Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
5011
 

Vietnam Savaşının sonuçları ve Türkiye'nin durumu

Vietnam Savaşının sonuçları ve Türkiye'nin durumu
 

Joan Baez Vietnam savaşının protesto edildiği bir etkinlikte...


Nüfusu 2,5 milyon olan Kuzey Vietnam üzerinde ABD  4 atom bombasına eşdeğer 8 milyon ton bomba attı. Toprakların üçte biri Napalm ve kimyasal içerikli bombalar nedeniyle kullanılamaz halde geldi. Kuzey ve Güney'de toplam 4 milyon sivil ile 1 milyondan fazla Vietnamlı asker öldü. İşlediği savaş suçlarını örtbas etme çabasında olan ABD'ye göre ise sadece 320 bin Vietnamlı asker ile 60 bin Amerikalı asker öldü ya da kayboldu. 
 
Adeta bir soykırıma dönüşen ve 1945-1975 yılları arasında 30 yıl süren bu korkunç çatışma boyunca iki taraf da birbirine acımadı: Akla gelebilecek her türlü işkenceyi birbirlerine karşı acımasızca uyguladılar. Toplu  işkence,  canlı insan yakma, biyolojik/kimyasal silahlar,  Napalm, köy baskınları, toplu kırımlar ve yağmalar sıradan hale geldi. 
 
Tüm bu korkunç olaylar  televizyon haberleriyle dünya kamuoyu ve Amerikalıların oturma odalarına taşınmış,  ölen, yaralanan, acı çeken asker görüntüleri, cenazeler, Vietnam halkının acıları  insanları savaştan soğutmuş,  böylece ABD kamuoyunun savaşa olan desteği azalmıştır.  
 
Savaş sonrası  geri dönen askerlerin bir kısmı savaş karşıtı olmuş, bir kısmında  psikolojik rahatsızlıklar başlamış, bir kısmı da pişmanlık ve çeşitli nedenlerle  intihar ederek yaşamlarına son vermişlerdir. 1960'lardan itibaren Vietnam Savaşı Joan Baez, Bob Dylan gibi protest sanatçıların öncülüğünde etkin bir halk direnişine yol açtı, 1970’lere gelindiğinde ise halkın %60'ı savaş karşıtı olmuştu. Ne yazık ki, tüm bu olan bitenlerden ABD hükümetleri asla ders almamış ve gitmekte oldukları yoldan bir milim bile sapmamış, en ufak bir pişmanlık bile duymamışlardır.  
 
Ancak,  ABD dış politikasında özellikle 9/11 terör tezgahından sonra yeni bir stateji ve taktiğin uygulamaya konduğu görülmektedir:  Uluslararası terörü ABD çıkarları için kullanarak hedeflenen misyon ve vizyona ulaşmak, hedefe ulaştıktan sonra terör örgütlerini yok etmek, ya da, yeni terör örgütleri oluşturmak.   Terör örgütlerini işine geldiği gibi kullanarak, onları birbiriyle ya da ülkelere karşı savaştırmak, savaşan taraflara  finansal, lojistik, istihbarat ve silah desteği sağlayarak amaçlara ve hedeflere ulaşmak, böylece ABD'yi ve askerlerini   cepheden uzak tutarak  Amerikan kamuoyunu by-pass etmek ve rahatlatmak, gerektiğinde terör örgütlerini cezalandıran bir kurtarıcı rolünü üstlenerek bölgede istenilen egemenliği sağlamak. Bu yeni stratejinin özellikle Ortadoğu coğrafyasında uygulandığına hep beraber tanık oluyoruz. 
 
ABD'nin Vietnam'ı bölme ve parçalama planı başarayı ulaşamadı. Toplam nüfusu 4-5 milyon olan minicik bir ülke karşısında  ağır bir yenilgiye uğradı, tüm dünyaya rezil oldu.   Kuzey ve Güney Vietnam 1975 yılında birleştiler ama bunun bedeli çok ağır oldu. Bakalım ABD ve küresel güçlerin  Irak, Suriye ve en sonunda 70 milyonluk Türkiye'yi bölme ve parçalama planı başarıya ulaşacak mı? Bunu hep birlikte göreceğiz, ya da, görmeyeceğiz, ama çok uzun sürecek bir savaşa hazır olalım derim. Öncelikle, yapılması gereken Irak, Suriye, Türkiye ve İran'ın teröre karşı ortak ve ulusal bir dayanışma içine girmesidir. Bu yapılmadığı takdirde kazanan ABD ve küresel güçler olacaktır.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Vietnam savaşını ve Joan Baez'in altınyıllarını bizzat izledim. Yaşananlardan ABD'nin ve diğer küresel güçlerin hiç ders almadığı fikrinize kesinlikle katılıyorum ama küçük ülkelerinde en ufak bir ders almadığını da belirtmek gerekir. Hiçbir küresel güç örneğin Türkiye'yi bölemez veya parçalayamaz yeter ki ülke kendiliğinden bölünmesin, parçalanmasın. Sorun bence küresel güçlerde değil toplumsal aidiyet birlikteliği geliştiremeyen ve bölünmek için var güçleriyle çalışan küçük ülkelerdedir. Evet halkın % 60'ları savaş karşıtı olabilirler ama halkların hiçbiri BARIŞ'ı istemiyor veya en azından onun nasıl sağlanabileceği konusunda kafa yormuyor. Doğanın kuralıdır ya birbirinizle anlaşacaksınız ya da savaşacaksınız. Örneğin Türkler ve Kürtler, birbirleriyle anlaşmak için ne yapıyorlar? Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 06.12.2014 14:08
Cevap :
Teşekkürler. Çok güzel bir yorum. Esenlik  06.12.2014 19:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 179
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1633
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

1968 yılından bu yana dinler tarihi, mitoloji, sosyoloji, antropoloji, dinbilim, teozofi, metafiz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster