Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '13

 
Kategori
Üniversiteler
Okunma Sayısı
143
 

YÖK’e, başbakana, öğrencilere ve velilere çağrı!

YÖK’e, başbakana, öğrencilere ve velilere çağrı!
 

Değerli veliler, henüz üniversitede olan veya üniversiteli adayı olan öğrenciler sizleri de bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz. Yarın sizi ve sizin çocuklarınızı da aynı engeller bekliyor olacaktır. Gelin bu duyarlılığı gösterelim, demokratik tepkimizi hep birlikte ortaya koyalım ve bu ucube engelin el birliği ile kaldırılması için bunu paylaşalım. Ey millet, belki siz böyle bir engelle karşı karşıya değilsiniz ama sizin de bir yakınız veya bir dostunuz böyle bir engelle karşı karşıyadır. Daha önemlisi bu ülkede bilim engellenmektedir. Bu engeli kaldıralım. Gelin bunu paylaşalım ve sizin de bir katkınız olsun.

Üniversitelerde hemen hemen tüm akademisyenler ve öğrenciler, yıllardır YÖK’ün zorunlu kıldığı dil başarısından muzdaripler. Bölümünden yüksek bir derece ile mezun olmak, alanında kayda değer bir başarıya imza atmış olmak, adayın dil sınavlarındaki başarısından daha üstün sayılmıyor. Üstün sayılan yabancı dil bilmek. İlla da bir yabancı dil dayatılıyor. Üstelik yapılan sınavlar dil becerisini de ölçmüyor. Yurt dışında İngilizce eğitimi almış akademisyenler bile ne hikmetse meşhur 65 barajını geçemiyorlar. Böylelikle genç akademisyenlerin önü kesilmiş oluyor. Bilim insanı olmanın önü kapatılıyor.

Bilim insanı olabilmek için mutlak suretle bir yabancı dil gerekli olsaydı, bugün bilimin temelini atanların birçok yabancı dil bilmeleri gerekirdi. Bilim üretmek düşünmek gerektirir. Düşünmek de mutlak suretle ana dille olur. Siz bu insanlara illa da yabancı dille düşüneceksin diye dayatırsanız bu bilime darbe olur. Birilerinin, YÖK’e bunu anlatması gerekir. Bir üniversitenin diğer dünya üniversiteleri arasındaki konumunu belirleyecek olanın o üniversitenin bilime sağladığı katkı olduğunu öğretmesi gerekir. Hiçbir üniversite yabancı dil başarısı ile bu payeyi elde etmez. Anadille düşünmek insanın bir gerçeği iken, hiç kimse yabancı dil ile düşünemiyor diye bir bilim insanını gözden çıkaramaz. Hele bu sınavlardaki başarısızlığı yüzünden bir akademisyen hiç elenemez. Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU bile yıllardır bu problemlere işaret etmesine rağmen ne yazık ki umursanmamıştır. Tüm akademik çevreler şikayetçi iken bu durum YÖK tarafından dikkate alınmamıştır. Hatta YÖK inatla bu yanlışında ısrar etmektedir.

Oysa, bu genç bilim insanlarının zamanlarının değeri ölçülemeyecek derecede büyüktür. Onların bu zamanlarını gasp etmek bu millete ve vatana ihanetle eş değerdir. YÖK’ün bu duyarsızlığı karşısında insanın aklına ister istemez, “yoksa YÖK’ü Batı mı yönetiyor?” sorusu geliyor.

Gelişmiş ülkeler, genç bilim insanını başının üstünde tutarken YÖK, bizim gençlerimizin önüne manasız yabancı dil zorunluluğu gibi engeller koymaktadır. Bunlardan ÖYP (Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı) kadrosuna sahip olanlar için durum zaten içler acısı. Eğer barajı geçemezlerse kadrolarından ihraç ediliyorlar. Bu hak mı, adalet mi, bilime katkı mı, darbe mi? Neden bu genç akademisyenlerin kendi alanlarındaki başarılarını ölçmüyorlar da yabancı dil gibi münasebetsiz hedefler sunuyorlar? Uluslararası bir araştırma gerektiğinde o dile sahip uzman kişiler aracılığı ile gerekli bilgi ve belgeler elde edilir. Bir bilim insanı olmak için yabancı dil gerekmez. Einstein, Newton, Galileo, Darwin, Edison vs.ler anadillerinden başka dil biliyorlar mıydı? Ben biyografilerinde göremedim.

Sürekli yurt dışı bağlantıları olduğu halde ne başbakan ne de cumhurbaşkanı adaylarından dil becerisi beklenmezken akademisyenlerden neden tek beklenen bu oluyor? Dil zekâsına sahip olmak, bir deha göstergesi de haberimiz mi yok?

YÖK, bu ülkede bilime öncülük yapacaksa genç bilim insanlarının önünden bu yabancı dil mecburiyetini mutlak suretle ve ivedilikle kaldırmalıdır. Onları kendi alanlarındaki başarıları ile değerlendirmelidir.

Sn. Başbakan’a seslenmek istiyorum: Sn. Başbakanım, sizce bu genç bilim insanlarımızın yüksek başarıları, YÖK tarafından önlerine konulan yabancı dil engellenmesi doğru olabilir mi? Alanında onurla mezun olmuş bir öğrencinin başarısı hiçe sayılabilir mi? Yabancı dile heba edilebilir mi? Başörtüsü zulmüyle bunun ne farkı var? Sizin çocuğunuzun önüne böyle bir dayatma konulsaydı ne düşünürdünüz? Bu gençler de sizin evlatlarınız değil mi? Biliniz ki, bu zulüm altındaki gençler, bunların aileleri ve dostları bu yanlış düzeltilmediği sürece size oy vermeyi düşünmüyorlar. Bunu bir tehdit değil bilgi olarak iletmek istiyorum. Bir Fenerbahçe kulübü kadar bu gençlerimizin sizce önemi yok mu? Sayın Başbakanım, bir vakitler İmam Hatiplere getirilen engeller için “çocukların kollarına 80 kg.lık yük bağlıyorlar” ifadelerini kullanmıştınız. Şu anki durumun bundan farksız olduğu görünmüyor mu?

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Fikirci, dil meselesi elbette bir sorundur ve tartışmaya açıktır ama kanaatimce daha başka meseleler var. Kadrolaşma, adam seçme, cemaat ve lonca ilişkileri yüzünden mısır patlağı gibi üniversite açılıyor olmasına rağmen kendine yer bulamayan pek çok yetişmiş eleman var.Bence bu sorun daha da önemlidir. Zira, bir bilim insanı iseniz bir yabancı dili çevirip alanınızla ilgili yayınlarını takip edebilecek ve dünyaya duyurabilecek kadar bilmelisiniz diye düşünüyorum. Tabi elbette bu tek şart olmamalı ve bazı toleransları olmalıdır, tartışılır. Ama bahsettiğim konunun tartışılır yanı yoktur. Çünkü nice yetersiz eleman bu tip kadrolaşmalarla ekmeği bırakın, pastalar tatlılar yemektedir. Saygılarımla...

Retor 
 28.08.2013 0:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 356
Toplam yorum
: 404
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 956
Kayıt tarihi
: 03.09.08
 
 

Ne elimde garantim var ikinci bir soluğu almaya Ne aklım erer dünyayı yıkıp da yeniden yapma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster