Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
116
 

Vicdan Fukaraları

Vicdan Fukaraları
 

 

Aydın Boysan'ın kitaplarında kullandığı güzel bir tabir var: ''Vicdan fukarası''. Vicdanını kaybetmiş, çıkarından başka bir şey düşünmeyen, çevreyi ve doğayı katleden insanlar için kullanıyor bu tabiri. Etrafımıza baktığımızda, vicdan fukaralarının sayısının ne kadar çok olduğunu ve sayılarının her geçen gün arttığını üzülerek görüyoruz.

 

Kim bu vicdan fukaraları? Hayvanlara, çevreye, ağaçlara acımasızca zarar verenler, siyaset sayesinde bulduğu geçici güç ve imkanlarla etrafındakilere tepeden bakan ve kötülük için fırsat kollayanlar, acımasızca ve haksızca insanlara çamur atanlar, kadınlara ve çocuklara şiddet uygulayanlar, iş hayatında öne çıkmak ve hak etmediği yerlere gelmek için biri birlerine çelme takıp kuyu kazanlar. Vicdan fukaralarının listesi uzar gider. Eskiden, vicdansızlık utanılacak bir şeydi. Şimdilerde ise vicdanlı olmak enayilik olarak görülüyor. 

 

Günah Çıkartma

Bir de bu vicdan fukaralarının iş işten geçtikten, yapacaklarını yaptıktan sonra günah çıkartmaları var ki tam evlere şenlik. Bu şekilde vicdanlarını rahatlatacaklarını sanıyorlar. Vicdan, Akıl Oyunları filminde, John Nash' in, şizofreni hastalığı nedeniyle, hayatı boyunca halüsinasyon olarak gördüğü, hiç büyümeyen kız çocuğu gibi yanlarından ayrılmayacak.

 

Bir Anı

Bir hukuk bürosunda işim vardı. Avukatlardan biriyle görüşmek için beklerken, içeride bir adamın avukatla konuşmasına şahit oldum. Adam borçlarından dolayı icralık olmuş ve hapis kararı çıkmış. Telefonla hukuk bürosunu arayıp borcunu öğrenmiş ve o miktara göre parayı toparlayabilmiş. Ama büroya geldiğinde miktarın daha fazla olduğu söylenmiş. Avukat kalan parayı getirmesini söylüyordu. Adam adeta yalvarıyordu getirdiği paranın kabul edilmesi için. Kabul ederlerse açık cezaevinde yatacağını, kabul etmezlerse kapalı cezaevine gitmek zorunda kalacağını anlatıyordu. Avukatın yapması gereken masasından kalkıp, 2 oda yanda bulunan avukatlık bürosunun sahibine bunun olup olamayacağını sormasıydı. Adam avukata sorması için defalarca rica etti. Avukat hiç oralı olmuyordu. En sonunda sormak için yerinden kalktı. 1 dakika sonra geldi ve oluyormuş dedi. O avukat bir vicdan fukarasıydı. Öyle olmasa bu kadar basit bir işlem için insanı yalvartmazdı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 160
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 183
Kayıt tarihi
: 18.08.14
 
 

Gazi Üniversitesi İşletme bölümü lisans ve Mersin Üniversitesi İşletme yüksek lisans mezunuyum. M..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster