​ "At değiştirme" politikasına dikkat / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '09

 
Kategori
Siyaset
 

"At değiştirme" politikasına dikkat

"At değiştirme" politikasına dikkat
 

Siyasete, çıkarları doğrultusundaki bir “koltuk kapmaca” olarak bakmayan gerçek yurtseverlerin önünde çetin bir mücadele süreci bulunmaktadır.

Adam çıkar meydanlara, bağırır çağırır, ona buna çamur atar ve sonunda koltuğuna oturur; zil çalmış ve oyun bitmiştir… Beyzade seçimi kazanmış ve millet meclisindeki koltuğuna kurulmuştur… Mesele tamamdır, “iş” buraya kadardır.

Ama diğer adamın işi, ülke tam bağımsızlığa ulaşana kadardır… Laik Cumhuriyet, Aydınlanma Devrimi’ni tamamlayana kadardır… Türkiye, hukuk devleti olana kadardır…

Hayır, iş burada da bitmez…

Sorumluluk, bütün bu kazanılmış değerlerin “ilelebet” korunmasına dek sürecektir…

Süreç uzun, derin ve çeşitli zahmetlerle doludur.

Yol zaman zaman yokuştur.

Çamurludur.

Dikenli tellerle doludur.

Ve bütün bu zorluklarla dolu çetin yolculuğu aydınlatan iki önemli unsur mevcuttur:

1.- Bilinç

2.- Örgütlenme disiplini.

İşte bu iki unsurun aydınlattığı ışıktan günümüzün gündemine baktığımızda gördüğümüz şey, Türkiye’nin yakın geleceğini belirleyecek olan yeni bir “tezgah”ın oluşturulmakta olduğudur…

Oyunun kurmayları ABD ve AB yetkilileridir.

AKP iktidarının sürdürdüğü politikanın verimliliği söz konusu kurmay heyeti tarafından yeteri ölçüde beğenilmemekte ve hatta riskli bulunmaktadır.

Türkiye hükümetinin stratejik hedefleri ile ABD ve AB politikalarının hedefleri birbirleri ile aynı değildir…

Emperyalizmin ekonomik çıkarları Ortadoğu petrollerinin teslim alınmasına uzanmaktadır.

Hükümetin politikası ise, emperyalizmin terkisinde kendi “özel” hedeflerine mümkün olduğu kadar yaklaşabilmektir.

Bu özel hedeflere yaklaşılması ise, ülke içindeki birçok toplumsal katmanı birbirine yaklaştırmakta ve kendiliğinden oluşan bir tepki-örgütlenmesine yöneltmektedir.

Ancak, toplum içinde oluşan bu birleşme eğilim, emperyalizmin uzun vadeli hedeflerini tedirgin etmektedir.

AKP iktidarının politikaları, en geniş halk kesimlerini “laik-cephe” adı verilen bir safta toplamakta, biriktirmektedir…

Halk sınıflarının birleştirilmesi ise, en çok emperyalist politikaları ilgilendirmekte ve kendi stratejik hedefleri açısından bir risk unsuru olarak görülmektedir.

Bu atmosferde yapılması gereken şey, Türkiye hükümetini, bu riskli politikalardan arındırmaktır…

Ancak, AKP politikalarını bu rotaya indirgemek amacı ile ortaya atılan ılımlı İslam politikası, uygulamada olumlu sonuçlar vermiş değildir. Uygulanacak en akıllıca politika, laik cephe ile ılımlı İslam politikalarını yaşam içinde dengelemektir… Bu dengeyi ise, AKP ile birlikte iktidar sorumluluğunu paylaşabilecek olan yeni güçler, yeni birikimler sağlayabilir.

İşte Abdüllatif Şener’in kurmakta olduğu yeni parti bu amacı taşımaktadır.

Mustafa Sarıgül’ün çıkışı, bu yöne kurgulanmış bulunmaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin türban ve kuran kursları açılımlarını da ancak bu yeni politikaların bilincine vararak kavrayabiliriz.

Ve başbakanın gittikçe artan sinirli ve agresif tavrının anlamını ise, ancak yine bu pencereden bakarak açıklayabiliriz.

İşte gerçek yurtseverlerin önemle üzerinde duracakları konu, bu “at değiştirme” politikasını iyi değerlendirmek ve Türkiye üzerinde oynanan satrancı doğru okumaktır.

Filler nasıl oynanmaktadır?

At kimin ayağında bekletilmektedir?

Ve piyonlar hangi cepheye sürülmek istemektedir?..

Bütün bu hamleler doğru ve soğukkanlı bir biçimde değerlendirilmelidir.

Ve de son tahlilde, karşı tarafın askerleri, bizim “şah”ımıza ne kadar yaklaşmışlardır?..

İşte mesele, bu can alıcı tespitin doğru yapılmasıdır..

 
Toplam blog
: 913
: 485
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..