Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
339
 

Ve Beklenen Son: İran Hedef Tahtasında, Sırada Kim Var?

Ve Beklenen Son: İran Hedef Tahtasında, Sırada Kim Var?
 

Trump Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda konuştu. Dünyada Birleşmiş Milletlerin ne denli gerekli olduğunu, masrafların çoğunun kendileri tarafından karşılandığını ancak dünyanın hemen her yerinde teröristlerin bu denli insanların özgürlüklerini tehdit ederken bu kuruma olan gereklilik her geçen gün daha da arttığından yaptıkları masrafların insanlığın geleceğini kurtarmak için yapılan her türlü harcamaya çabaya değdiğini söyledi.

Sözü Kuzey Kore, Venezüella, İran gibi devletlere getirerek özellikle İran üzerinde durdu.

İran çok uğraşmasına rağmen Kuzey Kore kadar nükleer silahlar, hidrojen bombası gibi teknolojilere ulaşamadan işinin bitirilmesi gereken bir devlet olduğu konusunda kesin fikir oluşmuş görünüyor. Hedef bundan sonra İran. Ciddi bir güç olduğunu göstermek için özellikle birini dövmesi gereken ABD Kuzey Kore ile uğraşmak yerine, doğal kaynakları, petrolü ile savaştan sonraki stratejik konumu ile Kuzey Kore yerine hedefin İran olması daha akla yatkın hedef olarak gözüküyor.

Rusya’nın Orta Doğu’daki en güçlü müttefiki olan İran’ın üzerine çökecek ABD Orta Doğudaki en kanlı savaşarından birini yapacağa benziyor. İşi hızlı bitirerek Rusya’yı  güneyden iyice kıskaca alacak olan ABD muhtemel savaş faturasını ilk etapta Güney Kore’den ve Japonya’dan tahsil edecek, İran petrolüne konduktan sonra Rusya’yı güneyden, Çin’i doğudan iyice kıskaca alacak ve İmparatorluk bir süre daha yaşayacak. Ama en sonunda her doğan gibi onun da ölümü kaçınılmaz ama bunun için biraz daha zaman olduğu görülüyor.  Bu zaman muhtemelen Çin ve Hindistan’ı içine alan dev bir savaş ve dünyayı daha yaşanılabilir bir nüfusa indirmek için kullanılacak savaş bir adım sonra olacağa benziyor. ABD açısından iyisi Hindistan ile Çin’in kıyasıya birbiriyle savaşması ve dünyada yaklaşık üç milyara yakın bir nüfus barındıran bu bölgenin nüfusunun seyreltilmesi esas nedendir. Robotlar insanların yapabildiği işleri yapabilir hale gelince günde bir dolar kazanarak yaşayan insanlar ticari açıdan yaşıyor sayılmadıklarından ihmal edilebilecek bir nüfus olarak görünebilir.

İran’a yapılan bir saldırı ABD’ye ait olan ve ülkemizde de bulunan askeri üsler, atom bombaları İran için tehdit olduğundan ABD askeri üsleri olan şehirlerin tamamı yüksek risk altına girecek. İran nükleer bombaya sahip olamasa da Adana’daki İncirlik üssü ve birçok ABD hedeflerine can havliyle saldırılar düzenleyebilir ki yanlışlıkla atom bombaları ülkemizde de patlarsa ki bu uzak bir ihtimal olarak değerlendirilemez ülkemizin, insanlarımızın önemli bir kısmının yok olacağı, ülkemizin istikrarsızlaşacağı bir savaş olacak demektir ki, bu durum İran, Çin hatta Nato müttefiklerinden en çok Fransa’yı rahatsız edecektir. Türkiye’ye büyük güçlerin daha önce açıkça yapmadığı paylaşımı bu kez ne yazık ki nüfusu da seyrelterek, içimizdeki işbirlikçileri (istemeden verenler, sormadan söyleyenler) güneydeki silahlandırdığı yüz bine yakın yapay ordu da bizim gibi bir ülkeyi bölmeye gücü yetmese de Türkiye’den İngilizlerin yavaş yavaş çekilmesi, aldıkları yazlıkları satarak ülkemizden ayrılmaları bölgemizde çok kanlı savaşların merkezine bir şekilde Türkiye’nin de gireceği ve Kıbrıs’taki İngiliz askeri üslerinin de yakın gelecekte ABD namına kullanılacağını anlamamak için ise çok saf olmak gerekiyor.

Teknik olarak ABD önceden kurduğu çevirme hareketleri ile bir ülkenin tüm kurumlarını felç ettikten sonra, çevresel düşmanlar, iç düşmanlar, terör grupları ile dağılacak hale getirir. Milli sanayisini gönderdiği adamları ile yok eder. İyiler hakkında kötü haberler, kötüler halinde iyi haberler yaptırır. İşine gelmeyenleri bir şekilde bertaraf eder. En büyük terörist ABD iken melekler, şeytan, şeytan meleğe dönüştürülür. Bu böyle devam eder.

ABD büyük bir güç gösterisi yapmak zorunda. Bu da kesinlikle İran olacak ki, Çin’den Rusya’dan yeteri kadar destek alamayan bir İran’ın ABD karşısında pek fazla şansı olmaz. Türkiye ise yaklaşık üç dört yıldır, çeşitli sopalarla dövüle düvüle ikna ediliyor. Ancak Türkiye’de hemen her insan şunu biliyor ki dünyadaki en büyük düşman aslında ABD. Bu düşman herkes için düşman ancak o gitse yerine gelecek olan ABD’yi mumla aratır mı diye düşünüyor? Bizdeki söz çoğu kez kanıtlamıştır ki “Gelen gideni aratır” 

Şu anda dikkati çekmeden bir bölgede inanılmaz hareketlilik var. Orası da Karadeniz. Karadeniz açıklarında çok sayıda savaş gemisinin olması, güneyden Rusya’nın Ukrayna, Gürcistan ile çevrilmesi Rusları zaten köşeye sıkıştırmıştı. Ciddi olarak askeri güce sahip olmayan, kısmen boşaltılan bölge Karadeniz ciddi bir savaş esnasında en korumasız bölgelerimizden biri olarak görünüyor ki. Bu bölge de yaklaşan bir İran krizinde inanılmaz öneme sahip bölgelerden biri olacağa benziyor. Yolların yapılması nüfusu azalan bölgede güçlere hareket kabiliyeti kazandırabilir. Gözlerden kaçırılmaya çalışılan en büyük olay yaklaşan İran harekâtı gibi görünüyorsa da listeye Türkiye’nin de eklendiğini anlamamak imkansız. İyi bir dostluk daima denk bir dostluktur ama biz ormanda kuzu olarak aslanla sonsuza kadar dost kalabileceğine inandırıldık ve bu olmayacak duaya amin demekti. Amin!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1970
Toplam yorum
: 306
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 166
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster