Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '12

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
257
 

Zorlu bir dönem: Ergenlik

Zorlu bir dönem: Ergenlik
 

İsyanım var!


 

AİLEYE ÖNERİLER

Soğukkanlı ve sakin olun, fevri davranışlardan kaçınmaya çalışın. ( Tamam, kararlıyım )

Sıkıcı, öğüt veren konuşmalardan kaçının, çocuklarınızın söylediklerini anlamaya çalışın. ( Çocuklar normal bişey söylemiyor. Hatta normal konuşmuyor. Hatta sadece vızıldıyor. Vızıltıyı anlamaya çalışmak beyhude bir çaba değil mi? )

Ailenin tahttan indirilip, arkadaşların çıkarıldığı bu dönemde, çocuklarınız sizden uzaklaşıyor gibi görünse de, gösterdiğiniz doğrular yeri geldiğinde kullanılacaktır. Önemli olan sağlıklı ve güvenli kuracağınız iletişimdir. ( Bağırsın çağırsın, yeri gelsin Salak Aptal desin, ben de sağlıklı ve güvenli bir ilişki kurayım. Anlaşıldı merkez.)

Bu dönemde çocuklar ne yetişkin ne de çocuk olarak görümekte ve bu karmaşa davranışlarına da yansımaktadır. Bu karmaşaya çevreden aldıkları çelişkili mesajlarda neden olmaktadır. Siz de çocuğunuzun bu durumunu fark ederek, onun yetişkin davranışlarını destekleyip, çocukça yaptığı davranışlarda ise bu çelişkiyi yaşatmadan destek olun. ( yani o çelişkisini gönlünce yaşayıp kafasına göre davranabilir ama ben soğukkanlılığı koruyup yanlış yaptığı şeyleri, yanlış değilmiş de yoldan sapmaymış, kazayla öyle davranmış gibi ona yansıtayım. Şu cümleden anladığımı yazarken bile anlamadığımı anladım şu an. Danke şön!)

Bu dönemde ki çatışmalar, ergenin bir yandan sizin gibi olmak istemesi diğer bir yandan da bağımsızlığını sizden farklı bir birey olarak gerçekleştirme çabasıdır. Bunu hatırlayarak çatışmaların kaçınılmazlığını kabullenin. ( çatışmaya itirazım yok. Ben de insanım. Ben de deşarj olmak istiyorum.)

 

Çatışma-çözüm becerilerinizi gözden geçirin. Bu konuda önemli model olduğunuzu unutmayın. ( “Çözümden başka bişey üretmeyen ben , sorun yaratmak için bu kadar sağlam çaba gösteren bir evlada nasıl sahip oldum?” diye düşünüp kafayı yemeyeyim yani? )

Yeteneklerini ve ilgi alanlarını tanımaya çalışan gencin, ilgilerindeki değişkenlik normaldir. Ona bu değişkenliğinde kendini tanımasına fırsat verin ve yardımcı olun. (“ 1 hafta voleybola, 3 gün hentbola, 2 gün yüzmeye, 2 hafta dansa gitmek isteyen çocuğunuzu ordan oraya taşıyın. Ve gelecek diğer taleplere hazır ve açık olun.” Demek mi istiyorsunuz? Oooldu! )

Gencin zihinsel yaşadığı dağınıklık ve değişkenlik, dış görünümüne ve çevresine de yansıyabilir. Sizin kurallarınızla sıklıkla çatışabilen bu durumu ancak gençle uzlaşmaya giderek çözebilirsiniz. ( Mahallenin ortasında ciyak ciyak bağırmasına, soğuk havada tişörtle gezmesine, “Bu benim sevgilim” diye bücürün tekini gevrek bir gülüşle tanıştırmasına, “Şu saatte gelinecek, evin önünden ayrılınmayacak” denmesine rağmen bakkalın orda bulunmasına  ses çıkarmayalım , anlayış gösterelim çünkü evladımın yaşadığı zihinsel dağınıklık ve değişkenlik dış görünümüne ve çevresine de yansıyabilir.” Diyorsun? Alkışlar sana geliyor o zaman. Yürrü git!)

Gençlerdeki olumsuz davranışlardan önce olumlu davranışları görmeye çalışarak, hem iletişimi güçlendirin hem de bu sayede olumlu davranışları pekiştirin. ( O konuda altın madalya sahibiyim. Yine yaranamadım yine yaranamadım. Kendisi onunla olan ilişkimi şu şekilde tanımlıyor. “ Dişlerimi fırçalatmak istiyorsun çünkü benden nefret ediyorsun. Hem beni sevsen “Hava soğuk üstüne ince bi mont giy.” demezsin.” ) Hayır n’apıcaz, diş fırçaladığı, yemeğini bitirdiği veya üstüne ince birşey aldığı için O'nu Ayfon’la, Mini Kuupır’la mı ödüllendiricez. Dondurma’nın ödül olduğu zamanlar eskidendi, çok eskiden Hacı.) 

Bu dönemde yaşayacağınız aşırı baskıların ve cezalandırmaların genci arkadaş grubuna iteceğini unutmayın. Bu nedenle yapıcı eleştiriler kullanın. ( Yok ceza verme, yok çaktırmadan eleştir, yok baskıcı olma, yok dişini fırçaladı diye bando mızıka kutla. Allahım sana geliyorum. )

Problemlerinizi "kapı aralığında" çözmeye kalkışmayın. Problemleri çözmek için yer ve zaman ayırın. Problemi doğru tanımlayın. ( Kendime not: Kısa ve öz konuşucam, soğukkanlılığımı koruyacam, cümleleri uzun tutmıcam, kapı aralığında konuşmıcam, bıt bıt etmicem... Hmm. Bu işte bi terslik var la!  Hep ben susuyorum, o nasıl olacak? )

Çocuklarınızın kendi sorumluluklarını üzerinize almayın. Unutmayın sorumluluklarını ne kadar önce üstlenirse o derece de sorumlu bireyler yetiştirebilirsiniz. ( Peki. O zaman size uzun süredir kafamı meşgul eden bir problemin çözümünü sorayım. 11 yaşındaki bir ergen, odasını 2 hafta toplamazsa, ve annesi 2 haftadan sonra adım atılacak yer kalmadığı için şöyle bir üstten çeri çöpü atarsa, ertesi gün 2 haftalık dağınıklığın üzerine katlanarak artan bir dağınıklık gelirse, anne azimle toplamayıp odanın o halde kalmasına göz yumar, çünkü oda toplamanın çocuğun kendi sorumluluğu olduğunu düşünürse, buna rağmen ergenin bu hiiiç mi hiç umrunda olmazsa, bu anne o evden koşarak çıkıp, saatte kaç kilometre hızla giderse Magmaya varabilir. ) 

Kuralların öğretilmesi ve uygulanmasında tutarlı, açık ve kararlı tutumunuz en önemli faktörlerdir. ( Anlıyorum. )

Olumlu ve olumsuz duyguları ifade etmesine yüreklendirin. ( olumlu duygu da ne? ) 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 473
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 1156
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

İstanbul'da yaşanan tüm aşkların, tüm ayrılıkların, tüm özlemlerin, tüm nefretlerin, tüm eğlenceleri..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster