- Kategori
- Gündelik Yaşam
...Ve Karşınızda Duyarsız Gençlik!

19 Mayıs’ta Can Dündar’ın “Gencim, milliyetçiyim, milletten şikayetçiyim” isimli bir yazısı yayınlanmıştı. Bu tip yazıları okudukça insanın içi burulmakta. İnsan yazılanların, söylenenlerin gerçek olmamasını düşünmek, kısaca bir umut ışığı bulabilmeyi istemekte. Ama nafile…
Her geçen gün daha da çok aradığımız, görmek istediğimiz ışığa koşan ateş böceklerinin sayısı azalmakta hatta tükenmekte.
Şimdi gençliği dolayısıyla da gelecek nesilleri bu duruma düşürenlere sırasıyla;
-Üniversiteyi düşünme, araştırma kısacası bilim ocağı olmaktan çıkartanlara,
-Küçücük yaşta çocuğunun cebine harçlık olarak Türk parası yerine yabancı para veren ebeveynlere,
-Çocuğunu okula okumak amacıyla değil başka amaçlarla gönderen ailelere,
-Kitap yerine çocuğuna savaş ve benzeri oyunlar hediye edenlere,
-Bomboş dizi ve magazin programlarıyla gençlerin ve çocukların aklını çelenlere,
-Tüketim çılgınlığında hedef kitle olarak çocukları ve gençleri seçenlere,
-“Önce Ben” düşüncesini çocukların ve gençlerin kafasına oya gibi işleyenlere,
-Kendi hayatını kurtarmanın başkalarına yardım eli uzatmaktan, destek olmaktan çok daha önemli olduğu fikrini empoze edenlere, büyük bir alkış istiyorum ...
Şimdi ise, memleket sorunlarını, yaşam koşullarını umursamadığını “Başkalarının sorunları-memleket sorunları-beni ilgilendirmez “ sözüyle rahatlıkla dile getirebilen duyarsız gençlerimiz için çok daha büyük bir alkış istiyorum…
Türk Gençliğinin yattığı uykudan uyanabilmesi, kendi kabuslarını yarattıklarını anlayabilmesi için en az bir asır geçmesi gerek…
Oysa ki Mustafa Kemal, bundan seksen bir yıl önce “Gençliğe Hitabesi”nde bu memleketi ve ülkemizin geleceğini Türk Gençliği’ne armağan etmişti.