​ ''Alkış'', ''Islık'', ''Yuh'', Statların Doğal Sesi, Futbol Seyircisinin Gıdasıdır! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '11

 
Kategori
Güncel
 

''Alkış'', ''Islık'', ''Yuh'', Statların Doğal Sesi, Futbol Seyircisinin Gıdasıdır!

''Alkış'', ''Islık'', ''Yuh'', Statların Doğal Sesi, Futbol Seyircisinin Gıdasıdır!
 

Siyasilerin maçlarda boy göstermesine, kim olursa olsun, hiç sıcak bakmadım. Çünkü kalabalığı gören siyasetçi, bir de konuşma fırsatı sunulursa, karşısındakilerini kendini alkışlamaya hazır “bindirilmiş kıtalar” olarak görür.

Ayrıca, siyasetçinin konumuna göre önlemler alındığı için, maça gidenleri trafik sıkıntısı, stada giriş çıkışlar, iyice sıkıntıya sokar.

Siyasetçi, seviyorsa takımını, “tedbil-i kıyafet”le gitsin maça, öyle protokol tribününde ciddi/ hareketsiz oturacağına, maçın gidişine kaptırsın kendini...

Kararını beğenmediği hakeme, ne derse desin!

Kendi futbolcusunu alkışlar mı, ıslıklarlar mı, paşa gönlü bilir!

Teknik direktöre, yönetime, başkana “İstifa” mı der, aklış mı tutar, paşa gönlü bilir!

*****

Stada, maça giden siyasetçi, stadı dolduran seyircilerin, kendini alkışlamakla yükümlü olduğunu sanıyorsa, aldanıyor/dur. Çünkü futbol seyircisi, çok farklı bir yapıya sahiptir; nerede, kime, nasıl tepki göstereceği, alkış mı tutacağı, ıslıklı mı çalacağı, hiç belli olmaz.

Futbol seyircisi, başka ortamlarda bir araya gelen, “alkışçı” ya da “protestocu” kalabalıklara benzemez; onlardan farklıdır. Kulüp sevgisi, tutkusu, benliklerini öylesine sarmıştır ki, her türlü siyasal, etnik, kültürel farklıkları aynı potada eritir.

Unutulan, göz ardı edilen farklıklar, bütünlük olarak, bir güçte/ birliktelikte birleşir. Günlük yaşamdaki konumlar, statlarda tek konumda, “taraftar” olmada birleşir.

Taraftar, futbolcusunun sırtında taşıdığı formaya bakar.

Alkış, futbolcuya/ başkana/ teknik direktöre olsa da, aslında temsil edilen kulübün kurumsal kimliğinedir.

Statlar, her türlü farklılığı unutturur, kişileri, “takım sevgisi”yle birleşirsiniz.

*****

Yılar öncesine gidiyorum:

3 Ocak Stadı’nda Adanaspor-Fenerbahçe maçındayız. Bir ara, Kenan Evren’in stada geldiği anons edildi.

Ne mi oldu?

Islıklar, alkışları bastırdı; alkışçılar sustu.

Yılar öncesine gidiyorum:

Tevfik Sırrı Gür Stadı’ndayız; Mersin İdmanyurdu, sezonu açıyor.

Necmettin Erbakan’ın Başbakan olduğu dönem. Erbakan’ın Mersin milletvekili, “Muhterem Erbakan Hocamız, Mersin İdmanyurdun’a bilmem kaç milyar gönderdi” diye başladı nutuk atmaya.

Ancak, ıslık, yuh sesleri arasında konuşamadı, mikrofonu bırakmak zorunda kaldı.

*****

Statlar, böyledir!

Futbol seyircisi böyledir!

Bunda garipsenecek, övünülecek, yerilecek bir yan da yoktur!

“Alkış”, “ıslık”, “yuh”, statların doğal sesidir; futbol seyircisinin gıdasıdır!

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..