Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
243
 

Yazık oldu! Ülkem değerlerini kaybetti.

Yeni yazmıştım. Başbakan'ın Mynamar'a yardım yazısı geldiğinde şehit babasının evine haciz geldi haberini okuyordum diye. Ortalıkta ne Başbakan var. Ne Cumhurbaşkanı. Ne de Hükümet. Devlet yok devlet! Aynı yazıda Suriye'li sığınmacıların çadırlara klima talebini de dile getirmiştim.

Bu gün gazeteden öğrendiğim bir habere yine çok üzüldüm. Sevgili Başbakan ve Hükümet neye zam yapacaklarını düşünmekten başka şey düşünemez oldular. Bundan da haberleri yoktur. Ya da şimdi askerlere taktıklarındandır belki de bilmiyorum. Saldırı altındaki askerliğini bitirmiş askerin eve dönüş öyküsü çok ibretlik bir öykü bence. Hatta siyaset okulunda ders olacak kadar ibretlik.

Bingöl-Muş karayolunda 10 askerin şehit olduğu yaklaşık 70 askerin de yaralandığı PKK saldırısından yaralı kurtulan   jandarma er Ramazan Arı evine dönmek için borç para bulmak zorunda kalmış. Allahtan tanıdığı varmışta borç almış. Peki tanıdığı olmasa ne olacaktı?  evine dönmek için borç para bulmak zorunda kalmış.
 
Bu vatan için askerlik hizmeti yapıp hizmetin sonunda da yaralanan birinin hiç önemi yok mu? Tabii ki bunu çocuğu askerlik yapmayanlar anlayamıyabilirler. Fakat her insanın vicdanı vardır. Vicdanı olan da bu durumdan huzursuz olur. Devlet koruması sadece Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar için mi var?
 
80 tane cocuğu koruyamayan devlet, bunları korumamaya devam ediyor. Bu mudur Adalet? Bu mudur Kalkınma? Suriye'li sığınmacılara gelince hükümet onları korumaya devam ediyor. Hatta sevgili Başbakanım onları bizim kendi milletvekillerimizden bile koruyor??? O Suriye'li sığınmacılar ki ülkesinde kalıp ülkesine sahip çıkmak yerine bizim vergilerimizi yeme derdinde olan ve iç savaş bitince gidip bir sürü hak iddia edecek olanlardır. Tıpkı bu ülkeyi 80 öncesine getiren milletvekillerimizin o zaman ülkeyi kurtaran askerlerden bu gün davacı olması gibi. Neydi? Mağdurlardı. 
 
Bu askerimiz ki bedelsiz vatan savunmasında. Gerekirse canını vermek üzere askere gitmiş.
 
Müslümanlıktan bahsedenleri burada esefle kınamak istiyorum. Müslümanlık camiye gitmek veya 1 metre kare bezi başa örtmekten çok daha ulvi bir olgudur. Müslümanlık insanlık için çalışma dinidir. Onun içindir ki "Neyle gelirsen gel kul hakkıyla gelme der."
 
Mynamar, Suriye vs.. Önce can. Kendi çocuklarımızı koruyamazken başkalarını korumak!!! Bizde bir laf var "kendi başını düzemeyen gelin başı düzer derler" Önce kendi çocuklarımızı koruyalım. Askerimizi ordumuzu koruyalım. Biz onları korumazsak bizi kim koruyacak?
 
Sizleri de üzdüm, özür dilerim.
 
Saygılarımla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu gerçeklere ancak yandaşlar üzülmezler.Recep bey "evet ben padişahım" demedi mi zaten? Başka söze ne hacet.İstedikleri gibi at koşturuyorlar işte.Ama bu devran böyle sürüp gitmez ki; elbet hak vukuu bulacak günün birinde.İlahi adalet illaki var.Ve bu dünyanın arafı da... İmamın kayığını unutup dünyaya kazık kakacağını sananlar bunlar işte. Bir saç davası sürüp gidiyor.Müslümanlık Allah ile kul arasındadır.Yatıp kalkmayla da müslümmanlık görevini yerine getiriyorlar diye gösteri yapmasınlar.Gittikleri camide halk içeri giremiyor korumalardan.

SAHAFÇA 
 30.09.2012 23:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 530
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1960 Ankara doğumluyum. İktisat mezunuyum. Haberleşme Ustasıyım. Uluslararası lisansl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster