Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '09

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
242
 

Yaşamımı kıyaslıyorum 1

Yaşamımı kıyaslıyorum 1
 

Cemilim sen benden iki yaş küçüksün bildiğim kadarıyla. 1952 doğumlu olmalısın. Bugüne kadar yaşanan olaylar karşısında çok daha bilgili, tecrübeli, olaylara pratik çözümler bulabilen insanlar olmamız gerekir. Öyle olmasak bile halk tarafından öyle bilinmemiz gerekir. Hadi diyelim, halk tam bilemiyebilir ama en azından çoluk cocuğumuz, eşimiz, dostumuz bunu bilmelidir. Fakat benim çevrem böyle değil. Herkes kendi bildiğim doğru diyor. Benim fikirlerimi kimse takmıyor. Sormaya bile korkuyorlar. Sorarlarda yapmazlarsa acaip kızıyorum. Bundan da çok zevk alıyorum desem inanmazsın. Çünkü yaşamın sorumluluğunu demek ki herkes omuzlamış. Bana yüklenmiyorlar.
Bunlar toplum hayatına bakan çephesi. Bizim deyimimizle hayati içtimai beşeriye kısmı. Önemli olan kendimize bakışımız olmalı. Biz demiyimde ben diyim , seni yanlış bilmiş olabilirim,

Ben bunca yıl yaşadıktan sonra 17 yaşım ile 58 yaşım arasındaki bakışlarımı acaba karşılaştırabilirmiyim. Bu kıyaslamayı yapmak için kaç sefer uğraştıysamda, hep yarıda bıraktım. Çünkü kıyaslamayı başaramadım. Ya dürüst olamıyorum. Ya bilemiyorum. Ya korkuyorum. Yada gizli saklı bir sürü şeyi ortaya koymaz zor geliyor. Hatta zor değil, imkansız geliyor ve yarıda kesip atıyorum.
Bakalım bu sefer başarabilecek miyim?
Eğer uzun sürerse yarıda keserim. Öbür yazıda devam ederim.
Şimdi nereden başlamalı?
İşte hemen sorun çıktı. Kendime göre mi? yoksa sana göremi? yoksa topluma göre mi? Önemli olan olaylardan başlamalıyım. Kendime göreyi, öncelik olarak ele alıyorum.
17 yaşımda ben gene kitap okuyordum. Ama çizgi romanlar, tarihi romanlar filan diye yazarken İzmir Namık Kemal Lisesinde edebiyat öğretmeni İsmet Kültür ün etkisiye Sartre, Bertrant Rassel, gibi felsefe kitapları okumaya başladığımı anımsadım. Hatta Nitsche nin "Zerdüşt böyle buyurdu" adlı kitabını bile 16 yaşımda okumuştum. Babam kitabın adını görünce ;

- Hasbinallahı venilmel vekil , Oğlum senin Zerdüşt le ne alakan var. Böyle abuk sabuk kitapları nerden bulursun demişti?
Kuran mealini bile, bu dönemde okudum.Nasihatların ve öğretilerin çoğu örtüşüyordu.

Konuyu dağıtmayalım. Şimdi ne okuyorum? Ne okursam okuyayım yarım okuyorum çoğu kez. Masumiyet Müzesini bile zor bitirdim. Tarihi kitaplar zaten hep yalan geliyor bana.

Ne küçükken ne de büyükken aşk ve polisiye kitaplarını sevemedim. En etkilendiğim kitaplar " Suç ve Ceza" ile "Batı Cephesinde yeni bir şey yok"

17 yaşımda ben sinemaya giderken film seçmezdim. Zaten Ispartanın Keciborlu ilçesinde tek bir sinema vardı. Ne gelirse onu izlerdik. Tek sorum 25 kuruş bulabilmekti. Demir toplayıp bakkala satardım.75 kuruş tutardı. Kilosu 10 kuruştu hurda demirin. Ayhan Işık, Sadri Alışık, Suphi Kaner, Orhan Günşıray, Öztürk Serengil, Vahi Öz benim gençliğimin ışıklarıydı. Şimdi kim bilemiyorum. Daha çok yabancı filmlere gidiyorum. Onlarıda çok tanımıyorum. Bildiklerim Bred Pit, Anjeline Juli, Robert Bedfort, ve yüzü gözümün önünde ama adını hatırlamadığım Nicole Kidman ın kocasıydı , işte o . Hepsi de benden küçük.
Demekki küçükken büyükleri, büyüyünce de küçükleri izliyoruz.
Daha yüzde birini anlattım.
Bu seri devam edecek galiba.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 115
Toplam yorum
: 109
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 1220
Kayıt tarihi
: 17.07.06
 
 

Tek düşüncem yaşadığım dünyayı nasıl yorumladığımı başkalarının bilmesidir. Aslında yorumun özünde t..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster