Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
210
 

Yabancılık niye

Bugün bilmem hangi yılın, kaçıncı ayının, kaçıncı günü; günler, dünleri bu güne bağlayan, bugünleri de yarınlara bağlayan günler Günaydın diyerek güne güzel bir başlangıç yapmak ne hoştur değil mi??

Günler hep vardı ve hep var olacak sonsuzluğa değin, yalnızca bu günlerin oyuncuları değişecek. Heyecanlı bir romanı okurken, sayfaların tek, tek çevrildiği gibi günler de çevrilerek bitecek elbet?

İşte tam burada günler de bitecek; dedim ya, oysa biten günler mi, yitip giden anlar mı?? Otobüs durağında bir süreklilik mevcut gibi değil mi? Durak aynı durak, gün aynı gün, saat aynı saat belki de? Değişen yolcular değil mi? Aslında kimi biniyor kimi iniyor?...

Günaydın deyince kimsenin günü aydın olmuyor elbette. Bunu iyi günler, iyi akşamlar diye örnekleyebiliriz. Oysa insanlar arasında paylaşımdır, bir günaydın. Tanımak da gerekmez aslında bu paylaşımı sağlayabilmek için. Canlı olması yeterli olmalıdır diye düşünürüm hep, bazı bazı. Canlı da olması gerekmez bana; günaydın kapı, günaydın pencere ve diğerleri..

Günlerden birgün, benim için gün, tabiki geçmişte var olup da sonsuzluk da nadasa çekilenler için gelecek; doğacak olanlar içinse geçmiş mesela.

Sabahın serinliği yüzüme vururken, kapımın önünde yolun kenarlarını süpürerek sokağımızı güne hazırlayan gün ışımadan belkide görevinin başına geçmiş bir emekçiye günaydın dedim; durdu baktı, gözleri şaşkındı. İnan ki günaydın deyip işini büyük bir titizlikle yapmaya devam etti. O emekçiyle tanışıklığımız yoktu. Yüzünü ilk defa görmüş, ilk defa günaydın diye seslenmiştim. Oysa ki bu günaydın? aramızda bir tanışıklık yaratmıştı. Aslında yabancılık ne ki? Geliyorsun ve gidiyorsun.

Birgün, etlerin, kasların kemikten ayrılmak rahatlamak istiyor ya eskittiğin bedenden. İşte o zaman Otobüs durağında beklemeye başlıyor insan.
Gelenin nereye, gidenin nereye; olduğunu bilemediği yere doğru çıkıyor yolculuğa. Eeeee, yabancılık niye?? İçten bir gülüş, içten bir sevgiyle uzatacağın bir el, bir tatlı söz yerine??..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Size katılıyorum. İnsanlar tanıdıkları ile tanımadıkları arasında ayrım yapar ve hatta adil bile davranmaz. Sadece birini tanıyor, diğerini tanımıyor diye. Oysa, şimdiki arkadaşları da eskiden yabancıydı. Herkesi potansiyel olarak arkadaş görmek gerekir. Bu da sizin söylediğiniz yabancılaşmayı aşmak demektir. Ancak bir insanın bu seviyeye gelmesi de içtenlik ve kültür ile ilgilidir. Yani hem kolay hem de zor bir şey.

Erdal Aydın 
 27.01.2009 11:48
Cevap :
Tesekkur ederim. duyarlı yorumunuz için. saygılarımla...  27.01.2009 15:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 433
Kayıt tarihi
: 21.01.09
 
 

Udi, bestekar ve şairim. TRT'de bestelerim bulunmakta olup, bazı eserlerim de TRT ses sanatçıla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster