- Kategori
- Güncel
Suriye’nin gözü Hatay’daydı; Özgür Suriye Ordusu, bugün Hatay’da...

Suriye, Hatay’ı hiç unutmadı; Hatay’dan vazgeçmedi.
Vazgeçmeyen için, “unutulmayan”, kendi yurdunun bir parçası olmalıydı.
Hoş, bizde de kimileri, Musul ve Kerkük’ü hiç unutamadı; oralardan vazgeçemedi. O toprakların bir gün bizim olacağı düşüyle yaşadı. Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal, bu düşe uygun fırsatı Irak savaşında yakaladığını düşündü. Özal, ABD'ye destek olmak için Kerkük’e girmek istiyordu. “Bir koyup üç almak” niyetindeydi.
Düş gerçekleşmedi.
*****
Masallardaki gibi “Az gittik, uz gittik; geldik bugünlere.
Bir ne görelim, kendilerine “Özgür Suriye Ordusu” adı verilen, Esad yönetimine karşı olan silahlı kaçaklar, Hatay’da oluşturulan kamplarda korunuyor, besleniyor; savaşmak için Suriye'ye gidiyor, akşam yatmaya Hatay'a geliyor.
Yaşananlara akıl sır erdirmek zor!
Yaşananları/ olanları dile getirenlere “soğuk damga” misali “Baasçı” damgası basılıyor.
Yani, “Siz Esad’dan yanasınız!” deniyor.
Muhalefet ayakta; eleştirilere kulak asan yok.
Hükümeti eleştirenlerin söyledikleri, sözgelimi CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün söyledikleriyle örtüşüyor:
"Suriye'ye demokrasi götüreceğiz diye ülkenin 800 kilometre sınırını PKK'ya açtılar. Bugün Suriye ile savaşan insanların birçoğu Çeçen, İranlı, Libyalı, Tunuslu, El Kaide'nin militanları savaşıyor. Hatay halkı, bu durumdan son derece rahatsız. Çünkü ne idüğü belirsiz insanlar, gündüzün gözünde ellerinde silahlarla Hatay'da dolaşabiliyorlar. Bugün hiç ortada yokken artık Hatay'ın Türkiye'ye ait olup olmadığı tartışılıyor. (...) Özgür Suriye Ordusu adı altında eğitilen ve beslenen insanlar, Hatay'ın kendilerine ait olduğunu söylüyorlar.”
Diyelim ki, Orhan Düzgün, muhalif milletvekili olduğu için “düzgün” konuşmuyor. Murat Sökmenoğlu’nun Vatan’a söylediklerini de “düzgün” olmamakla geçiştirecek miyiz?
(Murat Sökmenoğlu kim ol ki?
Murat Sökmenoğlu, Hatay’ın Türkiye’ye katılmasından önce cumhurbaşkanı olan Tayfur Sökmen’in oğlu, eski TBMM Başkanvekili ve Hatay milletvekili.)
İşte, Murat Sökmenoğlu’nun saptamalarından bir demet:
“Hatay yabancı ajanların cirit attığı bir yer haline geldi. Tansiyonu yükseltmeye Alevi-Sünni çatışması çıkarmaya çalışıyorlar.”
“Hükümet, ‘Baas’ı bilmiyor. Baas sadece Nusayri-Alevi partisi ve rejimi değildir. Arap milliyetçiliğini temsil eder. Esad, kendi burjuvazisini yaratmış, yanına birtakım zengin Sünnileri de almıştır.”
“Başbakan’ın, bir siyasi partinin lideri ve o partinin yöneticilerine ‘Baas’çı yakıştırması, geniş kitlelerde rahatsızlık yaratıyor.”
“Ajanlar, gazeteci veya yardım gönüllüsü kılığında Antakya’da cirit atıyor. Amerikalılar resmen sokaklarda cirit atıyor. Fransızlar da var, İtalyan da.”
“Suriye sınırı delik deşik durumda. Askere ‘Karışma’ diye emir verilmiş ve gelen geçiyor. Çeçenistan’dan ve Libya’dan Hatay’a gelip, savaşmak için Suriye’ye geçenler bile var. Sınırda kontrol yok, tel örgünün altından, üstünden herkes geçiyor. Böyle olunca sınırdan Asala da geçer, PKK da geçer..”
“Cilvegözü Kapısı muhaliflerin elinde, Yayladağ ise Esad’ın kontrolü altında.”
*****
Suriye, Hatay’ı hiç unutmadı; Hatay’dan vazgeçmedi.
Vazgeçmeyen için, “unutulmayan”, kendi yurdunun bir parçası olmalıydı.
Esad’ın ordusuyla giremeyeceği Hatay’da bugün Özgür Suriye Ordusu var. Baksanıza, “ana üs” olarak Hatay’ı adres olarak veriyorlar.
Yol geçen hanına dönen Suriye sınırından girip çıkan belli değil.
Ajanlar, karanlık kişiler, Hatay’da cirit atıyor.
Sorunumuz yokmuş gibi, başımıza bir de “Hatay sorunu” mu çıkıyor?
http://www.facebook.com/turgutcelik
https://twitter.com/#!/turgutcelik