Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '20

 
Kategori
Gelenekler
Okunma Sayısı
21
 

YAYLA

YAYLA

YERİ: Kısır Dağı yükseklik 3.197 m il merkezine 30 km uzaklıkta. Ardahan ilinin Çıldır ilçesinde yer alır

Doğu Anadolu bölgesinde yer alan yüksek dağlardan biridir. Havzası Çıldır ovasında yer alır (ciyaxor)= Dağın kapısı anlamına gelir. Zinzal (Güvenocak yaylası)

Nisan – Mayıs aylarında yayla hazırlığı başlar.(yaz gelince yaylalarda kotam köylü kızları) Yayla hazırlığı başlarken koyunlar, sığırlar köyün kuzeyinde doğusunda yer alan ziyaret diye anılan yüksek bir tepeye (Kalaça)

Götürürler o tepenin etrafında döndükten sonra yaylaya. Çıkarlardı…

Çünkü:  kendi inançlarına göre eğer bu işlemi yapmazlarsa koyunları ve sığırları öleceğine inanırlardı.

Bu yüzden herkes yaylaya çıkmadan önce ziyarete çıkarlardı. Genç kızlar, genç gelinler. Köyün delikanlıları da ziyarete çıkardı.

Herkes oraya azıklarını yani yiyecek. İçeceklerini de alıp götürürlerdi. Orada, afiyetle neşe içinde yerlerdi. Köyün zengin Ağaları da orada kuzu ya da koyun keserlerdi. Çok neşeli bir bayram havası içinde o günlerini geçirirlerdi.

Yine böyle bir inançları da vardı, orada birçok kayalıklar vardı. o Kayalıkların arasından geçmek çok zordu. Hele şişman olanlar hiç geçemezdi o geçitten gecenler günahlarında arınmış olurdu.  geçemiyenler ise günahkâr sayılırdı. Geçemeyenler çok üzgün eve dönerlerdi.

Birde yine o kayalara küçük taşları yapıştırıyorlardı taş kaya ya yapışırsa dilekler olacağını yapışmazsa olmayacağı kanısına varırlardı. Üzgün ya da neşeli bir şekilde ev e dönerlerdi…

Böylece yaylaya çıkma dönemi başlamış oluyordu. Bazılar, o zamanın en hızlı ulaşım aracı olan at arabası (brışka) ile bazıları da at ile çıkardı yayla durumları, ona uygun olmayanlar öküz arabası ile çıkardı gelinler. Kızlar çok güzel at a binerlerdi böylece yaylada yaşam başlardı.

Çobanlar  koyunlarına çok değer verirlerdi. Çobanlarda kendi aralarında kıdeme göre ad verirlerdi. Baş çoban. Çoban. Yancı, danacı. Kuzucu. Ve öküzcü bunlar yaylalarda çok güzel çalgı çalarırdılar kimisi çok güzel kaval çalardı kimisi de çok güzel tulum çalardı. Akşamları koyunları arğaca getirdikler zaman yaylayı hoş bir seda sarardı bunlardan bildiklerim rahmetli, Mikail Tan, Zihni Durak ve Ramiz Karagöz

Çok güzel kaval ve tulum çalarlardı. İnekler iki kez sağına gelirlerdi. Koyunlar ise bir kez öğle üzeri sağılmaya geliyordu. Sütlerini sağar ve süt makinasına da  çekip kaymağından yağ makine altından da peynir çeçil yaparlardı zaten Çıldır' ın çeçili çok meşhurdur..

Yayladan Kars-Çıldır karayolu geçer. Çıldır' dan gelen otobüs ve kamyon buradan geçerdi. Bizde bu yolun üzerinde beklerdik, otobüsü ya da kamyonu köyün zenginler Kars a yağ satmaya götürürlerdi yağı satıp ihtiyaçlarını karşılarlardı. O zaman yaylada küçük bakkal gibi bir yerde vardı rahmetli Esbender amca bu işi yapardı sebze meyve gibi şeyler satardı peynirle yağla.

( tarlalar da hoşa giden sarı turuncu pembe mor, birçok güzel çiçek olur.) bazen da Artvin den gelen Lazlar kiraz, armut gibi şeyler getirip satarlardı onlarda peynirle satarlardı. Çok doğal ve lezizdirler (soğuk bulak göy yayla oda kaldı marala) Kayseri den alyoncular geliyordu. İnci, boncuk vesaire satarlardı. Yün ve çorap yırtıklar eski şeyler alırlardı.

   Ve yaylanın inişi: Eylül ayının ortalarına doğru yaylanın iniş hazırlığı başlardı. Önce ağırlık yani motel yağ ve ağır eşyaları önceden köye gönderirlerdi. Daha sonra yani birkaç gün sonra da kendileri inerlerdi. O zamanlar yayla çıkınca yaylanın damı yapılır. İnince sökülürdü. O gece biz arabanın üstünde yatardık. Ay ışığı çok güzel ve çok rahat uyuyorduk. Çok tatlı bir uykuydu, herkes tatlı bir telaş içindeydi. Kimi nezih. Kimi kete, kimide feselli pişirirlerdi. Her kes bir sevinç kaygı içindeydi o zamanlar kazları çocuklar köye götürürlerdi bende bunlardan biriydim. Sabah tan akşama ancak köye varırdım. İnişlerde arabalar peş, peşe dizilirlerdi. Bir ucu yaylada bir ucu köyde olurdu. Herkes birbirlerini beklerdi. Gelinler, genç kızlar, delikanlılar At abrası ya da at la inerlerdi. Hatta atla inenler yarış yaparlardı genç kızlar çok güzel at a binerlerdi şimdi ki genç kızlar at ı görünce kaçıyorlar… Y olda rastladıkları vatandaşlara çobanlara kete veya nezih verirlerdi. Köyde kilerde de bir hazırlık vardı. Onlarda köyün en meşhur yemeği olan horoz, bece pişirelerdi çok güze olurdu.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Kayıt tarihi
: 22.11.07
 
 

MÜZİK ŞİİR VE EDEBİYAT ..