Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '12

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
709
 

Zam yağmuru şaka gibi

Zam yağmuru şaka gibi
 

Nisan yağmurlarıyla birlikte gelen zamlar şaka gibi. Bir türlü inanamadım. Doğalgaza % 18,7, elektriğe % 9,26 zam yapıldı. Elektrik Mühendisleri Odası da ‘’Konut kullanıcıları için çıplak elektrik fiyatı % 9,26 değil % 12,76 artmıştır ‘’ iddiasında bulundu. Eğer bu iddia doğruysa zam oranında bile bir yalan beyanat olduğu ortaya çıkıyor. Tümüyle yalan dünya yani. Bir iktidarın bu denli yüksek oranda bir zammı yapmasına da aklım ermiyor. Ya büyük bir hata yaptılar, ya da bütçemiz zor durumda.

Yılbaşında 4,32.- TL/LT. olan kurşunsuz benzinin fiyatı, ham petrolün varil fiyatı ve dolar kuru bahane edilerek 4,70.- TL/LT. oldu. Fiyatı % 8,7 oranında arttı. İlgililerin ‘’benzin nerede 4.00.- TL.’’ diye sordukları günler kısa bir sürede geride kaldı.

Yılbaşında emekliye % 6,7 zam yapıldı. Memurların daha ne alacağı belli değil. Sonuç olarak çalışan kesim her yıl olduğu gibi bu yıl da hükmen yenik durumda. Sırtı mindere yapıştı.

Anlayamadığım konu şu, bu fiyat ayarlamaları dış dünyadaki gelişmelere bağlı olarak yapılıyorsa, o zaman bu konularla ilgili bakanlar, müsteşarlar, müdürler, ilgili kurullar ( Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu )  ne iş yapar, ya da bu kadar kalabalık bir oluşuma ihtiyaç var mı? Binalar, arabalar, sekreterler, seyahatler hep masraf. Küçük bir binada dış piyasadaki gelişmeleri takip eden, zamanı gelince birim fiyatı dolar kuruyla çarpıp masrafları ekleyerek fiyat oluşturan bir kurul bu işi yapabilir. Bu yazdıklarım da elbette bir şaka. Ancak her şeyin en iyisini bilen ilgililerin böylesi durumlarda ‘’bu zamlar dış piyasa gereği yapılmıştır’’ açıklamalarını kabul etmiyorum. İşini yapamayan elemanı işten atarlar ama siyasetçilere böyle bir yaptırım maalesef yok. Kabul etmediğim bir diğer açıklama ‘’muhalefet partisiyle her türlü işbirliğine açığız ‘’. Seçim meydanlarında en iyi hizmeti biz veririz diyen bir siyasetçi bu açıklamalarla kendine ters düşüyor.

Enerji benim yorum yapabileceğim bir konu değil. Enerji Platformu adında bir site var. Merak edenler bakabilirler. Bu sitede 29.03.2012 tarihinde yazar Mert adıyla yer alan bir yazıda,’’ doğalgaz üreten ülkeler bile enerjide petrol ve doğalgaz bağımlılığından uzaklaşmaya çalışırken ithalata dayalı verilen yeni ruhsat ve lisanslar, Türkiye'yi milyarlarca dolarlık stratejik bir girdabın içine sürükleyebilir. Elektriğe yeni zamlar kapıda, cari açık ise yeni rekorlar peşindeyken özel sektörün doğalgaz ithalatına izin verilmesi soru işaretlerini artırdı. Bir yanda 2023'te sıfır enerji ithalatı hedefi, öbür yanda ise ithalata dayalı verilen yeni ruhsat ve lisanslar. Elektriğinin yüzde 51'ini ithal eden, bunun için yılda 54 milyar dolarlık fatura ödeyen Türkiye, azalan yerli enerji kaynakları yerine giderek stratejik bir girdabın içinde sürükleniyor ‘’ denilmektedir.

Ocak-Şubatta Tüketiciye Şirketlerin Ek Faturası: 100 Milyon TL

Elektrik Mühendisleri Odası Enerji Birim Koordinatörü Olgun Sakarya’nın yaptığı ve EMO sitesinde yer alan açıklamalara göre, EPDK‘nın 2012 yılı için öngördüğü toptan fiyat rakamı 12.39 kuruş iken, bu piyasada fiyatların şubat ayında 50 kuruşa yaklaştığını, şubat ayında ise gün öncesi piyasasında kilovat saat başına birim fiyatın 2 liraya kadar çıkmıştır.Sakarya,

"Elektriğin önemli bir özelliği depolanamaması; üretildiği anda kullanılması gerekiyor. Üretim ve tüketimin birbirini dengelemesi gerekiyor. Talebin miktara göre açıkta kalan kısmı piyasadan karşılanmaya çalışılıyor. Ama buradaki akıl almaz fiyatı anlamak, birinin bize izah etmesi mümkün değil. Bu kamuoyuna da her ne hikmetse pek yansımadı. 13 Şubat‘ta piyasada dönen enerjinin karşılığının 66 milyon TL olduğunu gördük. Normal koşullarda bunun 10 milyon TL olması gerekiyordu. Ocak ayındaki ufak-tefek sapmalar, gerek şubat ayının değişik günlerindeki sapmalar, bunların maliyetinin yaklaşık 100 milyon TL civarında olduğunu öngörüyoruz. 2 ayda tüketicinin sırtına yüklenmiş miktar bu. Özel sektör bu tür sıkıntıları fırsat bilip, istediği gibi manipülasyon yapmaktadır." Şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.

Burada yer veremediğim pek çok açıklama, makale ve yazılardan şunu anladım. Özelleştirme amacına ulaşmamış, enerji piyasası çok büyük bir kesintisiz gelir kaynağı, tüketicinin üzerinde hiç hak etmediği ağır bir yük var ve bu yükü ödemeye maalesef devam edeceğiz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 794
Kayıt tarihi
: 23.01.11
 
 

1981 yılında Eğe Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden mezun olmuştur.1984-1992 yıllarında Türkiye Z..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster