Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '08

 
Kategori
Estetik / Güzellik
Okunma Sayısı
11472
 

Yılanın Yağı

Yılanın Yağı
 

Mona Lisa kel olsaydı !



Kabus gibi sanki.

Taradıkça, havlunun üzerine dökülen ve tarağıma dolanan saçlarıma ve seyrelmiş saç diplerime bakıp, üzüntümden ağlamak istiyorum.

Tutam tutam elime geliyorlar.

"Kesin yakında kel kalacağım".

***
Neredeyse 3 yıldır , zaman zaman artan oranda saç dökülme problemi yaşıyorum ve bu sorunla ilgili denemediğim yöntem kalmadı.

Doğal yöntemler konusunda uzman olduğunu söyleyen kişilerin bitkisel tarifleri bir yana, o pahalı ve "başarısı klinik deneylerle kanıtlanmış" serumlar, şampuanların çoğu da kafa derimin üzerinden geçti. Takviye vitaminleri de unutmadan. Ama ne saçımın dökülmesi durdu ne de benim çare arayışlarım.

Kel de kalmadım ama zayıf ve cansız saçlarım benim en büyük estetik problemim olmaya ve benim sinirimi bozmaya devam ettiler.

Kabul ediyorum, tamam, hiçbir zaman lepiska gibi gür, uzun ,parlak ve güzel saçlara sahip olmadım ama olmaz ki bu kadar da dökülmez ki!

***
Saçlar tarih boyunca doğal insan güzelliğinin bir aksesuarı ve insanların kendilerini ifade etme unsurlarından birisi olmuştur.

Aynı zamanda şekliyle, rengiyle, statü ve güç göstergesi olarak da kullanılmıştır.

Gür , parlak, bakımlı, güzel saçlara sahip olmak, insanın var olan fiziksel özelliklerini ve güzelliklerini saçlarıyla taçlandırmak anlamına gelir bence. Gençliğini ve zindeliğini simgeler.

Dolayısıyla kişinin kendini daha çekici ve özgüvenli hissetmesini sağlar.

Tüm bu nedenlerle saç, sadece kadınlara ait değil, erkeklerin de en büyük estetik problemlerinden birisidir. Ve günümüzde saç bakımı ve dökülmeyi önleyici ürünlerin pazarındaki genişleme, artan taleple orantılı, dikkat çekici özelliktedir.

Gerek doğal gerekse kimyasal ürünler, bu geniş pazarda uzman ve uzman olduğunu iddia edenlerce pazarlanmaya ve önerilmeye çalışılmakta. Bir saçı dökülen olarak ben de bu ürünlerin epey bir deney tahtası oldum.

Olsun ne yapalım. Ama sonunda başardım galiba.

Bugün saçımı taraken saydım sadece 15 tel saçım dökülmüş Son bir aydır saç dökülmemim neredeyse %85-90 oranında azaldığını sevinçle gözlemlemekteyim. Ayrıca saç diplerimden yenileri de gelmekte. İnanılır gibi değil ama doğru.

Herşey bundan 4.5- 5 ay kadar önce, alışveriş için Konağa indiğimde samimi bir arkadaşımın telefonuyla başladı.Benim gibi saç dökülme ve zayıflık problemi yaşayan arkadaşım;
" Ben yeni birşey duydum. yılan yağı. Hemen Kemeraltı'ndaki aktarlardan birine gidip alıyorsun ve başlıyoruz."

Güldüm.

"Tamam" dedim. "Kafamıza sürmediğimiz bir yılanın yağı kalmıştı, o da eksik kalmasın".

Hani içinde yılan lafı geçince insan ister istemez zehirlenirmiyim gibi bir şüpheye de düşmüyor değil. Ya da benim nedense aklıma ilk o geldi. Ve aktara "bu zehirli bir şey olmasın ?" diye sordum. O da bunun saç dökülmelerine iyi geldiğini ve bunun için kullanıldığını söyleyip beni rahatlattı neyse ki (!)

Sonuçta denize düşen yılana sarılıyor :)

Tam tamına 4 ay, gün aşırı, istikrarlı bir şekilde hiç aksatmadan, yılan yağını kafama sürüp masaj yaptım ve üzerine bir duş bonesiyle en az 3 saat beklettim. Sonrasında ise yine aktardan aldığım Hatay iline ait olan defne ve zeytinyağından yapılma sabun ile iki kez ve piyasadaki (ismini vermeyeyim ) saç dökülmelerini önleyen iyi cins ve tabiki pahalı :) bir şampuanla da bir kez yıkayıp duruladım.

4 ayın sonunda ise bakımı haftada bir gün ve yılan yağını yarı yarıya susam yağıyla karıştırarak yapmaya devam ediyorum. Ben de inanamıyorum ama sonuç iyi. Dediğim gibi dökülme neredeyse durdu. Saç telleri daha kalın ve canlı.

Artık bu yılan yağının mı, psikolojik olarak benim buna inanıp ısrarla devam etmemin mi, yoksa saçlarımın dökülmekten bıkıp, durmak istemesinin mucizesi midir bilmiyorum. Ben haftada bir yılan yağıma devam edeceğim.

Saçı dökülenlerle de bu deneyimimi paylaşmak istedim. Umarım başkalarında da işe yarar.

Yalnız denemek isteyenler,güvendikleri bir aktardan alışveriş yapsınlar. Üzerinde yılan resmi olan, küçük şişelerde satılan ve ithal olanları tercih etsinler.

Tijen Taşlı- İzmir

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Siz yokken bir de ben geldim:) İyi etmişim de'mi:))) Ha bu arada sarmısak halis muhlis zeytinyağında bir hafta bekletilip; saçlara sürülürse o da hem uzatır hem de dökülmeye engel olurmuş. Ama ertesi günü işe mişe gitmemek lazımmış. :) Kaleminize sağlık. Tekrar hoşgeldiniz...

Emine Supçin 
 03.02.2009 20:42
Cevap :
Teşekkür ediyorum. Sarımsağın saç üzerinde etkisi olduğunu biliyordum ama kullanmak bana göre biraz cesaret ister :)) Ertesi gün değil sanırım bir hafta kimseyle görüşmemek gerek :)) Kellik mi koku mu tercihi ise düşünülmeli tabi ki :) Ama bu yılan yağının etkisi inanılır gibi değil. Sevgiler benden :)  04.02.2009 12:13
 

Ben de bu yılan yağlarından toplu halde getirttim ve küçük çapta bir ticaret sonucu çevremdekilere sattım. Çok etkili bir ürün. Ayrıca ısırgan otlu şampuanla kullanılması da tavsiyemdir. Hatta bu tür problemi olmayan bile en azından pahalı şampuanlar yerine bu şampuanları tercih etsinler. Problem prikolojik veya genetik değilse şampuanlarda. Ek olarak yine bu doğal ürünlerden Karınca Yumurtası Yağı var ki, bu da epilasyon amaçlı kullanılıyor ve aynı şekilde düzenli kullanıldığında çok etkili. Aman bu iki üründen alanlar, dikkatli kullanıp karıştırmasınlar :) Yoksa tüm problemlerinden kesin kurtulurlar :))

Engin ALTUNISIK 
 21.12.2008 20:26
Cevap :
Bir de uygulamanın istikrarlı ve düzenli yapılması da önemli galiba.Bana mucize gibi geliyor ve yılan yağına bağlıyorum ama etki mekanızması nedir bilemiyorum.Dediğiniz gibi şampuan da önemli. Katkınız için teşekkür ediyorum :)  22.12.2008 10:42
 

kendine sürmeyi akıl edememiş demek ki:)) Karıncanınkini duymuştum, bunu duymamışım. Yazılara ara vermenini nedeni bu muydu yoksa, epeydir okuyamadık seni...Kafana takma, nasıl olsa kökü sende çıkar bir süre sonra...saydıkça daha çok dökülür, kıymete biner, bir de Eylül ayında çok döküldüğünü söylerler......geçmiş olsun! Selam ve sevgilerimle...

Fatma Köse  
 21.12.2008 12:21
Cevap :
Doğru, onun hiç saçı, tüyü yok :)) Yazılara ara vermemin nedeni tabiki saç dökülme problemim değil :) Çünkü saçlarım neredeyse 3-4 yıldır dökülüyor :) Zaten fazla da ara vermiş sayılmam. Birşeye çok fazla odaklanamıyorum galiba. Hevesim kaçıyor bazen.Ara sıra yazmak beni idare eder :) Benden de sevgi ve selamlar :)  21.12.2008 12:57
 

biz erkeklerin de sorunudur. Benim tepeden ve yan şakaklardan dökülüyordu, hem de hızlı dökülüyordu...Ama son yıllarda dökülme neredeyse sabitleşti ya da durağan hale geldi. Kısaca mevcut durumu kabul ettik ve korumaya çalışıyoruz. Ha ne mi sağladı? Valla şahsen strese bağlıyorum. Streslerde dışa yansıyan ve yansımayan tipleri olduğunu varsayıyorum. Galiba hem iç, hem de dış stres sona erdi, aynı paralelde saç dökülmesi de bitti. Sizin de vurguladığınız gibi belki de bu kadar dökülecekti ve de bu faaliyete son verdi...Sizin adınıza sevindim. Yılan yağını da aklımın bir köşesine yazdım. Teşekkürler...

Ömer ÖZDAMAR 
 21.12.2008 0:04
Cevap :
Saç dökülmesi erkek-kadın birçok kişinin problemi ve nedenleri de çeşitli.İnsanı üzüyor.Değişik çare ve arayışlara yöneltiyor, bilinçli bilinçsiz.Önemli olan insanın kendine zarar vermeden uzman yardımı alması tabiki.Birçok yöntemi denemiş birisi olarak son yaşadığım deneyimi, etkisini yine de tam olarak bilmememe rağmen paylaşmak istedim. Katkınız için teşekkür ediyorum. Sevgi, selamlar :)  21.12.2008 11:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 156
Toplam yorum
: 955
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2642
Kayıt tarihi
: 03.04.07
 
 

SÖZ UÇAR, YAZI KALIR. 9 Eylül Ünv. İşletme mezunu, 9 Eylül Ünv.Sosyal Bil. Ens.Sağlık Kurumla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster