Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
951
 

Yalancı hayat mı? Yabancı hayat mı?

Yalancı hayat mı? Yabancı hayat mı?
 

kedimi?


Nasıl anlatsam nerden başlasam acaba. Arkamda soruyor arkadaşım, abi gene blogmu yazıyon diye.

—He blog yazıyom.

—Konu ne abi.

—Konu yok.

—Nasıl yani abi. Siyasi mi yoksa gene aşk meşk duygusal falan mı hadi hadi.

—Yok gözüm yok öyle değil. Başka bi şey yazacağım.

Aslında çok farklı bir şeyler anlatmak istiyorum. Ne aşktan bahsetmek istiyorum ne de siyasi bir şeyler yazmak istiyorum. Başka bir sıkıntım var benim. Ama kelimelerle tam olarak anlatamayacağımı da adım gibi biliyorum.

Hayatla bir sorunum var. Kabullenemiyorum bazı şeyleri. Televizyonun karşısına geçipte gözünün içine baka baka rol yapan, yalan söyleyen, kendini kandıran insanlar bana batıyor, bende sıkıntı yapıyor. Aşk da , siyaset de yaşam da bulanmış yalan çamuruna. Hayatı, gerçek hayatı yaşamak çok mu zor, çok mu acı. O kadar da zor değil bana sorarsanız. Sadece biraz çizginin diğer tarafına geçmek gerekli. Nasıl mı geçilir? Çok basit bir yöntemi var bence. Herkes ne yapıyorsa tersini yapmak belki de bir yöntemdir. Ben elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum. Herkes sabah proğramlarına mı bakıyor, ben bakmıyorum. Herkes dizilere mi takılıyor, ben takılmıyorum. Herkes ılımlı İslama mı yönelmeye başladı, ben yönelmiyorum. Herkes ne yapıyorsa ben yapmamaya çalışıyorum kısaca. O şunu demiş, bu bunu demiş. Bana ne herkesten. Hayat benim hayatım iyi veya kötü tercihler de benim tercihlerim olmalı. Bunlardan dolayı acı çekecek olsam da varsın olsun. Hoş gelmiş, sefa gelmişler nihayetin de benim tercihim onlar.

Kime göre belirlemeliyiz yaşantılarımızı. Zaten şekilleri üç aşağı beş yukarı çizilmiş aynı yaşamlar dayatılıyor herkese. Kimisi farkında, kimisi değil. Farkında olmazsan zaten problem etmeyeceksin ama ne yapayım ki ben farkındayım bu dayatmanın. İşte asıl zor olan da bu. Görüyorsun ama elinden bir şey gelmiyor.

Bilmem anlatabildim mi biraz olsun sıkıntımı. Ben biliyorum aslında bunların, tarihsel, sosyal ekonomik sebeplerini ama bilsen de kıymetini bilen yok. Hani Nazım demiş ya sen yanmazsan, ben yanmazsam nasıl çıkar aydınlıklara diye. Yanıyorum işte içten içe ama duman çıkmıyor ne yapayım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne kadar benzer bir ruh hali. Bende de çok yaygındır. Ama ben yalandan çok ezberlerle sorunluyumdur. İnsanların sormadan soruşturmadan, karşıma yıllar önceden öğrendiği kalıplarla gelmesine ve kalıbını kırmamak için direnmesini inanılmaz sorun yapıyorum. Elbette bu konuda direnme yetenekleri en fazla olanlar dinsel inançlarının kuyusu oldukça derin olanlar. Körelmiş kalıplarının dışına çıkmıyor oluşları beni çileden çıkarıyor. Ama son zamanlarda 1980 öncesinin solcu kalıpları ile yaşayanlarda benzer bir performans göstermeye başladılar bence. Hele ki bu iki kesim ilişkisinin tam bir kör sağır diyaloguna dönüşmesi de beni iyiden iyiye çileden çıkarıyor. Mesela şu an benim için İlhan Selçuk'ta en az Erbakan kadar gericidir. (Gerçi ulusalcılık konusunda aynı cephede yer almaya başlamışlardı) Cumhuriyet Gazetesi ile Milli Gazete arasında da bir fark göremiyorum mesela. Ama seninde tahmin edeceğin üzere herkesin yalanı farklı, senin yalanların benim gerçeğim, benim gerçeğim senin yalanların

Bibliyofil 
 06.01.2008 14:45
Cevap :
Bence Cumhuriyet gazetesiyle Milli gazeteyi karşılaştırmak bile çok büyük haksızlık sevgili Bibliyofil. Laik bir düşünce sistemini ve ulusalcı bir yapıyı savunan zihniyetle şeriatçı düşünce ve ümmetçi bir yapıyı savunan düşünceleri birbirinin aynı görmek sanırım haksızlık. Bazı gerçekler şekil olarak değişseden özünde pek bir fark yoktur. 1800 lü yıllardaki sömürü ile bu günkü sömürü özüne bakarsan aynı şey değil mi? O zaman ne yapmak gerekir sence. Emperyalizme nasıl karşı durmak gerekir. Değerli yorumların için teşekkür ederim , sevgi ve saygılarımla...  07.01.2008 10:53
 

peşindesin. Farklı ve aykırı olanın. Ben bunu çok farklı yayınları (kitap, dergi ve TV programı) takip ederek kazanıyorum. Kolay gelsin.

murat ertaş 
 06.01.2008 13:19
Cevap :
Teşekkür ederim Murat bey. Seçtik kendimize bir yol gidiyoruz. Biraz yalnız ve zor bir yol ama olsun ben memnunum yolumdan. Eminim ki sizde memnunsunuzdur. Zaten hayatda gül bahçelerinde sunulan şeyler bizim için pek değerli değildir. Ama zorlukları aşarak, tırnaklarla gelinen yerler ise daha anlamlıdır. sevgi ve saygılarımla...  07.01.2008 12:25
 

yazıyı okuyunca yüzümde kocaman bir gülümseme belirdi inanır mısınız benim tek felsefem nedir ? toplum, çoğunluk senden ne istiyorsa tersini yap. evet gerçekten öyle bir şeyin ortasını bulabilmek için ılıştırmak gerekir ben kendi çapında mülayim bir anarşistim tavsiye ediyorum ilk değişimi babanızın tavırlarında göreceksiniz başa çıkamayınca daha bir demokrat oluyorlar çünkü:)) bütün babaların demokrat olduğunu düşünün bir ne kadar güzel olur toplum... sevgilerimle...

duygusel 
 05.01.2008 11:23
Cevap :
Çok teşekkür ederim güzel yorumun için duygusel. Bende babamla çok uğraştım, çok yargıladım, çok üzdüm. Ama benim babam ilkokul mezunu olmasına rağmen üniversiteliyim diye ortalarda dolaşan tipleri cebinden çıkaracak bir adam, kulakları çınlasın. Ancak ben babalarla uğraşmaktan ziyade insanların önce birzcık kendilerini yenmeleri gerektiğini düşünüyorum. Ondan sonra demokrat babalar kolay :)) Sevgilerimle....  05.01.2008 11:59
 

Hani ızgara yapıp da ne dumanı, ne kokusu çıkmayan son teknoloji ürünlerindensin o zaman:)) Yeni yılını kutlamak için uğramıştım, nasıl gidiyor diye. Gördüğüm kadarıyla pek iyi gitmiyor:) Sana eski ızgara bir sistem lazım:) Sevgilerimle

Ayrıntıda gezinmek 
 04.01.2008 2:53
Cevap :
Evet itiraf ediyorum ben bir son teknoloji ürünü gril tavayım :)) Dumanım çıkmıyor ama arada yazıp kurdumu döküyorum. Mutlu, sağlıklı nice yıllar dilerim bu arada sanada. sevgilerimle....  05.01.2008 10:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 580
Toplam mesaj
: 76
Ort. okunma sayısı
: 1962
Kayıt tarihi
: 30.09.06
 
 

Sıcak bir Ankara yazında, 1975 yılında doğmuşum. İlk gençliğim Ankarada geçti. Üniversite yılları..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster