Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
56
 

Yap bir güzellik

Dosyadaki esmer güzeli de benim hayalimdeki imajım. Biraz ama gerçekten çok az bir değişiklikle aslına yani bana tıpatıp (!) benziyor şöyle dikkatli bakınca. Benim lisedeki halim diyebilirim. Örneğin üzerindeki çizgili takımdan lisedeyken benimde vardı. Çok beğenerek giydiğim bir takımdı. Altındaki bol kesim pantolon da yine tarzıma uygun. Her ne kadar popom biraz (!) büyük diye rahat rahat giyemediysem de favorimdir her zaman. Gözlerim onun gözleri yanında çok küçük kalsa da rengi de tutmasa “senin en güzel yerin kahverengi gözlerin “ parçası benim gözlerim için yazılmıştır diyebilirim. Saçlara gelince… Bak işte onda çok iddialı olabilirim. O mankeni bırak kolay kolay kimseye pabuç bırakmayacağım saçlarım vardı yemin billah. Boy pos yerinde, endamı can yakan; ayrı ayrı bakıldığında öyle pek de dikkati çekmeyen, fakat bütünde çok havalı bir genç kızlığım ve genç kadınlığım oldu benim de o mankene benzer. O yüzden acele karar vermeyin fotoğraflara bakarak. Ben öyle ayrıntılarla yola çıkar, o hayalimdeki imajı size öyle bir gerçek kılarım ki sanırsınız foto montaj.

Çok havalıydım. Bu bana hep söylenirdi ve ben iltifatın içinde altı çizili kibrimden habersiz sevinirdim içten içe. Gerçekten çok canımı yakıyor bu acemiliklerim. Tek bu yüzden yani aynı acıları aynı yoğunlukta çekmemek adına o fotoğrafta beni etkileyen güzelliğe hayranlık duysam da o özlen’ e dönmek istemem. Ne olup olmadığımı yeni yeni gördüğüm ve kabullenmelerimin gittikçe arttığı bu dönemdeki halime razıyım. Ne demiş üstat: “ Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol! “

Bu düşüncemi somut bir olayla örneklemek istiyorum. Ben dışa karşı çok modern bir hava içinde olan, fakat kafa yapısı bakımından çok tutucuydum. Yüksekokulda elimi bile ilk tutan erkek olan oğlumun babasıyla evlendim. Şimdi yazacaklarımı o bile bilmiyor. İlk öpüşmemizde nasıl öpüleşeceğini bilmiyorum. Sadece gizli gizli okuduğum cep fotoromanlardan bir kare kalmış aklımda. Dudaklarını çok seksi bulduğum Ornalli muti dudaklı bir kadın kahraman ve yine çok yakışıklı jön ( her ikisinin de adını anımsamıyorum ) o karede öpüşüyorlar. Fakat kadın erkeğe şöyle yanıt veriyor: “ Karşılık vermiyorum, hala istemediğimi anlamıyor musun? “ diyor. Ben de kibirle aynı şeyleri söyleyip geri çekildim. O kibirim devam ediyor; ancak bugün biraz olsun o kibri kırabilmek adına, yaşadıklarıma saygı duymak adına yazmak istedim. Kolay mı? Hayır.

Hüzünlü bakışları ise bana yapışıp kaldığını düşündüğüm çok tanıdık bir kare. Onun için Tanrı’ ya yakarıyorum “ yap bir güzellik “ şu kuluna; isteğini isteğine uydur ve bunu şu kuluna bildir. Hilmi Yavuz’un “ Sırası Gelince “ şiirinden dizelerle dileğimi bildiriyorum Tanrı’ ya. “ acının vergisini verdik, gülün haracını ödedik / hüznü demirbaş defterinden düşmeye geldi sıra. “

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 423
Toplam yorum
: 72
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 182
Kayıt tarihi
: 10.10.11
 
 

İkbal Özlen DİNÇERLER. 14.02.1960 doğumlu. izmir Kız Lisesi Edebiyat Bölümünü okudu. Buca Eğitim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster