Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '16

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
146
 

Yaz,kış meyve veren bir ağaç gibi, Mehmet Aydın'ın ardından

Yaz,kış meyve veren bir ağaç gibi, Mehmet Aydın'ın ardından
 

Eğitimci yazar ve şair Mehmet Aydın ( 1923- 2016 )


Devinir tohum

Gezinir yamaçlarda yeşillik

Titrer ışık

Bulutlar kucaklaşır

Sert kayalarda

Serilmiş bir halıdır yaşam…

Sevgili şair Mehmet Aydın’ın son bana gönderilen ( Aydınlık Tutkusu ) şiir kapağında yer alan kendine özgü dizelerle yazıma giriş yapıyorum. Bu yazımı okumasını çok isterdim.

Sanat ve kültür evrenizde Mehmet Aydın sayılı ve saygın imzalardan biri idi. Cumhuriyet yazınının ve Atatürk Türkiye’sinin koca bir çınarı idi. Onun ölüm haberini beni Ankara’dan arayan halkbilimci yazar Şahver Karasüleymanoğlu’ndan bu acı haberi bir telefon sesiyle öğrendim. Çok üzüldüm doğrusu.  Daha eşinin kırkı bile çıkmamıştı sanıyorum. Değerli hayat arkadaşını yanılmıyorsam 02 Şubat 2016’da yitirmişti. O günlerde bir başsağlığı için aradığımda sesi çok kesik kesik geliyordu.  Acılarını paylaştıktan sonra bana telefonda aynen şöyle demişti:  Kadir Bey kardeşim, eşim gittikten sonra dünya bana zindan oldu. Artık hayatın tadı, tuzu kalmadı. Eşim son bir iki yılda hastaydı, lakin onun varlığı, gölgesi bile beni mutlu ediyordu. Bundan böyle zor günler yaşayacağım ” diyordu…  Nihayet o da aradan bir ay geçmeden 31 Mart 2016 günü Âşık Veysel’in “ benim sadik dostum karatopraktır “ dediği Anadolu’nun şehit kanlarıyla sulanmış topraklarına kavuştu… Bizim gideceğimiz topraklara o daha önce elveda deyip göç etti gitti. Yolu açık olsun demekten başka elimizden ne gelir… Işıklar içinde yatsın... 

Edebiyat coğrafyamızda eğitimci yazar ve şair olarak bilinen Mehmet AYDIN 1923 Afyonkarahisar’ın Bayat Bucağı’nda İlkokulu, ortaokul ve liseyi Afyonkarahisar’ da okudu. 1948 ‘de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi.  Askerliğini topçu asteğmeni olarak bitirdi.  Vatani görevinden sonra Pazarören, Cılavuz, Pulur Köy Enstitüleri ve Çanakkale öğretmen Okulu, Bursa, Konya, Selçuk ve Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nde öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Bir ara Paris’e gitti kaldığı üç yılda Türk Dili okutmanı olarak Belgrat Üniversitesi’nde görev yaptı. Eğitim Enstitüleri Yönetmeliği üzerinde çalışmalar yaptı, MEB  ‘nin görevlendirmesiyle Ortaöğretim Türkçe ve Edebiyat öğretmenlerini yetiştirme Kurslarında öğretim görevlisi olarak görev yaptı. 1980 yılında kendi isteğiyle emekli oldu. Emekli oldu ama yine boş durmadı.   

Şair, yazar, araştırmacı Mehmet Aydın’la Kuşadası, Söke gibi yerlerde yapılan Sanat, Edebiyat ve Kitap Günlerinde hep bir araya geldik. ( Söke’de 21 – 23 Ekim 2009 ) günlerinde birlikte idik.  O etkinlikte bütün şiirlerinin yer aldığı Güneşi Paylaşmak / şiirler ( 2009) adını taşıyan kitabını bizlere imzalayıp armağan etmişlerdi… Cana yakın, sevecen bir insandı.  Şairliğinin ve yazarlığının ötesinde adam gibi adamdı. Ayrıca ne zaman Ankara gitsem mutlaka onunla görüşme imkânını bulurdum. Eski Aydın Milletvekili şair ve eğitimci yazar M. Kemal Yılmaz ve Mehmet Aydınla birlikte Ankara’da MAREV Vakfının bir tanıtım gecesi olmuştu. (Tarih 08 Nisan 1998 Ankara  / Dedeman Oteli' nde ). Bu etkinliğe birlikte katılmıştık, konumlara verilen yemekte Mardin’in zengin mutfağından kırka yemek ikram etmişlerdi. Sayın Mehmet Aydın “ Kadir Bey, bu Mardin mutfağını ve sunulan halk türkülerine hayran kaldım“ diyordu… En son olarak ta yine Eski Aydın Milletvekili M. Kemal Yılmaz, şair ve Gümüşhane Milletvekili Nurettin Özdemir, şair Milletvekili Şinasi Özdenoğlu yanılmıyorsan en son olarak Ankara Kızılay’da bir araya gelmiş ve hep birlikte TBMM ‘ne gitmiştik… Sayın şair Nurettin Özdemir'de şu sıralarda  hastadır,  O'na da    geçmiş olsun ve acil şifalar diliyorum...Orada çay, kahve ve sanat, edebiyat üzerine sohbetimiz olmuş ve birlikte yemek yemiştik. Tarih: 2011 ve 2012 yılları arasında iki kez olmuştu. Bu ziyaretlerimizde hep Mehmet Aydın Bey yanımızda idi… Eski Aydın Milletvekilimiz M. Kemal Yılmaz’da 10 Mart 2013’te aramızda ayrıldı. O’nu da saygıyla ve rahmetle anıyorum. Sayın M. Aydın’ın sadık dostlarındandı.“Hayatı ve Eserleriyle Umurlu’dan M. Kemal Yılmaz (Söke Cumhuriyet matbaası- 3.baskı, 2012) tarihli yapıtımın önsözünü de Sayın Mehmet AYDIN Bey yazmışlardı. Bana yazdığı bir mektubunda “ Aferin Kadir Bey,  vefalı olduğunuzu bir kez daha ortaya koymuşsunuz. Sayın YILMAZ hayatta iken bu eserinizi görmüşlerdir. Sizleri yürekten kutluyorum” demişlerdi… Bu iki gönül adamının öbür âlemde birbirlerine kavuştuklarına inanıyorum.

Mehmet Aydın çıkan her kitabını bana mutlaka gönderiyordu. En son çıkan şiir yapıtı “Aydınlık Tutkusu” ( şiirler- 2 Ocak 2006), Ankara- tarihli idi. İmzalı olarak aynen şunları bir güzel el yazısı ile yazmışlardı. Anısına binaen yazıyorum: “Mehmet AYDIN’ dan  folklorun, çağdaş edebiyatın ve köklü insanlık sevgisinin şaşmaz duayeni  çok değerli şair ve yazar dostum  Abdülkadir Güler’e, benliğimin en  yoğun duyarlıklarıyla…. 29 Aralık 2015 / Ankara – ( Mehmet Aydın- diyerek imzalamışlardı.  Bu ifadeleri ve bu çok değerli bulduğum şiirler kitabını ömrün boyunca evimin kitaplığının başköşesinde bulunduracağıma ve zaman zaman okuyup Sayın AYDIN’ı dualarımla anacağıma söz veriyorum. Gerçekten soyadı gibi AYDIN bir insandı…

Sayın Mehmet Aydın’ı yakından tanıyan Prof. Dr. Talat S. HALMAN  “ Sancılı Ezgi “ şiirler ( Şubat 2011), kitabının bir bölümünde:” Bir aydın şair Mehmet Aydın, 40 yıldan uzun süredir Ankara’da  (oturan)  bir şair… Anadolu’ unun dört bucağında, birkaç yılını da yurtdışında geçirmiş. Sonra Gazi Eğitim’de ve Bilkent’te  öğretim üyesi.. Türkçesi en güçlü, en güzel olan insanlarımızdandır… 1953’te Varlık’la başlayan yazarlığı ve şairliği 60 yıla yakın. Düzinelere kitap yayını var: Şiir, inceleme, söyleşi, sözlük, derleme, araştırma.  Mehmet AYDIN bir yalnız şairdir. Bir şiirinde beklide kendini anlatıyor. “ Güneşi Paylaşmak” ( Karınca Yayınları).  Enfes nice şiir bir arada.  Bir yalnız şair / Yalnızlığa tutsaktı kalabalıklarda /  Tırmandı dağı, taşı / Bir ömür boyu /  Yaşamın zorlu yamaçlarıyla / Kıraç bozkırlarda eğleşti /  Boz bulanık sulardan geçti /  Düş dünyasında gezindi sınırsız /  Bulutlara aşklara tutundu / Hüsranlara uğradı zaman zaman / Tuttukları elinde kaldı / Uzattı elerini / Darda kalmışlara /  Göksel varlıklar yerine / insanlara koştu./ Yurdunu cennete çevirme yolunda / yüreğini ve kendini / Aydınlığın ateşlerinde yaktı…” Mehmet Aydın’ın dizeleriyle (şiirleriyle)  Sayın Halman bir güzel Sayın M. Aydın’ı anlatmaya çalışıyor… ( Sancılı Ezgi-Şiirler- Şubat 2011)

 “ Aydınlık Tutkusu” (şiirler- 2016 ) yapıtı 80 sayfadır. Bu yapıtı giriş bölümünde Arzu Kök şunları yazıyor: “Cumhuriyetle yaşıt Mehmet AYDIN, bugüne kadar da Cumhuriyet kuşağının coşkusunu içinde taşıyor. Kendisi kadar şiiri de gerçek bir cumhuriyetçi. O yaz kış meyve veren bir ağaç gibidir. Ders kitabından eleştiriye kadar her konuya el atmış bir yazın eridir. Anadolu’nun bozkırlarından sözcükler devşirip getirir dimağlarımıza. Dağ başlarında sessiz, sedasız açan kırçiçekleri unutulmaya yüz tutmuş sözcükleri kullanır şiirlerinde. Oldukça yalın bir anlatımı vardı. Özenle seçen sözcükleri ve gerçek anlamda yetkin bir dil işçiliği kullanır. Bu anlamda yüz akadır Türkçenin. Mehmet AYDIN’ın şiiri genelde anlam şiiridir. Biçim ve anlam bütünlüğü vardır şiirlerinde. Evrensel ilişkilerin bilimi olan diyalektiği kullanır yazarken şiirlerini.  Dünya görüşü ve evrensellik ön plandadır. Şiirlerinde asla benmerkezci bir anlayış söz konusu olmamıştır. ( 26.11.2015) Arzu Kök’ün bu yazısını okuyunca o’ na hak vermemek elde değildir. Adı geçen yapıtının 24. sayfasında “BEN İNSANIM” başlıklı şiirini sizlerle paylaşmak istiyorum:

Anadolu toprağının oğluyum ben

Başı dik gönlü zengin

Acılara dayanıklı

Güçsüzlerle yoksulları

Bağrına basan

Azılı düşmanlara karşı

Direnci asla kırılmayan

Horlanmış kara derili

Sarı derilinin

Katmanında unutulup

Terkedilmiş kimselerin

Kardeşçe ellerinden tutan

Yaşam arzusunu

Herkesçe cömertçe sunan

Çok yönlü baskılarla yasakları

Temelinden kıran

Hoşgörüyle donanmış

 Bir sunak havası duyarlığında yer alan

İçsel nitelikleri gür ve taşkın

İnsanın ben insanım ben…

(19 Aralık 2011- Ankara)

Bu içtenlikle tüm insanları siyahı, beyazı kucaklayan ve onlara merhaba diyen yiğitçe merhaba diyen bir şaire merhaba demeden ve selamlamadan olur mu? 

Rahmetli Mehmet Aydın’la sık sık telefonla görüşüyorduk. Telefonda gür ve sevimli bir sesiyle “ merhaba vefalı dostum, canım kardeşim “ diyordu. Gönül almayı. hal-hatır sormayı, insana değer vermeği bağlamında örnek bir insandı. 24 Kasım 2006 Öğretmenler Günü münasebetiyle yine O’nu telefonla aramış ve şu aşağıdaki dörtlüğü bir demet karanfil niyetine armağan etmiştim. Nedenli sevindiğini tarif edemem.

         BENİM İLÇEM SÖKE, İL’İMSE AYDIN

                        GÖNÜLDEN MERHABA GÖZLERİN AYDIN

                                   SONSUZ”BOZKIRI AYDINLATAN MAVİ”

                                               YAZDIĞINI YAŞAYAN MEHMET AYDIN…

“Bozkırı Aydınlatan Mavi”(2004) yılında Diyarbakır’da öykücü yazar  hemşehrim Musa DİNÇ katkılarıyla yayınlamıştı. O günlerde keyifle  okuyor ve elimden  hiç düşmeyen bir şiir demetidir…

Mehmet Aydın’ın çalışkan ve üretken bir eğitimci yazardı. Birçok şiir kitabının yanı sıra İncelemeleri araştırmaya dayalı kitapları, dille ve sözlüklerle ilişkin kitapları, ders kitapları, Eğitim Enstitüleri ders kitapları, ortak kitaplar ve hakkında yazılan onlarca kitaplarla birlikte hakkında yazılan kitaplar ve tezler ve yüksek lisans tezleri de vardır.

Şiir kitaplarını yazıyorum: Özgürlüğe Açılan Eller (1971- 1994),Halkın Soluğu (1978), Işığın Kavgası (1979), Yeryüzü Sancısı (1985), Şiirsiz Kalmasın (1985), Yürekte Yanan Dünya (1988), Mavi Ter (1992), Işıltılar (1995),  Derin Bir Aynadan (1999), Bozkırı Aydınlatan Mavi ( 2004), Şiir Ülkesinde Yalnız Dolaşmak (2006), Şiirde Yaşamak ( 2007), Aydınlığa Tutunmak (2008), Güneşi Paylaşmak ( Toplu Şiirler -  2009), Sancılı Ezgi (2011), Dayanışma Işığı (2002), Şiire Yolculuk ( 2013) ve Aydınlık Tutkusu (2016) gibi şiir kitapları Türk edebiyatına bir hayli renk ve zenginlik kazandırmıştır.

Mehmet Aydın’ın Şiirleri, sanat, edebiyat, halk bilimi ( folklor) ve kültür bağlamında aldığı birçok ödülleri de vardır. Bunlardan da birkaçı yazayım diyorum:

 1970 TRT, Özgürlüğe Açılan Eller” şiir ödülü,1980 Oluşum Dergisi birincilik ödülü, 1989 Abdi İpekçi Deneme ödülü, 1991 Güneş Dergisi şiir ödülü,  1997 Nasrettin Hoca Fıkraları Derleme ödülü,1998 Ankara Valiliği Türk Kültürüne Hizmet ödülü, 1998 Türk Folkloruna Hizmet ödülü, 2001 Türkiye Yazarlar Sendikası Ankara Temsilciliği ödülü, 2013 İzmir Özgür  Eğitim Çocukları Yayınları ve Çocuk Şiirleri Büyük Ödülü gibi aldığı ödüllerden bazılarıdır.

Sözün özü eğitimci şaier vev yazar Mehmet AYDIN hocamız ve üstadımız için neler söylense ve neler yazılsa yeridir. Afyonkarahisar’ın bağrında yetişen Türk edebiyatı, Türk kültürü ve Türk şiirine değer veren ve bunlar arasında ter döken yazınımızın köşe taşlarından biri idi. Bir yıldız gibi 93 yaşında iken aramızdan akıp göçtü… ( 31 Mart 2016). Değerli hayat arkadaşı ve eşinin vefatından sonra kırkı geçmeden elveda deyip gittiler. Yolu açık ve aydınlık olsun. O’nu her zaman şiirleriyle, yapıtlarıyla saygıyla ve rahmetle anacağız. Sevgili Mehmet Aydın Hocamıza Allah’tan rahmet diliyor, tüm sevenlerine ve edebiyat dünyasına başsağlığı diliyorum. Işıklar içinde uyusun diyorum.

 

Abdülkadir  GÜLER

05 Nisan 2016-  Söke

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Abdülkadir,Mehmet Aydın,Bursa Eğitim Enstitüsü' nden öğretmenimdi.Batı Edebiyatı ve kompozisyon derslerine gelirdi.O,bir "Cumhuriyet çınarı"ydı. Anadolu 'da yeşerdi,dallandı,budaklandı. Anadolu'nun sesini,soluğunu,arı Türkçesiyle ;yapıtlarıyla tüm ülkeye duyurdu.Benim hazırladığım "Yeni Türkçe Dil bilgisi "yle de şöyle yazmıştı:Dil,öteden beri bir ulusun varoluşunun temel öğelerinden biri olarak bilinir.Hüseyin Başdoğan, bu görüşü bilinçli bir algılama süreci olarak sürdürmektedir.Bu açıdan o;Türkçenin ses,anlam, yapı,işlevsellik ve tarihsel öğelerine bütünsel bir bakışla yaklaşıyor.Türk dilinin evrimi yanında,dil-toplum,dil-kültür ilişkilerine de yer veriyor.Başdoğan; dil çalışmaları bağlamında ses,sözcüğün yapısı,sözcük türleri,söz öbekleri,tümce , ,tümce çözümlemesi,anlatım bozuklukları konularını derinlemesine işliyor;konularla ilgili değişik görüşlere de değiniyor. Bütün bunların dışında metinlere ek olarak bugün çağdaş yazında “Prag Okulu”yla öne çıkan üst dil,öte dille birlikte postmodern dil ilişkilerini de göz önünde tutması,yerinde bir çaba olacağı kanısındayım. (Mehmet Aydın,14.05.2012)

Hüseyin Başdoğan 
 06.04.2016 12:36
Cevap :
Sayın Hüseyin Başdoğan, Eğitimci yazar Mehmet Aydın'ın öğretmeniz olmasına çok sevindim. Onun vefat haberi beni yıktı. Allah gani gani rahmet eylesin. O başlı başına bir koca çınardı. Bu yazınızı ve onun söylediklerinden birkaç cümleyi sizden izin alarak onun için hazırlayacağım yazıya da koyacağım. İlginize sonsuz teşekkürler. Hepimizin başı sağ olsun. Teşekkürlerimle...  06.04.2016 16:32
 

Sayın Hocam! Kimler geldi kimler geçti. Allah merhum Mehmet Aydına gani gani rahmet eylesin.Selam ve saygılar, sağlık ve mutluluklar. NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 05.04.2016 15:29
Cevap :
Evet Mehmet AYDIN Bey'de koca bir çınardı... O'da aramızdan uçup gitti. Mekanı cennet olsun...Yorumunuza teşekkürler...  05.04.2016 17:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2104
Toplam yorum
: 4594
Toplam mesaj
: 223
Ort. okunma sayısı
: 824
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi'nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe'de bitir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster