Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
477
 

Zarf mı önemli, içindeki mi?

Zarf mı önemli, içindeki mi?
 

İlk izlenimlerin yaşamımızı ne kadar etkilediğini hiç düşündünüz mü?

Bazı kararlarımızı uzun sorgulama ve araştırmalardan sonra alırız ama bir çok kararımız öncesinde ya sorgulama zamanımız yoktur, ya da gerek duymayız.

Bu kararlar bazen “ izleyeceğimiz film, alışveriş yapacağımız market ” gibi sıradan, önemsiz ve günlük; bazen ise “ arkadaşlık kuracağımız kişi, çalışmak istediğimiz iş kolu, firmamıza alacağımız eleman ” gibi sonraki yaşamımızı ciddi olarak etkileyen kararlardır.

Bu kararlar yaşamımızı belki de araştırma sonucu alınmış kararlardan daha fazla etkiliyor

Dahası, bu “ üzerinde düşünmeden ” alınan kararları bazen biz, bazen de bizim hakkımızda başkaları alır. Yani bu konunun yaşamımızdaki etkisini iki yönlüdür. Gerek kendi aldığımız, gerekse hakkımızda alınan bu kararlar konusunda bazı tedbirler almak elimizdedir.

Bir zamanlar bir arkadaşımın iş başvurusu ile ilgili ilk görüşmeye kravatsız gittiğinde yaşadığı diyalogu hatırlıyorum;

“Görüşmeye neden kravatsız geldiniz ” sorusuna, “ kravat taksaydım beni işe alacak mıydınız sanki ” gibi ümitsiz bir cevap verdiğini söylemişti. Tabi bu cevap, “ bu sorudan sonra ” artık o iş için şansının zaten olmadığı hissiyle verilmiş bir tepkiden ibaretti.

Ciddi kurumlar ve profesyonelliği benimsemiş kişiler bu zaafımızın farkındadırlar ve bu nedenle ürün paketlerinin tasarımı, paketin şekli, rengi, hatta kokusu ve bunların ürünün imajı ile uyumu üzerine üniversitelerde dersler, mastır ve doktora tezleri veriliyor.

İş başvurularında başarılı olmak, yani 5 - 10 dakikalık mülakatta karşınızdakileri etkilemek için kurslar düzenleniyor.

İmagemaker’ lar toplum önündeki kişilerin giyim, kuşam, saç, yürüyüş ve konuşmasını değiştirip onları gerçekte olmadığı gibi göstermeye çalışıyor.

Bütün bunlar deyim yerindeyse “ göz boyamak ” için yapılıyor. Eşikten içeri girmek için.

Oyunun kuralı bu, eşikten giremezseniz cevherinizi gösteremezsiniz.

Beğenseniz de beğenmeseniz de, kendinizi “ satıcı – alıcı – işveren – başvuran ” nereye koyarsanız koyun, oyunun kurallarının farkında olmak her zaman yararınızadır.

Eskiler “ zarfa bakma, mazrufa bak” derlerdi, yani zarf önemli değil içindeki önemlidir. Söz çok doğru ama günümüz Dünyasında yüzlerce beyaz zarf arasında fark edilecek bir renk, şekil, koku veya dikkat çekici bir ayırım ortaya koyamıyorsanız, zarfın içinde ne olduğunu görmeleri için Dünyaya (aslında kendinize) maalesef bir şans veremiyorsunuz demektir.

“ Benim için artık çok geç! ” diye düşünüyorsanız size şunu hatırlatırım:

“ Yarın, bundan sonraki yaşamınızın ilk günüdür! ”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınız çok ilgimi çekti. Kısa bir süre önce ben de zarf mı mazruf mu diye bir yazı yazdığım için. Görüşlerinize katılmamak mümkün değil. Evet Zarf bir eşik, mazrufu gösterebilmek için. Ama şimdilerde çok abartılıyor ve bu yüzden bazıları zarfa mazruftan daha çok yatırım yapıyor.Sevgiyle...

ni 
 22.11.2006 11:32
Cevap :
Kesinlikle haklısınız. Benim yazım bir gözlem ve tespit olarak algılanmalı. Zarfın mazruftan daha önemli olarak değerlendirildiğini Nasrettin Hoca asırlar önce "ye kürküm ye" diye ne güzel hicvetmiş değil mi? Demek ki yüzyıllar çok birşeyi değiştirmemiş.  22.11.2006 16:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 181
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 2001
Kayıt tarihi
: 28.06.06
 
 

İnsanın kendini anlatması zor, gereksiz de! Yaptığı işlere bakmak yeter, ne gerek var fazla i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster