Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '10

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
3242
 

yazılı ve görsel basın

Geçmişten günümüze kadar yazılı ve görsel basın işletmesini ele aldığımızda iki basın işletmesi arasında çok büyük bir fark olmamakla beraber bir takım küçük ayrıntılarla ayrılmaktadır. Basın işletmelerini ekonomik ve ticari bir birim bir yandan da sosyal yönü olan işletmeler olarak tanımlayabiliriz. Basın işletmeleri ticari işletme bünyesine sahip olmakla birlikte aynı zamanda düşünce üreten ve kamu hizmeti gören ekonomik birimlerdir. Basın işletmeleri yazılı basın işletmeleri ve sözlü basın işletmeleri olarak iki grupta toplanmaktadır. Yazılı basın işletmesinin tarihi oldukça eski yıllara dayanmaktadır. Gelişmenin sürekli olduğu dünyada insanların bir çok gereksinimleri vardır. Bunlar barınma yiyecek gibi temel gereksinimlerdir. Fakat günümüzün gelişen koşullarıyla birlikte gereksinimlerimizin öncelikleri değişmiştir.

Kültürel gereksinimin en temel giderlerinden biri okumaktı. Kültürün gelişiminde büyük etkisi olan gazete okuma ihtiyacı yazılı basın işletmelerinin gelişimine katkı sağlamış ve bu işletme zamanla daha da büyük işletmeler halini almıştır. Görsel basın ise yazılı basından sonra ortaya çıkmasına rağmen teknolojik gelişmelerin getirdiği imkan ve olanaklarla yazılı basından fazla rağbet görmektedir. Küçükten büyüğe herkese hitap eden televizyon günümüzün en büyük haber aktarım kaynağıdır.Teknolojinin verdiği olanaklarla ve ulaştığı kitle ile günümüzün vazgeçilmezi olmuştur. Görsel basının yazılı basına göre bir diğer avantajı da reklam gelirlerinin yüksek olması ve eğlence unsurunu da daha fazla içinde barındırmasıdır. Basın işletmelerinde kalite unsurunu başarılı bir şekilde uygulamak için üretim sürecindeki üretim faktörlerini (sermaye, hammadde, işgücü, teknoloji ve bilgi) en verimli şekilde kullanmak için dağıtım, pazarlama, insan kaynakları, halkla ilişkiler ve etik kuralları gibi etkenleri planlı şekilde üretim sürecine dahil etmek gerekir. Bu sürecin şeffaf olması gerekir. Böylelikle hem üretici hem de tüketici arasındaki bilgi alışverişini kolaylaştırır. İki basın işletmeleri arasındaki farklardan bir diğeri ise üretim sürecindeki zaman kavramıdır. Bu konuda yazılı basının görsel basına nazaran 24 saatlik gibi uzun bir çalışma süresinin bulunması gazete haberlerin daha ayrıntı ve kapsamlı olmasını sağlamaktadır.

Televizyon ise gelen haberi anında izleyici ile buluşturma kaygısı, haberin gazetedeki kadar ayrıntılı incelenmememsine ve yanlış bilgi aktarımında bulunulmasına neden olabilmektedir. Bu tür yanlışlıklarının önlenebilmesi için her iki basın türünün de toplum faydası ilkesi ile hareket etmesi gerekmektedir. Yazılı ve görsel basın arasında ki en önemli fark ise yazılı basın hizmete bağlı ürün üretmekteyken görsel basın ise hizmet üretiminin en belirgin örneğidir. Üretim süreci açısından bakacak olursak yazılı basın daha uzun zaman diliminde yani bir günlük sürede haberini oluştururken görsel basında ise haberi hemen yayınlama yarışından dolayı zaman daha kısadır. Buna rağmen iki basın işletmesi de tekelleşmenin getirdiği koşullardan dolayı haber açısından aynı kaynaktan beslenmektedirler. Basın işletmelerinin birçok üretim fonksiyonları bulunmaktadır. Bu fonksiyonlar işletmenin kar edebilmesi ve devamlılığını sürdürebilmesi için en temel yapı taşlarıdır. Bu üretim fonksiyonları dağıtım, pazarlama, halkla ilişkiler, insan kaynakları gibi bölümlerdir.

Araştırma konumuzda bu konulara iki basın işletmesinin ayrılıkları ve benzerlikleri açısından değinmiştik. Fakat bu kavramlar birbirleriyle bağlantı içinde olduğu sürece işletme başarılı olabilir. Günümüzde işletmeler fazla maliyetten kaçındıkları için gerek halkla ilişkiler olsun gerek insan kaynakları olsun gerekse pazarlama olsun işletme bünyesinde yer vermemektedir. Oysaki katlandıkları küçük bir bütçe sayesinde daha yüksek bir iş verimliliği ve daha iyi bir üretim söz konusu olabilir. İşletmenin ürettiği ürüne asıl değerini veren tüketicilerdir. Bu yüzden bir ürünün üretim aşamasından tüketim aşamasına kadar baz alınacak esas öğe okuyucu/izleyicidir. Okuyucunun/izleyicinin isteklerine karşılık vermek için geniş kapsamlı bir araştırma yapmak ise pazarlama fonksiyonunun görevidir. Pazarlama fonksiyonunun işlemini tam olarak gerçekleştirmesi dağıtımın devreye girmesiyle olmaktadır. Çünkü ürünü tüketiciye ulaştırmak dağıtım fonksiyonunun görevidir. Bu iki basın işletmesin de yazılı basın da ürün dağıtımı iki yolla olmaktadır bunlar dolaylı dağıtım ve doğruda dağıtımdır. Bu birimin maliyeti oldukça fazla olmakla beraber ürünün değerini bulması için en gerekli birimdir. Dağıtım anına gelinceye kadar geçen sürede yapılan çalışmaların değeri tüketici ile buluştuğu anda anlam kazanır. Bu işlemin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi için de planlı, programlı ve düzenli bir dağıtım organizasyonu ile mümkün olacaktır. Tüm yapılan çalışmaların tüketici ile buluşma noktasındaki karşılaşılan sorunlara başarılı bir dağıtım çalışması ile karşılık verilir.

Zaman kavramını da unutmamak gerekmektedir. Gazetenin belli saate yetişmesi ve dağıtım araçlarıyla okuyucu kitlesine ulaştırılması gerekir aksi takdirde okuyucu gazeteyi bayide bulamadığında başka bir gazeteye yönelir. Bunun sonucunda müşteri kaybı yaşanır. Müşteri kaybının yaşanmaması için ürünün zamanında yerini alması gerekmektedir. Ancak bu konuda televizyon ve gazete kıyaslanılırsa yazılı basının taktir edilmeye ihtiyacı vardır. Çünkü yazılı basının dağıtım konusundaki zahmeti görsel basına nazaran daha fazladır. Görsel basında ürün telekomünikasyon, uydu vb. sistemlerle kolaylıkla tüketiciye ulaşılırken, yazılı basında bu konuda hiçte avantajlı değildir. Yazılı basın dağıtım işlemini kendisi yada bağımsız bir dağıtım şirketi ile gerçekleştirebilir.

Televizyonun daha büyük bir kitleye ulaşabilme kolaylığı gazetenin kırsal kesime ulaşamama yada geç ulaşma olasılığı karşısında televizyonun dağıtım konusunda gazeteye nazaran daha avantajlı olduğu söylenebilir. Basın işletmeleri işlerini toplumsal fayda ilkesi ile yerine getirebilmeleri için insan faktörünü göz ardı edemez. İnsan kaynakları ve halkla ilişkiler bölümleri önemli görevler üstlenmektedirler. Anket, araştırma, geri bildirimler vb. uygulamalarla toplumun nabzını yoklamakta ve elde edilen sonuçlara göre işletme – tüketici ilişkisine yön verilmektedir. Günümüz çoğu yazılı ve görsel basın işletmeleri içerisinde halka ilişkiler birimi bulunmamakta, insan kaynaklarına da yeteri kadar önem verilmemektedir.

Bu bölümlere yazılı ve görsel basın işletmelerinde fazla karşılaşılmamasının baslıca sebebi bu bölümlerin işletmeler için ayrıca gider oluşturmasıdır. Ancak işletmeler unutmamalıdır ki halkla ilişkiler ve insan kaynakları departmanları işletmede ki çalışanların motivasyonunu işletmede kurum içi ve kurum dışı ilişkileri iyileştirerek hem ürünün hem de kurumun tanıtılmasına katkı sağlamaktadır. Sağladığı bu katkılarda beraberinde işletme için karı arttırmaktadır. Bu bölümler iç ve dış tüketicinin memnuniyeti ve beklentileri gibi durumları tespit edebilir, verimliliği arttırma yolunda yeni projeler ve yöntemler önerebilirler. Halkla ilişkiler ve insan kaynakları birbirilerin destekçisidir. Birbirinden ayrı düşünülemez inan kaynakları teknik çalışırken, halkla ilişkiler daha yapılandırıcı ve koordinasyonel çalışmaktadır.

İşletmenin bünyesindeki en değerli varlığı olan insana değer vermesi bir anlamda işletmesine önem vermesi demektir zaten çalışanlarına önem veren bir işletmede sosyal sorumluluk ilkesinden uzak olamaz. Sosyal sorumluluk ilkesi demişken basın işletmelerindeki etik kavramından da kısaca bahsedecek olursak ortak iyiyi anlatma olarak ifade edile bilinir. Ama ülkemizdeki ortak iyi kelimesi maalesef ideolojinin ve ekonomik güçün etkisi altında yanıp sönen bir lamba durumunu almıştır.

Basın işletmeleri tekelleşmenin getirdiği ekonomik durum ve iktidarın baskısıyla yazmak çizmek ya da üretmek istediğini değil yazmak zorunda olduğu yazıları yazmaktadır. Böyle bir bağımlılık sonrası bu iki basın aracının ne kadar etik davrandığı ise ayrı bir tartışma konusu olmaktadır. Hangi basın işletmesinin daha etik kurallar çerçevesinde ürün ürettiği açısına bakıldığında ise bu konuda yazılı basın işletmeleri ortak iyiyi anlatma çabası içine girmiş olsalar da bir sansasyonellik yaratmak istemi ile bu sorumluluk gün geçtikçe daha da azalmaktadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1699
Kayıt tarihi
: 25.04.10
 
 

Kitap okumayı ve eleştirmeyi seviyorum. İlerde gazetecilik mesleğini yapmak istiyorum. Araştırmayı s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster