Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ağustos '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1026
 

**Dünyaya oynanan büyük oyun!**

**Dünyaya oynanan büyük oyun!**
 

Yaşamaksa hayat onun için düşünmektir!


Bilir misiniz bilmiyorum! Ama şurası da bir gerçek ki evet bunlar biz farkında olmasakta yapılmakta... Artık uyanma zamanıdır!

Güce sahip olan insanlar güçlerini, sizi devamlı olarak aldatıldığınızdan ve yönlendirildiğinizden emin olmak için kullanıyorlar. Kitleler, özellikle politik alanda yaşayan gerçekleri öğrenme yetkisine sahip değiller. Gerçeği topluma söylemeden, düşünmemizi istedikleri şeyleri kurnazca empoze ediyorlar. Örneğin, halkın çoğunluğu Irak istilasının her geçen gün kötüye gittiğine inanıyor ve mezhep çatışmalarının sona ermeyeceğini düşünüyorlar. Halkın göremediği Irak'taki işlerin, devletin arkasında bulunan adamların tam da istediği gibi gittiği. Bu savaş uzamalı ki; bölge parçalanabilsin, petrol şirketleri kurulabilsin, silah üretiicileri için karlı sözleşmeler devam edebilsin ve en önemlisi, İran ve Suriye gibi petrol sahibi diğer aykırı ülkelere zıplama tahtası olarak kullanılabilecek kalıcı üsler kurulabilsin. Irak'ın yapılanmasının ve sivil savaşın maksatlı olduğuna dair kanıt göstermek gerekirse; 2005 yılında 2 üst İngiliz SAS subayı Arap gibi giyinip arabayla sivillerin üzerine ateş ettikleri için Irak polisi tarafından yakalandı.Tutuklanıp Basra hapishanesine götürüldükten sonra, İngiliz ordusu derhal askerlerinin serbest bırakılmasını istedi. Basra hükümeti bunu reddedince İngiliz tankları geldi ve hapishaneyi yıkarak askerleri oradan çıkardı.

Eğer bir bölgeyi yok etmek isterseniz, bunu nasıl yaparsınız? Bunun iki yolu var: oraya gidip bombalama falan yaparsınız, tabi bu çok da etkili bir yöntem değildir. Yapmanız gereken şey, orada yaşayan insanlara birbirlerini öldürtmektir ve bu şekilde onların yaşadıkları bölgeyi, tarlalarını yok edersiniz. İşte o bölgede de yapılan bu. Bir düşmanı yok etmenin yolu, onun kendi kendini yok etmesini sağlamaktır, bunu da askerlerini ikiye bölerek yaparsınız. Sonra iki tarafı da beslersiniz, çift taraflı çalışan ajanlarınız her iki tarafı da kışkırtır. Artık bazılarımızın bu gerçeğe uyanmasının vakti geldi. Anlamanız gereken şey, imparatorluklar kurmak isteyen bazı insanalr, feth etmeye çalıştıkları insanları yönlendirerek hedeflerine ulaşmaya çalışıyorlar. Kendi kendinize, neden tüm insanlık baştan aşağı dev bir medya ağıyla kuşatılmış durumda ya da A.B.D hükümeti, devlet okulları sisteminin finanse etmeye başladığından beri neden Amerika eğitim sisteminin giderek kalitesizleştiğini düşünebiliriz. Hükümetiniz elde etmek istediği kadar ödüyor. Devletin finanse ettiği eğitim kurumlarına baktığımızda ve bu eğitim kurumlarında eğitilen öğrencileri, onlara verilen eğitimi gördüğümüzde mantığımız kavrıyor ki bu okullarda devre dışı bırakılanlar herneyse eyaletin ve federal hükümetin işine gelmiyor, zaten u yüzden ki değiştiriyorlar. Devlet ne sipariş ediyorsa onu elde ediyor, çocuklarınızın eğitilmesini istemiyorlar, çok fazla düşünmesini istemiyorlar. Bu yüzden ülkemiz ve tüm dünya gün geçtikçe eğlenceyle, medyayla, televizyon programlarıyla, lunaparklarla, uyuşturucuyla, alkolle ve aktivitelerin her çeşidiyle dolu hale geldi, insanların zihnini meşgul tutmak için. Yani çok fazla düşünmeniz, önemli insanların işine gelmiyor. Uyanmanız ve anlamanız gerek ki, hayatınızı yönlendiren insanlar var, ve siz bunun farkında bile değilsiniz. Gerçekten de bu durum ne kadar kötü değil mi? Bizle bilgisayar başında şu an bu yazıları okurken belkide o damalr şu an dünyayı nasıl ele geçireceklerini kalleşçe planlıyorlardır. Emin lun bundan hiç şüpheniz olmasın!

Bu yönde büyük çalışmaları olan Amerikalı şahsın bir konuşmasından:

"Başımız belada! Çünkü siz ve diğer 62 milyon Amerikalı şu an beni dinliyor. Çünkü % 3'ten azınız kitap okuyor. Çünkü % 15'ten daha azınız gazete okuyor. Çünkü sizin tek gerçeğiniz bu ekranda gördükleriniz. Şu an dışarda bu ekranda gördükleri haricinde hiçbir şey bilmeyen koskoca bir nesil yaşıyor. Bu ekran ilahi bir vahiy gibi. Bu ekran başkanalr, papalar, başbakanlar yaratıyor ya da yok ediyor. Bu ekran, bu inançsız dünyadaki en muhteşem lanet olası güç ve eğer yanlış ellere geçerse de olacakların tek sorumlusu biziz. Ve bu inançsız dünyadaki en büyük şirket, en muhteşem lanet olsaı propaganda gücünü kontrol ettiğinde, bu ekranda gerçek diye ne b?k sunulacağını kim bilebilir! Şimdi beni dinleyin...beni dinleyin: Televizyon gerçek değildir. Televizyon lanet olası bir lunaparktır. Televizyon bir sirktir, bir karnavaldır, gezici akrobatlar takımıdır, masalcılardır, dansçılardır, şarkıcılardır, hokkabazlardır, aslan terbiyecileridir ve futbolculardır. Biz eğlence dünyasındayız. Ama sizler sabahtan akşama kadar, her yaştan, her renten, her didnen insan, televizyon başına oturuyorsunuz. Bildiğiniz tek şey biziz. Burada döndürdüğümüz ilizyonlara inanmaya başladınız, ve televizyondakilerin gerçek, kendi hayatlarınızın ise hayali olduğuna düşünmeye başladınız. Televizyon ne derse onu yapıyorsunuz. Onun gösterdiği gibi giyniyorsunuz, onların gösterdikleri gibi yiyiyorsunuz, çocuklarınızı onun dediği gibi yetiştiriyorsunuz, hatta onun istediği gibi düşünüyorsunuz... Bu tammamen saçmalık, sizi manyaklar! Tanrı aşkına, sizler gerçeksiniz, hayali olan biziz! Perdenin arkasındaki adamların istediği en son şey, bilinçlenmiş ve düşünmme yetisine sahip bir toplum. Bu yüzden ki sürekli olarak düzmece bir yaşam, din, medya ve eğitim yoluyla bizlere sunuluyor. İlginizi dağıtmak ve sizi herşeyden habersiz bırakmak istiyorlar ve gerçekten de bu işi iyi yapıyorlar. 2005 yılında Kanada, Meksika ve A.B.D arasında bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma halka duyurulmadı, kongrede oylamaya sunulmadı ve A.B.D-Kanada-Meksika arasındaki sınırları kaldırarak onları bir birlik haline getirdi. Buna "Kuzey AmerikaBirliği" adı verildi. Bunu neden hiç duymadık diye kendinize soruyor olabilirsiniz. Aslında bu konuyu bilen ve haber yapmaya cesaret eden sadece bir gaeteci var...." Ne güzel özetlemiş değil mi bu kişi ?

Artık uyanın millet, artık uyanma zamanımız gelmemiş midir sizce? Oyunlar, şarkılar, tv programları ne kadar gereksiz bir haya kurgusu içerisinde bulunuyoruz, ama halen bu parçadan kopamıyoruz.Bu ne kadar kötü bir şey böyle. Ama kopmamız gerekir yoksa bizler ve gelecek kuşaklarımız; çocuklarımızda bu oyunun bir parçası olur. Unutmayın! Hiç bir şey için geç değildir ki gözümüzü yummadığımız sürece....

Sayın okuyucularıma daha o kadar çok söyleyeceğim şey var ki inşallah bunları da ileriki zamanlarda sizlerin huzurunuza sunacağım. Kalın sağlıcakla ve Allah'a emanet olunuz...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1031
Kayıt tarihi
: 11.08.10
 
 

Eğitim: Lise öğrencisiyim (Beykoz Fevzi Çakmak Lisesi..) Meslek: Öğrenci. İlgi Alanlarım: Astrono..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster