Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
411
 

Zekamız geriliyormuş.

Zekamız geriliyormuş.
 

Pisagor


İsveçli araştırmacılar, düşünmeye gerek bırakmayan basit hayat tarzının yükselmesiyle birlikte insanoğlunun ortalama zekasının ve IQ seviyesi giderek düştüğünü bildirmiş.

Forsström, gerilemenin nedenlerini şu şekilde sıralıyor: "İnsanların midesi çöplüğe döndü, gereksiz gıdalar yüzünden yeterli besin alamıyorlar.

Etraftaki her şey çok basitleşti. Bilgisayar ve cep telefonu gibi araçlarla sadece bir düğmeye basarak işlerimizi halleder olduk. Artık düşünmemize bile gerek kalmadı.

Mesafelerin ne kadar uzaklıkta olduğunu düşünmemize gerek kalmadı, otobüslerde her durakta ne kadar mesafe kaldığını gösteren saatler ve tablolar var.

Beynimize idman yaptırmıyoruz. Belki de bu yüzden solakların IQ'su biraz daha yüksektir; çünkü onlar olaylara tersten bakmak ve düşünmek zorundalar."

İsveçli araştırmacı zekamızın gerilediğini ta oralardan araştırıp maraştırıp raporlaştırmış.

Var mıydı ki?

Gelin göz atalım…

Beyaz cam denen aptal kutusunun karşısında her akşam salya sümük kutu açan bir millet değil miyiz?

Akşamları kutu açıyoruz.

Gündüz ne yapıyoruz?

Bunun da var cevabı:

Gündüz de paravan açıp evlendiriyoruz.

Namus simsarlığı yapıp ekranda kadını ya da erkeği aşağalayan fırsatlar sergisi açıyoruz.

Bağırarak çağırarak, sütüdyoya gelmiş, ne amaçla orda olduğunun farkında olmayan insanları kafa kola alarak, bilinçaltımızdaki bütün bastırılmış duyguların öcünü alıyoruz.

Evlere şenlik bizim medya…

Ne diyordu İsveçli Frosström:

Etraftaki her şey çok basitleşti. Bilgisayar ve cep telefonu gibi araçlarla sadece bir düğmeye basarak işlerimizi halleder olduk. Artık düşünmemize bile gerek kalmadı.

İnsanlar, artık birebir iletişim kurmak yerine teknoloji aracılıyla iletişim kuruyorlar.

Tabi buna iletişim demek ne kadar doğru ise…

Haliyle ortada ne zeka kalıyor ne de iletişim.

Biz, toplumsal gelenek göreneklerimizde, değerlerimizi yaşatmada duygusal bir milletiz.

Lakin, duygusallığımız nezaketimize yansımamış, teğet geçmiştir. Nezakette ağırbaşlılık, duruş vardır.

Kabalıkta enaniyet, geri kalmışlık vardır. Siz isterseniz, buna zekada geri kalmak deyin ya da nezakette çuvallamak deyin.

Hayata gülümseyerek, anlayarak bakan bir zeka yerine hayata üç kağıtçılıkla, kısa yoldan zengin olma böbürlenmesi ile bakan bir zekaya mı sahibiz?

Zeka da eğitilir, geliştirilir. Bunun yeri televizyon olmamalı. Aileden başlamalı işe…

Aile mi ne yapıyor? Kutu açılırken hop oturup hop kalkıyor…

Montaigne, zekanın en çok görülen işaret ve belirtisi neşedir, der.

Bir insanın güldüğü, neşelendiği şeye bakarak zekasını kestirebilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

zeka denen şeyden muzdarip canım türkiyemin çoğunluğu.o yüzden korkmamıza gerek yok.gerileyecek bişeyimiz yokken:)

oku-düşün-yaz 
 16.07.2008 22:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 763
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

Eğitmen ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster