​ "Anormal" olan biz değiliz... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '13

 
Kategori
Siyaset
 

"Anormal" olan biz değiliz...

"Anormal" olan biz değiliz...
 

Dünkü yazımda "Biz mi anormaliz" diye sormuştum.
 
Cevabını, edindiğim bir kaç haber ile bugün aldım.
 
Hayır... Biz "Anormal" değiliz.
 
Bakın neden...
 
İktidar ve onun başı, Suriye ve dolayısıyla Beşar Esad ile kanka iken ve Halep Üniversitesinden de "Fahri Doktor" unvanı alırken (Şimdi o unvanı geri aldılar) her şey dört dörtlük gidiyordu.
 
Sonradan n'oldu bilinmez(di), birden bire ortalık karıştı, Başbakan ve hükümeti Suriye'yi ve Beşar Esad'ı karşısına aldı.
 
O zaman dedik ki "Kardeşim, sen ne karışıyorsun. Senin onların içişlerine karıştığın gibi, bizim de içişlerimize karışsalar razı olur musun?"
 
Laf dinlemedi, Suriye ile ilgili dış politikada "Müslüman kardeşler"imizin(!) yanında olduğunu vurgulayarak desteğine devam etti. Aynı şeyi şimdi Mısır için yapıyor...
 
Suriye toprakları içinde millet birbirini kırarken, sığınmacı olarak bizim topraklarımıza gelenler de bizde sorun yaratmaya başladılar.
 
Bunu da oturduk anlattık. Yanlış oluyor dedik, bunu da dinletemedik. Sığınmacı olarak gelenlerin arasındaki bazı gurupların Türkiye topraklarını ve imkanlarını kullandıkları, bu durumun da ileriki günlerde aleyhimize sonuçlar doğuracağı ortadayken...
 
Türkiye'nin iç politikasının "Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti" ilkeleri doğrultusunda, milletin özgür ve refah içinde yaşamasını sağlamak, dış politikasının da Atatürk'ün çizdiği doğrultuda "Yurtta Sulh, Dünyada Sulh" ilkesi olması gerekirken...
 
Her nasıl olduysa, etrafımızdaki tüm komşu ülkeler ile sorunlu duruma geldik ve nasıl geldiğimizi de anlamadık. Daha doğru bir ifade ile, biz anladık da iktidar anlamazlığa geldi ve gelmeye de devam ediyor.
 
Amerika başta olmak üzere, tüm egemen devlerin hayali, Asya coğrafyasında giderek güçlenme yolunda olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti gibi bir devleti zayıflatmak, hatta imkan var ise ortadan tamamen kaldırmak.
 
İşin ilginç tarafını ise bu iktidar zamanında yaşıyoruz. Bu devletler "BOP Eş Başkanı" sıfatıyla işlemi bizatihi  başbakanımıza havale etmiş olma gerçeği...
 
Başbakanın hiç bir ilmi ve siyasi gerçeğe dayanmayan, "Ben yaparım, o olur" anlayışı içindeki davranışı sonucu, görüyoruz ki "Anormal" olan biz değiliz.
 
"Analar ağlamasın" dedi, "Süreç" dedi, PKK ve İmralı ile pazarlığa oturdu. Ne yaptığını kimse bilmiyor, neyin pazarlığını yaptığını da... Sadece dediği "Bana güvenin" oluyor.
 
Açıkça ifade ediyorum, güvenmiyoruz.
 
Bu "Süreç" ne yazık ki PKK'yı ortadan kaldırmadığı gibi, zayıflatmadı da. Dahası, giderek gücünü artırma eğiliminde. Kuzey Suriye, yani bizim 800 kilometrelik sınır boyumuzda bağımsızlık ilan etmek üzere olduklarını okuyoruz. Ayrıca bu bölgede (MİT Raporuna göre) GSM operatörü kurma faaliyetleri de var.
 
Bu hükümet, bu gelişmelere razı olacak mı? Burnumuzun dibinde yıllardan beri istemediğimiz ve onun için canlar verdiğimiz "Kürt Devleti" Irak'tan sonra Suriye'de de kurulacak mı? 
 
Irak'ın kuzeyinde kurulan "Özerk Kürt Bölgesi" de bu hükümetin sayesinde olmadı mı?
 
Sonuç olarak anlıyoruz ki "Anormal" olan bizler değiliz. Neye ve niçin hizmet ettiğini hem bildiğimiz, hem de bilemediğimiz hükümetimizin iç ve dış politikası, giderek Türkiye üzerinde oynanan oyunların yoğunlaşmasına neden oluyor.
 
Dün benzine 9 kuruş daha zam gelmiş ve 97 oktan benzinin litresi 5 lirayı geçmiş, vatandaş tepkili...
 
Ama bir vatandaşın verdiği cevap var ki, nereye gittiğimizin aynası...
 
"Bu hükümeti desteklemek için her şeye razı olacağız..."
 
Yok abi...
 
Biz "Her şeye razı" değiliz...
 
18 TEMMUZ 2013
İBRAHİM PEKBAY
 
 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..