Çalıştığım yıllar boyunca, ben işimi yaparken, yanımdaki taburenin üzeri hiç boş kalmadı. İşten, kız/erkek arkadaştan, ana babadan, parasızlıktan... dertli arkadaşlarım tünediler üzerine...
O aralar "...ablacığım"lı sorulara, ...yavrucuğum"lu yanıtların verildiği köşeler vardı. Ağırlıklı sorular boyut -ki "boyutu değil, işlevi önemlidir" klişesi buradan çıkmıştır- ve bekaret idi. Birinde, -70'li yılların sonuydu- birinin "..bir arkadaşının kuyruğu olduğunu, asıl problemin kağıt oynarken eline gelen iyi kağıdı, sevinçle bu kuyruğu sallayarak açık ettiğini..." anlattığı bir yazı okumuştuk... Söz konusu kuyruğun, omurilik bitimindeki bir kaç tane fazla omur mu, olayın bir dizgi hatası mı, yazanın bu tarz köşelerle dalga geçme eğiliminde biri mi, olduğunu epey tartıştık. Öyle ki köşe yazarının yanıtı değil, günlerce işin aslının ne olabileceğini eşelediğimiz kalmış aklımda...
Dünya Planeti üzerindeki yarım yüzyıllık yaşamımda başımdan, babamın memuriyeti dolayısıya taşrada büyüme ve yan etki olarak büyük şehre uyum sağlama zahmeti, iki evlilik (iki boşanma), babasız evlat yetiştirme, sayısı bende saklı bir çoğu kırık aşk hikayesi, bir sürü iş değiştirme, anababa kaybı, kıtkanaat geçinme sınavı...geçti. Ben de bu arada edindiğim engiiiiin tecrübeden ihtiyaç sahiplerini yararlandırayım dedim; hani -yargılanma endişesiyle- en yakın arkadaşa bile sorulamayan sorular vardır ya! Çoook ciddi yanıtlar, hayatı tek sözcükle yoluna sokan süper çözümler peşinde değilseniz, işinize yarayabilecek birşeyler söyleyebilirim...
BAKIŞTIĞIM KIZ rümuzuyla, "Mutlu bir evliliğim var ama işyerimde de kaçamak bakıştığım çok güzel bir kız da var! Gittikçe direncimin düştüğünü görüyorum, ne yapsam abla, sen bilirsin?" diye bir soru sorabilirsiniz örnek olarak, ben de "Karınla konuş, yardımını iste, -kadınlar sağduyuludur, seninle duygusal anlamda işi bitmemişse ve bunu fırsat bilip seni başından atmazsa- onunla aynı safta olursun ve daha kolay başa çıkarsın!" derim size... Ya da HACİZ rümuzuyla, "Kredi kartı borcumu ödeyemiyorum, uykularım kaçıyor buzdolabına televizyona haciz gelecek diye" yakınmanızı "Anneannem derdi ki, gerekeni almayacaksın!" diye yanıtlarım, anneannemin tam ne demek istediğini henüz çözememiş olsam da...
Hadi bakalım! Rümuzunuzun yanı başına cinsiyetinizi ve yaşınızı eklemeyi unutmayın.
Gördüğü lüzum üzerine "abla" ilk yazısına şu dipnotu ekler:
"Abla"nın adına konuştuğu ilk ve son yazıda Fatma Kutlusoy, bir Güzin Abla versiyonu yaratmak ister. Gel gör ki yardımsever bünyesine karşın, merhemi bulmuş, kendi kafasına sürmüş ve kellik sorununu çözebilmiş değildir.
Tanıyan bilir.