​ "Ana-baba hakkı" mı, "çocuk hakkı" mı? / Anne-Babalar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '10

 
Kategori
Anne-Babalar
 

"Ana-baba hakkı" mı, "çocuk hakkı" mı?

"Ana-baba hakkı" mı, "çocuk hakkı" mı?
 

Ona çok şey borçluyum..


Bende mi bir yanlışlık var bilmiyorum ama bu konuda çok da standart düşünmediğimi fark ettim. Çocuklarını belli bir yaşa getiren insanların daha sonrasında –özellikle kızdıklarında- onlara şu tür seslendiklerini veya haklarında konuştuklarını duymuşsunuzdur:

-Ben senin için saçımı süpürge ettim.

-Biz senin için ne yokluklara katlandık.

-Biz onu ne zorluklar altında yetiştirdik.

-Onu bu yaşa getirene kadar neler çektik, şimdi onun yaptıklarına bak.

-Ana babanın hakkı ödenmez.

İşte ben bu noktada itiraz ediyorum:

Ana babanın hakkıyla çocuğun hakkı, “çocuk kendi mesleğini kazandığı gün” 0-0 beraberedir. Bebek dünyaya gelmeyi kendisi istemez. Anne babasını seçme şansı da yoktur. O bebeği dünyaya getirmek suretiyle beklentisi olan anne babanın bizzat kendileridir. Kendi anne baba olma hislerini tatmin, bir bebeğin sevimliliğini yaşama duygusunu tatma, büyüyünce kendilerine yardım, yaşlandığında kendilerine bakması vs. vs.

Aslen, bebeği dünyaya getiren anne babanın, o bebeğin hakkını ödeme sorumluluğu da başlar. Gece uykusuz kalmaktan başlayan, yemeyip yedirmek, onu sağlıklı tutmak, büyütmek, onun için türlü fedakârlıklara katlanmak dâhil sınırı olmayan büyük bir sorumluluktur bu.

Sokaklarda işsiz güçsüz dolaşan çocuklar, okutulmamış çocuklar, dilenen çocuklar, cami avlusuna bırakılan bebekler, sevgisiz insanlar hep çocuk hakkı ödenmemişlerdir.

Örnekle konuşayım: Örneğin ben oğlumun her yaptığından büyük keyif alıyorum. Yürüyüşünden, gülüşünden, kollarımı açtığımda koşmasından, sarılmasından, şap şap ayak sesleriyle evi voltalamasından, geçtiği yerlerde bir bizon sürüsü geçmişcesine iz bırakmasından, ağlamasından, dudaklarını büzmesinden (hemen gözlerim dolar öyle yaptığında), konuşamadığı zamanlarda bile istediklerinin tamamını anlatabilmesinden, yaptığı her yeni şeyden..

Hayat onunla daha bir keyiflendi, daha bir anlam kazandı. Kim kime borçlu? Kendim hasta olmama rağmen onun ateşini ölçmek için gece boyunca en az 10 kere uyanmakla onun bana borçlandığını değil, ona borcumu ödediğimi düşünüyorum. Onun için fedakarlık yapabilmenin hazzını hiçbir şeye değişmem..

Ana babanın hakkı diye bir şey yok, çocuğun hakkı var. Ve o bebeğiniz bir meslek edindiği gün durum 0-0‘dır..

Saygılarımla..

 
Toplam blog
: 293
: 1063
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..