- Kategori
- Siyaset
“Asacağız, keseceğiz” miş…

İŞTE BU ADAM "ASMAYA KESMEYE" GELİYOR MUŞ!...
Bayram öncesi <ı>“Bana biraz müsaade” ı>deyip izine ayrıldıktan sonra, arayı o kadar çok açtım ki, deyim yerinde ise <ı>“İzin tecavüzü” ı>yapmış oldum.
Tabi bu arada gündem o kadar hızlı gelişti, yazılacak o kadar çok şey oldu ki, onlara ben yetişemedim. Gündemi yeniden yakalamak da oldukça zor, ama bir yerinden de tutmak gerekiyor.
CHP Milletvekili Canan Arıtman’ın saçmalamasını bir tarafa bırakıyorum. Cumhurbaşkanı’nın ailesi hakkındaki söylemi, kelimeni tam anlamı ile <ı>“Saçmalıktan”ı> öte bir şey değil. Hani Cumhurbaşkanı’nın annesi, bağ komşumuz, hısımımız <ı>“Adeviye Teyze”ı>nin ermeni kökenli olmadığını net bir biçimde biliyoruz da <ı>“Velevki”ı> olsa n’olur? O nedenle bu konuya girmeyi değer bile bulmuyorum.
Recep Tayyip Erdoğan, son olarak <ı>“Doktor” ı>olmaya soyundu.
Kayseri demesi ile her şeyi bitti, bir fıstığı yeşili kaldı, o da doktorluktu.
Ne yazık ki yarım imamın adamı dinden, yarım doktorun da can edeceğinden, şimdi de candan olmamak için çaba harcayacağız. O çabalarımız da zaten sürüyor. Oradan da geçiyoruz.
Ancak, gündemdeki olanlara daha dikkatli baktığımızda, yer altından daha derin bir tehlikenin gelmekte olduğunun ucu göründü. Bilmem bu konuda yetkililer ve özellikle savcılar dikkatli mi?
<ı>“Hak ve Hakikat Partisi” ı>(HHP) diye bir parti kurulmuş. Genel Başkanı <ı>Dursun Güneş ı>isminde yeşil takkeli bir adam…
İstanbul İl merkezini açtıktan sonra, Erzurum il merkezinin açılışında bir konuşma yapıyor. İktidara gelmeleri halinde tekke ve zaviyeleri yeniden açacaklarını söylüyor. <ı>“Parti Başkanı” ı>denilen bu adam, başında yeşil takkesiyle şöyle konuşuyor kürsüden:<ı> ı><ı>"Evet, keseceğiz, asacağız. Osmanlı ruhuyla kesip, asacağız. İyi dinleyin ve yanlış yorumlamayın. Devlete kurşun sıkanı asacağız, devletin kasasına elini sokanın elini keseceğiz. Tekke ve zaviyeleri kuracağız.”ı><ı>ı>
<ı>ı>
Konuşmasını yaparken de <ı>“…ı><ı>İyi dinleyin ve yanlış yorumlamayın…” ı>demeyi de unutmuyor. Yarın başına bir iş gelirse <ı>“Yanlış yorumluyorsunuz” ı>diye savunmanın alt yapısını da oluşturmayı ihmal etmiyor.
Şimdi adama sormazlar mı <ı>“Arkadaş… Sen tavuk mu kesiyorsun, yoksa koyun mu asıyorsun” ı>diye?
Elbette biri çıkıp <ı>“Gel bakalım, neyi kesiyorsun, neyi asıyorsun” ı>diye soracaktır, daha ötesi, sorması gerekir.
Hani bir laf vardır <ı>“Eller gider Ay’a, biz gideriz yaya” ı>diye, aynen öyle…
Adam asmaktan, kesmekten, tekke ve zaviyeleri açmaktan söz ediyor.
Yani…
Çağ akmış gitmiş, o daha Osmanlı’da asılı kalmış…
Kendi <ı>“Asılı”ı> kalmışken, nasıl asacak, nasıl kesecek, orası da ayrı bir sır…
Aslında <ı>“Sır”ı> değil, tam bir özenti…
Özellikle Afganistan’daki <ı>“Taliban”ı>a özenti içindeler…
Onlar gibi asmaya, kesmeye özeniyorlar.
Ne yazık ki, evet ne yazık ki bu akıl ve fikirden yoksun kişiler, özellikle Türkiye gibi bir ülkede, Türkiye’nin geldiği <ı>“Dünya”ı> noktasında asamayacaklarını, kesemeyeceklerini, ama bir gün kendilerinin başına gelebileceğini düşünmekten acizler…
Bizler <ı>“Aciz”ı> ve <ı>“Zavallı insanlar”ı> olduklarını görüyoruz. Ne yazık ki kendileri farkında değiller.
Şimdi…
Bunlara birileri <ı>“Aciz”ı> ve <ı>“Zavallı”ı> kişiler olduklarını vakit geçmeden anlatması gerekir. Yoksa bu ve benzer <ı>“Aciz”ı> ve <ı>“Zavallı”ı> kişiler marifetin kendilerinde olduğunu var sayarak ileride dönülmez, önlenemez bir noktaya gelebilirler.
Onlara <ı>“Asacakmış, kesecekmiş… Hadi oradan…” ı>demek yerine, vaktinden önce asamayacaklarını, kesemeyeceklerini, daha da ötesi hadlerini bildirmek gerekir.
Bunu yapacak olan da öncelikle elbette <ı>“Yargı” ı>olmalıdır.
Çünkü…
Bu söylemler Cumhuriyet yasalarına ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin şekli ve niteliklerine açıkça aykırıdır.
<ı>22 ARALIK 2008 ı>