Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
500
 

Zorluklar, insanların öğretmenidir.

Zorluklar, insanların öğretmenidir.
 

-Korumacı eğitim anlayışımız-

Öğrenmenin temelinde, zorluklar ve sıkıntılar vardır.

Tüm buluşların temeline baktığımız zaman da bunu görürüz

Ateşin, tekerleğin, bisikletin bulunuşunun da temeli , zorluklardan kurtulma isteğidir.

Dağ başındasınız, yalnızsınız, üç gün dağda kalmak zorundasınız.

Ekmeğiniz, suyunuz, battaniyeniz yok.

İnsanoğlu kendini korumak için, yiyecek, korunma, su kaynağı bulacaktır.

Bunu bulmanın yollarını düşünecektir.

Toplum olarak çok korumacıyız.

Çocuklarımızı bebeklikten başlayarak çok ileri yaşlara kadar korumamız altına alırız.

Aman düşme, onu yeme, bunu ye. Koşma yavaş ol. Kazağını giymeyi unutma. Paranı kaybetme. Soğuk su içme...

Daha neler söyleriz neler.

Çocuklarımız, çocuk sahibi de olsalar, bunları söylemeye devam ederiz.

Korumacı yapımız, çocuklarımızı hazırcı, kolaycı yapmaktadır.

Kişilikleri olumsuz yönde gelişmektedir. En basit bir sorun karşısında paniklemektedirler.

Annelerinin babalarının onayını almadan bir iş yapamamaktadırlar.

Parasını kaybetsin, düşsün, soğuk su içsin, istediğini yesin. İyiyi kötüyü kendisi bulsun.

Çocuklarımız zorluklardan bir şeyler öğrensin. Kendi söküğünü kendisi diksin.

Üniversiteye girerken okuyacağı bölümü kendisi seçsin.

Bunları söylerken bir kısır döngü içinde olduğumuzu belirtmek isterim.

Bizim annemiz babamızda bizi korumacı olarak yetiştirdi.

Bizde hep bir yerlerden koruma bekledik.

Aldığımız kötü mirası çocuklarımıza uyguladık.

Çocuklarımızda torunlarımıza uygulamak eğilimindeler.

Bu anlayışa dur demek gerekir. Bu anlayışı engelleyici programlar ve politikalar geliştirilmelidir.

Bu sayede çocuklarımızın kendine güvenleri gelişir, daha yapıcı ve verimli olurlar.

Yaşamdan da büyük mutluluk duyarlar.

Yurt dışında öğretmen olarak çalıştığım ilk günlerde, bir Alman meslektaşımla teneffüslerde bahçe nöbetini beraber tutuyorduk.

Çocuklar, koşuyorlar oynuyorlar, atlıyorlar, ağaca çıkıyorlardı. Ben çocukları takip ediyor, çocuklara bir zarar geleceği endişesine kapılıp, Türkiye’den getirdiğim alışkanlık ve anlayışla çocuklara sözlü müdahale yapıyordum.

Alman meslektaşım ise hiç karışmıyordu. Hatta benim müdahalelerime bir anlam veremediğini açıklıkla dile getiriyordu. Düşsün bir şey olmaz. Bir daha düşmemeyi öğrenir dedi

Zorluklar bize önemli şeyler öğretir. Zorluklar bilimselliğin ve teknolojinin, buluşların hareket noktasını oluşturur.

Korumacı yapımız devam ettiği sürede, çocuklarımızın gelişimi eksik kalır.

Her ihtiyacı yerine getirilen çocuk, bir şey geliştiremez, bir şey yapma isteği de duymaz.

Bu konuda annelere babalara çok önemli görevler düşmektedir.

Çocuklarımızın her isteğini yerine getirmeyelim. Kendi sorunlarını kendi çözmeye çalışsın.

Evimizi oyuncaklarla doldurmayalım. Kendi oyuncağını kendi yapsın. Kendi yaptıkları daha kıymetli olacaktır.

Okul harçlıklarını fazla vermemeliyiz. Tasarruf etmesini, biriktirmesini öğrensin.

Günlük değil haftalık, yaşa göre aylık harçlık verelim.

Öncelikle çocuklarımıza güvenelim. Onlara güven duygusu, aşılayalım.

Zorluklardan da çok şeyler öğrendiğimizi unutmayalım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlginç, ilginç olan Alman meslektaşınızın size söylediğini ve anınızın aynısını başka bir öğretmen arkadaşımdan dinlemiştim, ancak o Fransa'da yaşamıştı aynı olayı, kaydetmiştim notlarım arasına; şu da var ki, eğitim "bırakınız yapsınlar" da değildir artık J.J. Rousseau'nun "Emile ya da Eğiti­me Dair" kitabında sözünü ettiği, ya da J. Dewey'in 1925-1928 yıllarında Türkiye eğitimi üzerine hazırladığı raporun eğitim anlayışları çok geride kaldı artık. Saygı ve sevgilerimle

ZAKKUM 
 02.06.2007 21:30
Cevap :
Merhaba, Evet haklısınız, Sayın Zakkum."Bırakın yapsınlar" anlayışı da doğru değil. Önemli olan bilimselliği ve gerçeği bulabilmek. Bunun yoluda bilimselliğe inanmak ve uygulamasının yollarını bulmak. Yorumunuz için teşekkür eder, esenlikler dilerim.  03.06.2007 13:11
 

Yazdığınız her madde doğrudur. Bir eğitmen olarak katılıyorum. Ah bir de şu katıldıklarımı kendim uygulayabilsem. Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma demişler ya o vaziyetteyim yani. Sevgilerle

Gülün içinden 
 02.06.2007 0:44
Cevap :
Merhaba Mum dibine ışık vermiyor.Gerçekten bu sıkıntıları yaşıyoruz. Eğitim anlayışımızda bu felsefe olduktan sonra çocuklar öyle veya böyle bir yerde olumlu kişiliği yakalıyorlar.Çocukların çok fazla üzerine düşmek, olumsuz etki yapabiliyor. Yorumunuz için teşekkür eder, her şeyin gönlünüzce olması dileğiyle esenlikler dilerim.  02.06.2007 19:03
 

merhabalar sayın hocam. siz bunları birde benim anne babama anlatsanız. 36 yaşına geldim, öğretmenim toplumda iyi bir yerim var benim ailem hala yaptığım arkadaşlıklardan, giydiğim gömleğe ev gelme saatine kadar her konuda görş belirtiyorlar ve en kötüsüde bunların yanlış olduğunu algılaıyorlar. çok dertliyim çoook:)

TTV METEM 
 01.06.2007 16:09
Cevap :
Merhaba Öğretmenim, Sizinde belirttiğiniz gibi kısır bir döngüyü yaşıyoruz. Gelecek kuşaklara bunu miras bırakıyoruz. Yakamızı bir kurtarabilsek bu korumacılıktan, çok güzel şeyler üreteceğiz toplum olarak. Yorumunuz için teşekkürler eder, esenlikler dilerim. Kayseri'ye selam  02.06.2007 19:07
 

Çok haklısınız, çocukların kendi kararlarını almalarını bir şekilde engelliyoruz.Ebeveynler genellikle çocuklarının kendileri gibi olmalarını isterler.Çok güzel anlatmışsınız, kendi adıma teşşekkür ederim.Saygı ve sevgilerimle.

Bal Damlaları 
 01.06.2007 13:19
Cevap :
Merhaba, Evet maalesef çocuklarımızı, korumacı ve bağımlı yetiştiriyoruz. Bu durumda yetişkinlik dönemlerinde büyük sorunlar yaratıyor. Yorumunuz için teşekkürler eder, esenlikler dilerim.  02.06.2007 19:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1409
Toplam yorum
: 1907
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1044
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster