Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '15

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
212
 

"Azap yolu ve gözü yaşlı şiirleri" okurken

"Azap yolu ve gözü yaşlı şiirleri" okurken
 

Elazığlı şair Mehmet Şükrü Baş...


"Azap Yolu Gözü Yaşlı Şiirler "  Mehmet Şükrü Baş'ın şiirlerinin yer aldığı bir kitaptır. Kitabın 1. Baskısı 20015 yılında Elazığ’da Çağ Ofset Matbaasında yayımlanmıştır.114 sayfadan ibaret olup, kitabın albenisi olan bir kapak düzeni vardır. TCD yollarını gösteren bir kompozisyonla hazırlanmıştır kapağı da Çağ Ofset tesislerince hazırlanmıştır. Kapağın arka sayfasında Mehmet Şükrü Baş’ın bir fotoğraf ve özgeçmişi yer almaktadır.

Mehmet Şükrü Baş Elazığ’dan geliyor. Vefalı bir dosttur. Bir ara Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarına katılmış ve Elazığ’da onunla tanışma fırsatını bulmuştum. Tarih 2004, 2006 ve 2008 ) O günden bu yana dostluğumuz devam ediyor. Sağ olsunlar bu şiir kitabını yayımlarken hemen bana imzalı olarak göndermek zahmetine katılıyor. M. Şükrü Baş iddialı bir şair değildir. Şurada şiir yazdım, şu ödülleri aldım diye övünmüyor. Sade ve mütevazı bir şair. Kitabının giriş bölümünde şu dizelerle bizlere merhaba diyor ve gizemli şiir yoluna çıkıyor:

Çok az kaldı sevdiceğim, bilmekte mola,

Tası, tarağı topladım, çıkacağım yola”  yola diyor.

Bu lirik ve şiirsel duygularla yola çıkıyor. Kitabının adını neden “ Azap Yolu “ koymuş, onu da şu şekilde açıklıyor:  “Dalan- Yol çatı yolu, ömrümün azap yolu

Bu yolda başıma hem kar yağdı hem dolu “..   

"Azap Yolu ve Dalan derken şöylece açıklıyor:  Ulu ova – Yol çatı tren istasyonları arasında kapısı penceresi olmayan; sadece dört duvarı olan bir durak. İlk orta ve lise yıllarımda 35 kuruşum olunca köyüme üç km uzaklıktaki bu durağa gelir gider ve buradan Diyarbakır’dan gelen posta trenine biner Elazığ’a gitmek için de Yolçatı’dan inerdim.35 kuruşum olmayınca da köyüme yedi km uzaklıkta bulunan Yolçatı’na yaya olarak giderdim. İşte bu yüzden hayatımda Azap Yolu’nun önemli bir yeri vardır “ diyor. 

Bundan da anlıyoruz ki Şair Mehmet Şükrü  Baş bugünlere kolay kolay gelmemiştir. Harçlığının 35 kuruş olduğu günleri asla unutmamıştır. Deyim yerinde ise hayatın sillesini yemiş ve bir Anadolu çocuğudur. Ama tüm bunlara karşın arlı, namuslu ve onurlu bir insandır. Namerde kul, köle olmamıştır. Para, pula da âşık olmamıştır. Şiirlerinin yaşamında bir küskünlük vardır. Zor günler yaşamıştır. Hayata baştan başa bir dert yumağı içinde  geçmiştir. Onu şu dörtlükle açıklıyor:

Bana derdi sormayın

Ben derdi tanıyorum

Dertle kalkıyorum sahura

Dertle iftar ediyorum .,.. 

Acı dolu günler yaşamıştır..Başka acılar çakmemesini diliyorum...

Türkiye’de ne kadar  şair varsa bir o kadar da şiirin tanımı vardır. M.Ş. Başa göre şiir:  Şiir Karacaoğla’nın dili, Veysel’in gözü, Kerem’in Aslısına ilan - ı Aşkıdır… Şairin hayal dünyası, aşkın sevgiliye özlemi, şiirin efsunluğu güzelliğidir. Şiir, şairin yüreğinde alevlenen bir sevdadır. O sevda şiirin efsunlu sevdasıdır.Şiir şairin dilindeki söz. Gönlündeki Leyla olur” diye tanımlıyor….

Şairimizin hayatı çile içinde geçmiştir, zor günler yaşamıştır. Yinede umutsuz değildir. Umut başlıklı şiirinde şunları vurguluyor:

Ne yarınlarda umut, ne bugün sevda

Kuşlar bile tünmez oldu dalımda,

Geldik de gidiyoruz duyan yok, işten yok

Bu gece son gecemizdir bu handa.

Şairimiz birçok şiirlerinde karamsarlık bir havayı çiziyor, öyle anlaşılıyor ki hayatın birçok acısını da çekmiştir. Dostlarından da şikâyetçidir, hep yalnız kaldığını şiirlerinde yer yer ima ediyor. Buna göre birçok örnekler vardır. Doğuştan masumum, yaşantımda günahsız / Bir günüm geçmedi, bir günüm gamsız ( s.7),Bir garip sevdayı sardın başıma ( s.8),Geldi sevkiyat anı / Birer birer gidiyoruz /Bindik bir marşandize /Her durakta iniyoruz ( s.9 ), Kim açar bu yumağı kim çözer bu düğümü /Dünya, dünya olalı böyle bir baht gördün mü? ( s.10 ), Yağdıkça yağmur, ben ıslanırım (s.14), Yetmiş yıllık bir enkaz,bir virane yıkıntı  (s.17), Boş yere demediler oğul, Ona Atatürk /O büyük asker;o bir dahi, o en büyük Türk ! ( s.22 ),Her mezarda dikilir, mutlaka köhne bir taş / Böyle geldi, böyle gidecek Mehmet -Şükrü Baş ( s.27),Kaderde ayrılık varsa / Beyhude beni yorma git ( s.47),  bu dizeler ve sözcükler benim “ Azap Yolu Gözü Yaşlı “ şiirler kitabından seçtiklerimden birkaçı. Kısaca söylemek gerekirse Elazığlı şair Mehmet Şükrü Baş şiirimizi tanıyor ve sözcüklerdi yerli yerine koymasını istif etmesini biliyor.

Sadece şiir olsun diye yazmıyor. Duygu ve düşünceleri birleştirici ve yapıcıdır. Şiirlerinde kullandığı sözcükler açık, sade ve durudur. Şiirler yaşayan bir Türkçe ile yazılmıştır. Şiirlerinde henüz yakası kirlenmemiş sözcükler ve dizeler görüyoruz. Aslında Elazığ şairlerin ve Türk kültürünün harman olduğu yerdir. Kimi zaman Elazığ’a Türk şiirinin başkenti diyenler vardır. Bu ilde her yıl Uluslar arası Hazar şiir Akşamları düzenleniyor.  İşte şair Mehmet Şükrü Baş ‘ta bu verimli sanat yüklü topraklarda yetişmiştir.

Şair Mehmet Şükrü Baş halen sanat ve kültür çalışmalarını Elazığ’da yayımlanan Nurhak Gazetesi’nde de yazmayı sürdürüyor. Yazmak yaşamaktır ve söz uçar, yazı kalır “ ilkesine inanan bir gönül adamıdır. Birkaç şiiri de bestelenmiştir. Bu dav sevindirici bir olaydır. Şiirlerinin bir kısmı Doç. Dr. Burhan Tarlabaşı, Neyzen Doğan Sever, Erdoğan Tozoğlu ve bestekâr Erdoğan Tozluoğlu tarafından şiirlerinin bir kısmının bestelendiklerini öğreniyoruz. Elbet bir şairin şiirinin benimsenmesi ve bestelenmesi önemli, ilerisi için kalıcı ve sevindirici bir olaydır.

Sevgili şair Mehmet Şükrü Baş’ı bu değerli eserinden dolayı yürekten tebrik ediyor, sağlıkla daha nice yıllara ve başka eserlere imza atmasını diliyorum. Bu güzelim şiirler yapıtı hayırlı ve uğurlu olsun diyorum. Aşağıdaki şiir tam günümüze ayna tutuyor ve bazı gerçekleri   yansıtmaya çaba gösteriyor. Yüreğine diyor ve sözlerimi ”Yunus Gibi” adını taşıyan şiirinden üç dörtle bağlamak istiyorum:

Değişti mi dünya bilemiyorum

Yunus’un, Veysel’in dünyası değil

Kirlendi âdemin gönül çeşmesi

Eller birbirini yunası değil

***

Dil dersen bir başka, doğrudan uzak

Hak,hukuk, arama  örtülü tuzak

Oysa ki toprağın, altı da toprak

Biz neresindeyiz o belli değil

***

Gönül dersen yaslı,, sevgiden yoksun

İster ki Yunusça çağlasın aksın

İnsanlar insana insanca baksın

Yürekler bu aşkla yanası değil…

Mehmet Şükrü BAŞ

Azap Yolu Şiirler, Çağ Ofset Matbaası, Elazığ / 2015

Sayfa:55.  

***************************

Abdülkadir  Güler 

03. 05. 2015- SÖKE 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2221
Toplam yorum
: 4838
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 817
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi'nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe'de bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster