- Kategori
- Haber
“17 Ağustos 1999” Kaç kişi hatırlıyor?

Araba sallanmaya başladı, gökyüzü bir anda bembeyaz kesilmişti, Hüseyin neler oluyor diye bağırdım, çabuk arabadan inelim aşağıya DEPREM oluyor dedi, hemen kendimizi arabadan aşağıya attık, ayaklarımı yere sabitleyemiyordum, Hüseyin’e tutunarak ayakta durabildim, Korkunç bir geceydi, o gece birçok insanın yaşama veda ettiği bir geceydi!
Daha dün gibi hatırlıyorum, o gece İstanbul’dan, Bursa’ya doğru yola koyulmuştum, İzmit’te teyzeme uğrayıp biraz dinlenirim ve daha sonra yola koyulurum diye düşünürüm, sonra vazgeçtim, Bursa’ya girdiğimizde hayatım boyunca unutamayacağımız o geceyi yaşadık!
Ertesi günlerde, ekmek, su yardımlarını taşıyan peş peşe giden araçları gördüğümde içim yanıyordu!
Gözyaşlarıma hâkim olmak elimde değildi, oturdum çocuklar gibi ağladım, Yalova’nın girişindeki o kokular aslında her şeyi anlatıyordu, Yalova’ya girişte sağda açılan toplu mezarlıklar, Allah rahmet etsin, Depremde ölen vatandaşlarımıza aitti.
Cenaze namazları kılınamadı, Musalla taşına konulamadı, her birine ayrı bir kabir hazırlanamadı, dahası onların tek suçu, bir veya birkaç müteahhidin çok daha fazla para kazanmak uğruna yaptığı evleri almaktı, şuursuzda ölümden biriydi!
Ünlü müteahhit Veli Göçer cezaevinden bir bakana mektup yazmış, bana verilen ceza çok ağrı oldu gibisinden, kanaatimce sana verilen ceza en hafifinden Sayın veli göçer!
Nereden çıktı böyle derin ve hepimizi üzen bir BLOG, son zamanlarda, Sayın Mete ışık ara’nın ve medyanın sıkça dile getirdiği açıklamalardan!
Marmara kaynıyor!
Şimdiye kadar Marmara’da deprem olmalıydı!
İstanbul’da depremle birlikte, tusunami olacak!
Açıkçası korkuyorum, doğal bir felaket ancak, yinede 1999 yılında yaşadığımız acıları ulus olarak yaşayacağımızı bilmek, bile, bile önlem almamak beni derinden yaralıyor!
Lütfen hepimiz gereken önlemlerimizi alalım, her insan “TÜRK” değerlidir!