Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

21 Kasım '18

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
1745
 

Yaşlanmayı Hızlandıran "İltihaplanma"

Yaşlanmayı Hızlandıran "İltihaplanma"
 

Yaşlılık, kronik iltihap süreçlerinin hızlandığı bir dönem...

Yangısal süreçler kontrol altına alınamazsa, yaşlılık sorunları beklenenden daha fazla rahatsız edebilir.

Bunun aksi de yanlış değildir...
Yangısal süreçler azaldıkça, yaşlanmanın bedene dair yükleri de azalır.

Bu şekilde uyarıda bulunan uzmanlar, kronik iltihap hakkında şu bilgileri veriyor:
Kanserlerden damar sertliğine, eklem aşınmalarından göz, kulak, akciğer problemlerine kadar pek çok soruna çanak tutan kronik iltihabın sebebi, mikrobik hastalıklardan ziyade beslenme yanlışları, hareketsizlik, kandaki ürik asit ve şeker seviyesinin yükselmesi, D vitamini, Omega-3 yağlarının azalması, sigara ve alkol tüketiminin artması ya da insülin direncinin başlamasıdır.

Kontrolsüz ve aşırı egzersizin de fazlaca serbest radikal üretimine yol açarak kronik iltihabi süreçleri hızlandırdığı bilinmekte.


Kronik iltihabın en çok etkilediği dokuların başında damar duvarı, bilhassa da damarın iç tabakası, yani endotel adı verilen iç yüzeyi geliyor.

Eğer herhangi bir nedenle [mesela aşırı sigara kullanımı, LDL kolesterol yüksekliği (özellikle LDL 3 ve LDL 4), HDL kolesterolü azlığı, insülin direnci ve buna bağlı kilo fazlalığı, D vitamini eksikliği, Omega-3 noksanlığı, ürik asit yüksekliği, kan şekerinin artması ve benzeri faktörlerle] endotel tabakası hasar görmeye başlarsa, ortaya çıkan tamir etme çabaları aynı zamanda kronik iltihabi süreçleri de tetikliyor.

Bahsi geçen faktörlerin neredeyse tamamı, damar duvarındaki yapısal bütünlük ve dengeyi sürdürmek için optimal sınırlarda olmalı...
Bu düzendeki herhangi bir bozulma, o bölgede iltihap yapıcı maddelerin miktarını artırıyor...

Netcede damar duvarı bozulmaya, sertleşip kalınlaşmaya, içerisinde aterom plağı denilen yapılar ve sonra da pıhtılar oluşmaya başlıyor.

Bu süreç ne yazık ki son derece tehlikeli bir yolculuğun da başlangıcı oluyor...
Hasar gören damarlar eğer kalbi besleyen koroner arterler ise, süreç koroner kalp hastalığına dönüşüyor...

Eğer beyni besleyen damarlarsa, bellek sorunlarından felç-inme ataklarına kadar giden bir dizi problem ortaya çıkıyor...

Göz damarlarında olduğunda, retina kanamaları veya damar pıhtılarına bağlı göz kayıpları meydana geliyor...

Böbreklerde olduğunda ise böbreğin temizleme gücünün giderek azalması ile sonuçlanıyor.


Aslında iltihabi süreçlerden bütün doku ve organlar nasibini ama az ama çok alıyor.

Kronik iltihap kalbin, beynin, gözün, böbreğin, eklemlerin, yani neredeyse her doku ve organın işlevini bozabiliyor.

Yaşlılığımızı damar sertliği, Alzheimer, kanser, obezite ya da aşırı kiloluluk, artrit gibi kronik hastalıklarla boğuşarak geçirmek istemiyorsak, "kronik iltihabı nasıl azaltabiliriz?" sorusuna cevap aramaya devam etmeliyiz.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yararlı bir yazı teşekkürler:)

Halil Güven (Sökeli) 
 21.11.2018 8:11
Cevap :
Ben teşekkürler ediyorum, saygılar, sevgiler...  22.11.2018 0:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1851
Toplam yorum
: 4270
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 2771
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster