​ "Beyaz Toros" Türkiye'sinden Yeni Türkiye'ye... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '15

 
Kategori
Güncel
 

"Beyaz Toros" Türkiye'sinden Yeni Türkiye'ye...

"Beyaz Toros" Türkiye'sinden Yeni Türkiye'ye...
 

internetten alınmıştır


Van'da vatandaşa hitap eden Başbakan Davutoğlu, terörle mücadelede kararlılıklarını vurgularken, gerekirse sizi canımız pahasına koruyacağız, diyor.

Devamında da, şer odakları bizim bu kararlılılğımızdan çekiniyor; çünkü biliyorlar ki, AK Parti iktidardan indirilirse, buralarda ya bu terör çeteler dolaşacak ya da eskiden olduğu gibi "beyaz toroslar" dolaşacak, diyor.

Başbakan'ın sözünü ettiği "beyaz toroslar" 90'lı yılların Türkiyesinde, vaka-yı adiyeden sayılan "faili meçhul"lerin "faili" kabul edilen "derin devlet" güçlerini simgelerdi.

Resmen varlığı kabul edelmese de, JİTEM denilen bir "örgüt"ün, terörle mücadele ederken, o bölgede terör estirdiği bilinirdi. Aslında bu, teröriste karşı bir tür "devlet terörü" uygulama biçimiydi.

Bu mücadele tarzı o yıllarda etkili de oldu... Teröre karşı adeta misli terörle karşılık veren bu "devlet yöntemi" terörü yok etmedi ama halkı sindirdi.

Ne var ki, bu "sindirme" nerdeyse tüm bölge halkını terörist saymak anlayışına dayalı olduğu için bedeli ağır oldu... Bu bedel, bölge halkının devletle bağını koparmaya kadar gitti.

Bu tür yöntemler, elbette kısa vadede sonuç verebilir; ancak uzun vadede sorunu daha da büyüterek geri döndürür... Aslında 80 ihtilalinin Dıyarbakır Cezaevi uygulamasının sonucu ortadayken bu yöntemin yeniden uygulanması, başka yöntemleri uygulamayacak kadar güçsüz olan bir devletin işiydi.

Merhum Turgut Özal'ın "kardeşlik çerçeveisinde" çözme iradesini ortaya koymuş ancak bunu devletin içindeki "derin güçlerin" engellemesi ile başaramamıştı. 

Şöyle ki, Öcalan'la görüşülüp silahların susturulması söz konusu olduğu anda, terhis edilmiş 33 sivil giyimli askerimiz, "faili meçhul" bir şekilde  katledilmiş ve her şey yeniden başa dönmüştü.

Ne zaman, PKK terörünü bitirmeye, silahları susturmaya yönelik siyasi çabalar öne çıktıysa, daima sarsıca bir terör olayı meydana geldi ve süreç oralarda kesildi. Bu da terörün "sahipsiz" olmadığının en açık kanıtıdır.

Bugünün gençleri bilmezler, Beyaz Toros, Reault marka otomobillerin eski bir modelidir... Bu arabalar bize o zamanlar Fransadan hibe olarak gönderilmişti..Çünkü o vakitler Türkiye, polisine doğru dürüst araba veremezdi.

Yani, işin aslı şu ki, terör belasını ekonomik, sosyal ve siyasal yollarla çözebilecek bir "devlet" olmadığı için, iş bu Beyaz Toros'lardaki "kara adam" lara havale edilmişti..

İşte Başbakan Davutoğlu'nun, biz gidersek buralarda ya terör çeteleri ya da beyaz toroslar dolaşır dediği, beyaz toroslar bu arabalar...

AK Parti'nin on üç yıllır iktidarı boyunca, Doğu bölgelerinde gerek ekonomik yatırımlar, gerekse insan hakları ve demokrasi anlamında çok iyileştirimeler yapıldı. Bunu de en iyi bölge halkı biliyor.

Sonuçta, adına "çözüm süreci" denen iradeyi de Tayyip Erdoğan ortaya koydu... Devlet, gerçekten de büyük bir devlet gibi, vatandaşını kucaklayan ve teröristle vatandaşı ayıran bir yaklaşım sergiledi.

Bölge, "beyaz toros"lardan temizlendi... Faili meçhuller bitti; hatta bu dönemin sorumluları hukuki soruşturmalara tabi tutuldu.

Bu gidişatın, terörle bölge halkı arasındaki bağı koparmaya, insanları yeniden devletine güvendirmeye başladığı görülünce, sahipleri terörü yeniden alevlendirdiler. 

Türkiye son bir kaç aydır bu dönemi yaşıyor... Ancak, bu defa devlet, yeniden saldırıya geçen terörle, "beyaz toros"larla değil, devletin daha etkin ama meşru araçlarıyla mücadele edecek kadar güçlü...

Mücadele vatandaşla değil, teröristle yapılıyor... Böyle olduğu için, terörden yaka silken bölge halkı devletinin yanında yer alıyor... İçerden, dışardan bir yığın desteğe rağmen Terör Örgütü çözülüyor.

Muhalefet'in her zaman olduğu gibi, Başbakanın "Beyaz Toroslar" sözünü eleştirmesi, hala  o Eski Türkiye kafasından kurtulamadıkları içindir.

Artık bu ülkede, vatandaşa zulmederek terörle mücadele ettiğini zanneden "Beyaz Toroslar" yok, ancak vatandaşını kucaklayan ama teröriste de göz açtırmayan tanklar, helikopterler, uçaklar var.

Hiç kimsenin şüphesi olmasın, Türkiye terörle olan "savaşını" kazanmıştır... Bunu da öncelikle "Beyaz Torosları" ortadan kaldırdığı için yapmıştır. Bu mücadele artık "Kürt Meselesi" olmaktan çıkmış; tamemen kökü dışırda terörle yapılan mücadele haline gelmiştir.

Türkiye bugün Doğusuyla, Batısıyla, Türküyle, Kürdüyle topyekün bir saldırıya karşı yeniden Milli Mücadele vermektedir...

Bu mücadele görünürde terör örgütleriyle olsa da aslında onların "sahipleri" olan emperyalist devletlerledir.

Daha önce yazdığım gibi, yüz yıl önce kazandık yine kazanacağız inşallah!...

 
Toplam blog
: 1645
: 822
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..