgili Erol Bey Kardeşim! Tek adam devri o zamanda vardı günümüzde de var, ve neler verildi, neler vadedildi, şimdi bile. Selam ve sevgiler, sağlık ve mutluluklar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 12.01.2015 19:09
Cevap :
Osmanlı zamanında Padişah ne diyorsa ferman diye hemen yerine geliyordu. Günümüzde güya demokrasi ve Cumhuriyetle idare ediliyoruz. Ama Cumhurbaşkanı, Padişah gibi davranıyor ne yazık ki. Milletin seçtikleri insanlar da ona biat ediyorlar. Yani dediğiniz gibi bu açıdan değişen bir şey yok. Teşekkürler. Saygılar, selamlar....  13.01.2015 11:02
 

Değerli Erol Bey, sus payı olarak neler neler verildi kimlere, kim bilir bu ülkede geçmiş tarihten bugünümüze bakıldığında. Saygılarımla..

Papatya Tarlası 
 12.01.2015 11:50
Cevap :
Özellikle yakın tarihimizde bu sus payları çok daha afişe olmaya başladı Selma hanım. Adamlar tam konuşmaya başlayacakken, birden sus pus oluyorlar. Neredeyse Diyojen gibi dürüst adamları elimizde fenerle gündüzleri aramaya başlayacağız. Teşekkürler. Saygılar, selamlar....  12.01.2015 18:16
 

Bir köşkün sus payı karşılığı yabancı bir nedimeye verilişi dolayısıyla yabancıların mülkiyetine geçişine takıldım. Ah şu tek adamlı devirler...Hata üstüne hata yapılıyor, tarih tekerrürden ibaret Erol bey, selam ve saygıyla...

Yurdagül Alkan 
 12.01.2015 0:15
Cevap :
Padişah, imparatoriçeyle halvete girince, ona tanık olan Nedime'ye de bu köşk düşmüş Yurdagül hanım. Fransız kadının mirasçısı olmayınca da köşk Fransız sefarethanesine intikal etmiş. Osmanlı zamanında Padişah ne derse olurmuş. Şimdi de öyle değil mi? :) Teşekkürler. Saygılar, selamlar....   12.01.2015 11:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3269
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster