- Kategori
- Güncel
''Biz AKP'den geliyoruz''...

Yerel Seçimlere 5 gün kala rekabet kızışmış durumda. Adaylar bir bir seçim meydanında boy gösterirken halkın da sinirlerini zıplatmayı ihmal etmiyorlar. Sokakları kaplayan bayraklar, afişler derken bir de özel hayatınızı burnunu sokanlar da devreye girmiş durumda.
***
Bakın bir örnek vereyim.
Bendeniz öyle sabahtan akşama kadar evde oturan birisi değilim. İstisnalar dışında akşamdan akşama evde olurum. İşte geçenlerde bir istisna buldum, hemen eve attım kendimi. İş-güç derken yorulmuşuz şöyle bir uzanıp dinlenelim dedik ama o da ne, zırrrrr telefon.
Kimdir, nedir derken homurdanarak açtım telefonu ki karşıdan mekanik bir ses. Oturduğum yerin AKP adayı oy istiyor. Dinlemeden kapattım telefonu. Hiç zırva dinleyecek durumda değildim.
Usulca koltuğa bıraktım kendimi, daha 5-10 dakika geçmişti ki, bu sefer kapı. Kapıcıdır diye açmak istemedim ama kapıdaki her kimse inatçıydı tekrar çaldı.
Açtım ki karşımda 2 kişi ''Merhaba'' diyerek elime bir çanta sıkıştıyor. Bir baktım AKP çantası. Şimdi sert çıksan olmaz, belli ki eline 3-5 kuruş sıkıştırılıp ''Dağıt'' denilen çocuklar bunlar. Direkt kapattım kapıyı.
***
Şimdi tek tek sormak gerekiyor, benim telefonumu nereden buldunuz?
Yer olarak İstanbul'da AKP'nin kazandığını ancak rüyasında görebileceği semtlerden birinde yaşıyorum. Buranın hem başkanı hem de CHP'li adayı hergün cepten mesaj gönderir ki, belediyenin dağıttığı kartları alırken kabak gibi telefonu yazdık, sözleşmede de yazar, etkinlikleri haber vereceğiz der. Yani ''Vay sen neden mesaj gönderiyorsun'' diyemeyiz.
Onu anladık da;
AKP'li aday ev numaramı nereden buluyor?
Kim servis ediyor bu numaraları?
Türk Telekom AKP'ye mi çalışmaktadır?
Hangi hakla insanların evlerine kadar gelip rahatsız etme hakkını kendilerinde görürler? Tamam, seçim var. Çalışmalar var. Biz de katılıyoruz bu çalışmalara ama gidip de milletin evine dadanmıyoruz?
Oldu olacak salona da girseydiniz.. Bir de çay yapardık sıcak sıcak...
***
Sonra dillere destan afişler var ki gerçekten tuhaf. Böyle birkaç kişiyi toplayıp fotograflamışlar. Üzerine de vatan-millet edebiyatı. Ne oldu?
Bakın biz halktanız, halkın yanındayız mesajı...
Okulların karşısına da gençlerle ilgili afişler asmışlar. Arkada 4 erkek, önde 3 kız. Gençlerin yanındayız mesajı. Tabii, kömür, bulgur alanlar düşünmez detayları.
Bu ülkede kaç bin işsiz genç olduğunu, Kaç gencin eğitim hakkı olmadığını, (Hiç öyle türban falan demeyin, türbanla okunan üniversiteler de var bu ülkede. Ör: Bilgi Üniversitesi), her sene işsizler ordusuna katılan kaç bin yeni mezun olduğunu, Bazılarının çocukları şirketlere ortak olup parayı götürürken kaç bin gencin sınav parası dahi bulamadığını bilmezler.
***
Zannederler ki ülke iyiye gidiyor. Kriz de teğet geçmiş. Gençler geleceklerinden umutlu, yetişkinler rahat, yaşlılar huzurlu. Emekli deseniz Japon'lar gibi dünya turuna çıkmışlar, 2 aydır haber alınamıyor. Böyle ütopik bir Türkiye hayal ediyorlar.
Onlar böyle olduğuna inanıyor. Birileri çıkıp da kriz falan dediklerindeyse hemen tepki gösteriyorlar. ''Herşey güllük gülistanlık, niye höt-zöt ediyorsunuz'' derler. Çalışıyorlar ya, açlık falan kalkmış ya. Yardımlar vızır vızırmış ya..
Böyle bir ülkeyi yönetmek ne kadar kolay değil mi?
- Merhaba biz AKP'den geliyoruz...
- Mümkünse bir daha gelmeyin..
***
Bakın bir örnek vereyim.
Bendeniz öyle sabahtan akşama kadar evde oturan birisi değilim. İstisnalar dışında akşamdan akşama evde olurum. İşte geçenlerde bir istisna buldum, hemen eve attım kendimi. İş-güç derken yorulmuşuz şöyle bir uzanıp dinlenelim dedik ama o da ne, zırrrrr telefon.
Kimdir, nedir derken homurdanarak açtım telefonu ki karşıdan mekanik bir ses. Oturduğum yerin AKP adayı oy istiyor. Dinlemeden kapattım telefonu. Hiç zırva dinleyecek durumda değildim.
Usulca koltuğa bıraktım kendimi, daha 5-10 dakika geçmişti ki, bu sefer kapı. Kapıcıdır diye açmak istemedim ama kapıdaki her kimse inatçıydı tekrar çaldı.
Açtım ki karşımda 2 kişi ''Merhaba'' diyerek elime bir çanta sıkıştıyor. Bir baktım AKP çantası. Şimdi sert çıksan olmaz, belli ki eline 3-5 kuruş sıkıştırılıp ''Dağıt'' denilen çocuklar bunlar. Direkt kapattım kapıyı.
***
Şimdi tek tek sormak gerekiyor, benim telefonumu nereden buldunuz?
Yer olarak İstanbul'da AKP'nin kazandığını ancak rüyasında görebileceği semtlerden birinde yaşıyorum. Buranın hem başkanı hem de CHP'li adayı hergün cepten mesaj gönderir ki, belediyenin dağıttığı kartları alırken kabak gibi telefonu yazdık, sözleşmede de yazar, etkinlikleri haber vereceğiz der. Yani ''Vay sen neden mesaj gönderiyorsun'' diyemeyiz.
Onu anladık da;
AKP'li aday ev numaramı nereden buluyor?
Kim servis ediyor bu numaraları?
Türk Telekom AKP'ye mi çalışmaktadır?
Hangi hakla insanların evlerine kadar gelip rahatsız etme hakkını kendilerinde görürler? Tamam, seçim var. Çalışmalar var. Biz de katılıyoruz bu çalışmalara ama gidip de milletin evine dadanmıyoruz?
Oldu olacak salona da girseydiniz.. Bir de çay yapardık sıcak sıcak...
***
Sonra dillere destan afişler var ki gerçekten tuhaf. Böyle birkaç kişiyi toplayıp fotograflamışlar. Üzerine de vatan-millet edebiyatı. Ne oldu?
Bakın biz halktanız, halkın yanındayız mesajı...
Okulların karşısına da gençlerle ilgili afişler asmışlar. Arkada 4 erkek, önde 3 kız. Gençlerin yanındayız mesajı. Tabii, kömür, bulgur alanlar düşünmez detayları.
Bu ülkede kaç bin işsiz genç olduğunu, Kaç gencin eğitim hakkı olmadığını, (Hiç öyle türban falan demeyin, türbanla okunan üniversiteler de var bu ülkede. Ör: Bilgi Üniversitesi), her sene işsizler ordusuna katılan kaç bin yeni mezun olduğunu, Bazılarının çocukları şirketlere ortak olup parayı götürürken kaç bin gencin sınav parası dahi bulamadığını bilmezler.
***
Zannederler ki ülke iyiye gidiyor. Kriz de teğet geçmiş. Gençler geleceklerinden umutlu, yetişkinler rahat, yaşlılar huzurlu. Emekli deseniz Japon'lar gibi dünya turuna çıkmışlar, 2 aydır haber alınamıyor. Böyle ütopik bir Türkiye hayal ediyorlar.
Onlar böyle olduğuna inanıyor. Birileri çıkıp da kriz falan dediklerindeyse hemen tepki gösteriyorlar. ''Herşey güllük gülistanlık, niye höt-zöt ediyorsunuz'' derler. Çalışıyorlar ya, açlık falan kalkmış ya. Yardımlar vızır vızırmış ya..
Böyle bir ülkeyi yönetmek ne kadar kolay değil mi?
- Merhaba biz AKP'den geliyoruz...
- Mümkünse bir daha gelmeyin..