Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
570
 

Yağmur, yanan ev ve keşkeler...

Yağmur, yanan ev ve keşkeler...
 

Bazen, geçmişteki olayları düşünmek, yanıp kül olmuş bir evin yağmur altında ıslanışına bakmak gibidir. Şöyle geçer aklından: "Bu yağmur, ev yanarken yağsaydı." Geçmiş hep "geç kalınmışlıklar" ya da "denk gelmemişlikler"le doludur oysa. O yüzden geçmişimiz koca bir "keşke" balonundan başka hiç bir şey değildir.

Hayat öylesine akıp giderken ve yapacak rutin işlerden başka bir şey yokken, canın fena halde sıkılıyorken, kendine yeni yeni dertler biriktirip bir zaman sonra bunların saçmalığına şaşıyorken, bu şaşkınlık içinde daha da büyük bir şaşkınlıkla tüm enerjini böyle bir aptallıkla tükettiğini görüyorken o keşkelerin hepsinin hemen sağ bacağının yanındaki sepete, tıpkı elinde yonttuğun bir odun parçasından fırlayan yongalar gibi biriktiğini görürsün. Bu umutsuz bir durumdur. O sepetinin içine baktıkça geçmişte yaptığın hataların ne kadar da çok olduğunu görür iç çekersin. Gözlerini ufka çevirmeye çalışırken gözün hep o sepete takılır da kalkıp gidemeyecek kadar yorgun bacaklarına söz geçiremezsin. Orada, o akşam üstü, o keşkelerle dolu sepetin yanında oturursun. Ve keşkelerin katlanmayı bekleyen çamaşırlar gibi öylece buruşmuş ve zavallı dururlar.

Eğer biraz cesaret bulursan kendinde ve ellerinin titremesine aldırmazsan, onları alıp tek tek dizlerinde düzeltir ve katlar koyarsın. Bu hesaplaşmadır. Yorgun bir ruhun, titreyen ellerin ve umutsuzluktan kararmış bir yüreğin hesaplaşması. Kimse sana kolay olacağını söylemedi. Hatta seçenek sundu. Onları orada o buruşuk ve kederli halleriyle bırakıp gidebilirsin. Eğer başarabilirsen unutabilirsin de. Ya da hesaplaşırsın. Dedim ya; kimse sana kolay olacağını söylemedi. Seç...

"Keşke"lerle başa çıkmak onları katlayıp olmaları gerektiği yere koymak ve orada bırakmak kolay değildir. Keşke ona yalan söylemeseydin, keşke okulda daha başarılı olsaydın, keşke o şehirden gitmeseydin, keşke onu bu şekilde terketmeseydin, keşke sigaraya başlamasaydın, keşke o insanlarla hiç dostluk kurmasaydın, keşke ona bağırmasaydın, keşke o sana bağırdığında dönüp arkanı gitmeyi başarabilseydin, keşke öfkene hakim olabilseydin, keşke onu değil de diğerini seçseydin, keşke sırlarını ona anlatmasaydın, keşke vaktin varken ona doya doya bakabilseydin, keşke ona sevgini anlatabilseydin, keşke sana inansaydı, keşke yeterince inandırıcı olabilseydin, keşke o küçük sorunu bu kadar büyütüp de hayatının her yanına yaymasaydın, keşke küçük insanların küçük hesaplarına gülüp geçmeyi başarabilseydin, keşke alay etmeyi keskin zekalarını açığa çıkarmak sananlar üzerine bu kadar düşünüp, üzülüp durmasaydın da gülüp geçmeyi başarabilseydin, keşke vaktini çalanlara "dur" demeyi bilseydin, keşke "keşke" dememek için daha akıllı davranmış olsaydın. Keşke...keşke...keşke...

Kimse kolay olacağını söylemedi. Kimse sana bunu yapmak zorunda olduğunu da söylemedi. Dedim ya; seçeneğin var. Her zaman seçenek vardır. Ya katlar koyarsın bir yana ya da tıpkı yağmur altında yanmış bir evin her önünden her geçişinde yaptığın gibi derin derin iç çeker "keşke bu yağmur, ev yanıyorken yağsaydı." dersin, yanan o evin tahtalarını yanmayanlardan ayırıp yeni bir ev yapmayı hiç mi hiç düşünmeden...

Seç... Çünkü hayat sana seçenekler sunar. Zaten hayat dediğin seçenekler arasından izlediğin yol değil midir?

RESİM: Vladimir Golub

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yanımda olsaydı şimdi:))Bir de böyle keşke'ler var ya da şöyle: Fulya'yla keşke o gün daha fazla konuşabilseydim(konuşamadım çünkü şartlar ancak bu kadarını hazırlıyordu). Senin keşkeler yaptıklarını yapmış ya da istediklerini yapamamış olmaktan duyulan pişmanlık kısmı.Hangisi daha çok üzüyormuş biliyor musun, yapamayıp da içinde ukte kalıp keşke şöyle yapsaydım dediklerin. Sosyal psikoloji öyle diyor! Bu arada dediğin gibi keşke demek ya da içinden geçirmek kaçınılmaz da keşke dedikten sonra ne yaptığın seni iyi ki'lere ya da keşke'lere götürüyor bir sonraki adımda. Her halükarda: pişmanlığın bizi üzmekten başka ne anlamı var?Ya da üzülmek de gerekli ama hep dönüp dolaşıp diyorum ya altında ezilmemek gerek! Yarın yeni bir gün ama dünden eklediklerimizle, hep ileri bakalım,geçmişi unutmadan.Bu görünmez yaralara merhem olabilir belki,en azından bana oluyor:))Sevgilerle Fulyacım, sağol...

ni 
 05.08.2007 2:01
Cevap :
Canım Nihal, Dilerim hayatımız "iyi ki"lerin çok olduğu "keşke"lerin az olduğu bir hayat olsun. Aslına bakarsan bu biraz da geçmişten ve keşke'lerden alınan derslere bağlı. Kucak dolusu sevgilerimi yolluyorum sana yanaklarından öpüyorum...  05.08.2007 16:38
 

Keşkeler yinelenen tarihi ah'lardır. Keşkeler günahkar bir rahibenin milât ötesinden yemek için sakladığı şaibeli elmadır. Keşkeler insan olmanın esasıdır ve hep varoldu, hep varolacaktır. Çok güzel bir yazıydı. Sevgiler

Nazan Köseoğlu 
 02.08.2007 16:44
Cevap :
Sevgili Nazan, Yorumunla tamamlandı. Çok teşekkür ederim. Sevgilerimle...  02.08.2007 16:48
 

derken keşkeler! fakat şimdi durup bakıyorum yolun gerisine bakan bir gezgin gibi.. o keşkelerim olmasa idi şu an ben 'ben' olamazdım... sen de sev keşkelerini..hepimiz sevelim..yorgun düşürene kadar! birşey daha aslında; şimdi geldi aklıma.. keşke kaderin arkadaşı olsa gerek.. mezeler de biz!

Hakan Doruk 
 02.08.2007 16:06
Cevap :
Sevgili Hakan Bey, Bu da değişik bir bakış açısı; "keşke"lerimiz olmasa bugünkü biz, biz olur muyduk? Olmazdık büyük ihtimalle. Belki de önemli olan o keşkelerden öğrendiklerimizden oluşturduklarımızdır.Değil mi?Sevgilerimle...  02.08.2007 16:25
 

keşke sözcüğünü be dükkanımda satmıyorum...alanların içi acıyor satan beni de ah be dedirtiyor...sevgiler ..çok iyidi...

Zadig 
 02.08.2007 16:00
Cevap :
Sevgili Mustafa Bey, Satmayın o sözcüğü. Çünkü gerçekten herkesin içini acıtıyor. Çok teşekkür ederim. Sevgilerimle...  02.08.2007 16:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1071
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster