Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '10

 
Kategori
Güncel
 

''Akkuyu Nükler Santrali'' ne işe yarar?...

''Akkuyu Nükler Santrali'' ne işe yarar?...
 

''Akkuyu Nükler Santrali'', ne işe yarar?... Bence aşağıdaki metinde de vurgulandığı gibi, bir işe yarasa da, bu topraklara yarardan çok zarar verir!...

''Nükleerle yaşamaya karar vermişseniz, Azrail in nefesini hep yanınızda hissedeceksiniz.

Dünyanın en iyi en son teknolojisini kullansanız da hiç fark etmez. Güneyin en güzel doğa, tarım, turizm ve iklimine sahip kentlerimizin radyoaktif tehlikelerle yüklü kentler olmasını istemiyoruz.

Kimse bana bir şey olmaz demesin. Zararsız radyoaktif yoktur. Dünyanın en güvenli teknolojisini de kullansanız bile, nükleerle yaşıyorsanız, ateşin içindesinizdir!....

Bir gün gelir o sizi hava ile su ile tükettiğiniz besinle vurur!...

Onun için nükleerden kurtulmanın tek yolu onu kurdurmamaktır.. Aksi halde kim ne derse desin nükleerin hiçbir garantisi yoktur...''

Geçen yılın ağustos ayında Anamur'daki Eğitim-Sen'li aydınlar, bölgede kurulmak istenen nükleer santrala karşı, yukarda kısmen alıntıladığım şekilde, bölge halkını uyaran, çok önemli bir açıklamaya imza atıyorlardı!...

G-20'ye adını bir şekilde yazdıran bir ülkeyi yöneten, vizyonu fukara yönetimler için, Nükleer Santral lobilerinin de marifetiyle, nükleer enerji ve santralleri, en azından güç ve prestijin simgesi olarak gündeme geliyor... Bu yüksek maliyetli, üst düzeyde dışa bağımlı, insan ve çevre düşmanı bu enerji üretme biçimi, deprem kuşağı üzerindeki bir ülkede, umarsızca kullanılmaya çalışılıyor!..

Nükleer santrallerin radyasyon yayılımı ve atık sorununun dünyada hala çözülmemiş olması ve işletme sürecinini her türlü toplumsal maliyeti, gözünü nükleer bürümüş zihniyetlerce, hep gözardı ediliyor!...

Son yıllarda yatırımcıya rüzgar santralleri ve güneş enerjisinden yararlanma, cazip ve dolayısıyla karlı geldiği için, bu konuda ciddi ve yararlı yatırımlar yapılsa da, Türkiye gibi rüzgar ve güneş ülkesinde yapılan bu tür enerji yatırımları devede kulak kalmaya devam ediyor...

Ekonominin ithal girdili büyümesi ancak yurt içi üretimin düşmesi, ülke içinde kısa vadede yeni bir enerji talebini henüz doğurmasa da, yapay krizlerin dışında(ki bu krizler de var olan enerjiyi iyi yönetemekten kaynaklanıyor) ülke sanayinin enerjiye olan talebi ve bu talep eğrisindeki doğrusal artışlara cevap verebilecek bir enerji varlığı ülkede var olmaya devam ediyor!...

Akdeniz'in geleceğini, bölgesel turizmi, sebze ve meyve üretimini ipotek altına alan ve dolayısıyla bölgesel ekonomik ve toplumsal yaşama ilerki zamanlarda, büyük olasılıkla darbe vurması da söz konusu olan bu trajik sürece bölge halkının yaklaşımları da, insana üzüntü verecek bir şekilde yaşanıyor!...

Konun meclide bir karara bağlanacağı bu günlerde, birçok ciddi konuda olduğu gibi, bu konuda da halkımızın duyarsızlığı, celledına gülümsemesi, çocuklarının ve torunlarının geleceğini görememesi, nükleerle yaşamanın ne olduğunun ayrımında olmamasından ve biraz da aczinden kaynaklanıyor...

6. temmuz .2010 / Perpa,

 
Toplam blog
: 392
: 4592
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

İstanbul doğumluyum. Sağlıklı beslenme, yüzme, doğada yürüyüş ve çevre özel ilgi alanlarım. Şiiri ve..