Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
521
 

Washington’dan gelen 5 mesaj…

Washington’dan gelen 5 mesaj…
 

Türk Dışişleri Bakanının Amerika ziyareti sırasında, ABD’nin Avrupa ve Avrasyadan sorumlu Dışişleri bakan yardımcısı Daniel Fried, Milliyet Gazetesinden Yasemin Çongar’la konuşmasında Türkiye’ye 5 mesaj yolladı. 06 Şubat 2007 Tarihinde bu reportaj Milliyet Gazetesinde yayınlandı. Röportajdan önemli bulduğum kısımları iktibas ederek, Türkiye’nin gündemini kimlerin belirlemek istediğine dikkat çekmek istiyorum.

ABD yönetimi, Türkiye'de yükselen milliyetçilik, Dink cinayeti, 301. madde, Türk-Ermeni ilişkileri, Irak ve PKK konusunda Ankara'ya bir dizi mesaj verdi. Avrupa ve Avrasya'dan sorumlu ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Fried, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile ABD'li mevkidaşı Condoleezza Rice'ın bugün yapacağı görüşme öncesinde Milliyet'e çarpıcı açıklamalar yaptı:

Yasemin Çongarın Haberi:

1) Yüce bir halk olan Türklerin 301 gibi yasa maddelerine ihtiyacı olmaz
2) "Hepimiz Hrant Dink'iz, Hepimiz Ermeniyiz" sloganı Türklüğe hakaret değil
3) Güçlü ve büyük bir ülke olan Türkiye, Ermenistan'a el uzatmalı
4) Ankara, kendi iyiliği için, tarihini dikkatli şekilde incelemeli
5) Türkiye'nin Irak'a girmesinin ciddi riskleri var. Umarım bunu önleriz.

1) Dink ve 301
Ben, Gül dahil, 301'in değişmesi zamanı geldiğini söyleyen Türklerle hemfikirim. Türkiye bir demokrasi ülkesi. Bu yasa bile anakronizm (tarih yanılgısı) gibi görünüyor.

2) Slogan harika bir mesaj
Milliyetçilik Türkiye'nin tekelinde değil. Bütün ülkeler bu hastalığa yakalanmıştır. Mesele, Türkiye'de milliyetçiliğin olup olmaması değil, iyi liderlerin bu konuda ne yapacağıdır. Bunu yapabilmek, ahlaki liderlik gerektiriyor.

3) Ankara-Erivan
(Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin bu aşamada normalleşmesi) bence hem mümkün, hem de şart. Türkiye büyük bir ülke ve Ermenistan'dan çok daha büyük ve güçlü bir ülke. Bence Türkiye, Dink'in anısına şimdi Ermenistan'a el uzatmak için sıra dışı adımlar atmalı." Bu Dink'in ve onun çabasının ruhuna uygun olur.

4) Soykırım tasarısı
Kongre'ye, bu tasarının, Ermenistan ile Türkiye arasında umduğumuz türden uzlaşma sürecini ilerletmeye yaramayacağını anlatacağız. Ortak tarihlerine dikkatle bakmak Ermenistan ve Türkiye'ye kalmış bir şey. Türkiye, kendi tarihine dikkatle bakmalı. Peki Türkiye ne yapabilir? Bence, Türkiye'nin ABD Kongresi istediği için, yabancılar istediği için değil ama, kendi iyiliği için, kendi içine iyice bakması ve kendi tarihi konusunda dürüst olması gerekiyor. Ve Ermenistan'a el uzatıp ileriye dönük bir yol önermesi gerekiyor. Türkiye, bu konuda liderlik gösterebilir ve göstereceğini umuyorum."

5) Ankara Kürtlere el uzatsın

Türkiye'nin (Mahmur'dakilerin geri dönmesini sağlamak için) yapabileceği şeyler var. PKK'ya değil ama, Kürt nüfusa el uzatma unsurunu içermelidir. Kürt nüfusu derken, Türkiye'dekiler ve Irak Kürt Bölgesel Hükümeti'ni kastediyorum.

Bu ciddi strateji gerektiriyor.

Birleşik Irak'ı desteklemek için Irak hükümetiyle, Kürt Bölgesel Hükümeti ile Türk dostlarımızla birlikte çalışmak istiyoruz. (Irak'ta) petrol gelirinin eşitlikçi biçimde dağıtıldığı tek bir devlet istiyoruz ki, zaten Kerkük meselesi de büyük ölçüde petrolle ilgili.

Bence Türkiye, Irak'ı istikrarsızlaştıracak bir şey yapmayacaktır. (Kerkük referandumu konusunda) Irak Anayasası'na saygı göstermek zorundayız. Bence, Türkiye'nin (Irak'a) girmesinin ciddi riskleri var. Umarım, Türkiye ile işbirliği yaparak bu seçeneğin önlenmesini sağlayabiliriz.

Yazının buraya kadar olan kısmına, bakan yardımcısı D. Fried’in öneri ve yorumlarından önemli ayrıntıları iktibas ettim.

Dışişleri bakanı Gül Amerikaya giderken yaptığı açıklamada, temaslarının ağırlığının bölgesel sorunlar, ABD Kongresine sunulan soykırımı tasarısı, Irak’ın genel durumu, Musul ve Kerkük referandumu, PKK’nın Kuzey Irakta bulunan varlığı gibi, konulara çözüm getirmek olduğunu anlatmıştı.

Bakan Gül, dönüşünde yaptığı açıklamada ise; bahsi geçen konuların hiç birisinde, şu şekilde karar aldık, mutabakat sağladık gibi, somut bir çözümle gelmedi. Sadece sorunların çözümünde anlayış biriği içinde olduğumuzu gördük gibi diplomatik açıklamayla yetindi. Ya bakan Amerikalıları ikna edemedi, ya da gidiş niyeti başkaydı…yani gizli gündem. Devletler arası görüşmelerde bir takım konuların gizli tutulması normal bir durum olsa da, arkasından Genel Kurmay Başkanının ziyareti ve çok özel anlamlar içeren açıklamaları, bir takım soru işaretlerinin belirmesine neden oldu…Acaba icaazet mi alıyorlar? sorusuyla birlikte 301. madde ve Cumhurbaşkanlığı seçimi gündeme taşındı.

Olaylara kötümser bakmanın, iyi bir yaklaşım olmadığından hareketle, icaazet alınıyor düşüncesinde olanların haklı çıkmasından endişe ediyorum. Gelişmeler…ve hemen arkasından gündemi işgal eden konular ilişkilendirilirse, icaazet alınıyor konusu ağırlık kazanıyor ve ikna edilmesi gereken kanallarda inkna ediliyor gibi geliyor.

Senaryoya baktığınızda önce Cumhurbaşkanlığına adaylığını koymayı düşünen Başbakan, ardından Başbakan olmak için adaylık ihtimali güçlü olan Dışişleri Bakanı ve ikna edilmesi gerekli görülen Genel Kurmay Başkanının peşe, peşe ABD ziyaretlerinin siyasi yorumu olarak, filmin sonu görülmeden belli.

Çankaya savaşları olarak tarihe geçecek bu senaryonun tatbiki uğruna, eğer icaazet alınıp, Amerika'ya bu 5 maddelik mesaj konusunda tavizler verildi ise, ABD kazançlı, Türkiye ise zararlı çıkacağı şimdiden belli. İster Tayyip bey Çankaya köşküne çıkmış, isterse Gül Başbakanlık koltuğuna oturmuş olsun, her ikisi de kazançlı çıkamayacaklar, çünkü onlar tarihin vicdanında yargılanacaklar.

301.Maddenin kaldırılması için tavır alanlara bir çağrıda bulunmak isterim…Gelin hep birlikte ABD de dahil, dış güçlerin ülkemiz üzerinde uygulamak istedikleri senaryoları bozalım. Sırf onlar istediler diye 301. maddenin kaldırılmaması için karar alalım, tavır koyalım…Hem sizlerin çoğunluğu anti Amerikancı olarak bilinmektesiniz, Emperyalist çıkarlara hizmet edecek olan bir oyuna alet olmayalım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tabii ki kalksın.Neden kalmayacakmış ki?Zaten kalkmasına aslında gerek te yok ki. Türk,Türkçe,Cumhuriyet,Atatürk,Laiklik gibi kelimelerin ya da kavramların görüldüğü yerde ezildiği bir ülkede değilmiyiz zaten.Bu nedenle kalksın da tamamen serbest olsun. Ne de olsa adımızı da değişiriz,corc,jack,vs.. yaparız olur biter. Sam amcamızı mı üzeceğiz değil mi? Saygılar...

Ahmet Dursun 
 16.02.2007 16:38
Cevap :
Sevgili Ahmet bey, kinayenizde çok haklılık payınız var, bende hem fikirim. Komplo teorilerine hiç itibar etmeyen bir yapım olmasına rağmen, ABD den icaazet alıyorlar teorisine inanmak itbar etmek geliyor içimden. Dış ilişkilerde ne kadar fırsatlar kaçırılıyor. Sizil asker fark etmiyor, en hayati konuların değerlendirmesi, görüş bildirimi malesef Amerikadan Türk kamu oyuna açıklanıyor. Sizce çok düşündürücü değilmi? Alakanıza teşekkür ederim. Saygılarımla...  16.02.2007 17:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 2853
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyoloji bölümü  terk. Hollanda'da ikamet etmekte. Hollanda'da ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster