- Kategori
- Felsefe
'Bir vefa kalmadı ok ile yayda...'

hayat...
Plak, sabit bir hızla dönüyor. Esen melodiden ırgalanmadan. İğne her yerini yırtıyor. Plak dönüyor, acıyı umursamadan. Hayretle izliyorum plağı. Sanki kekeliyecek sanıyorum. Plak, aldırmadan acının fırtınalarına, romantik bir keman çalıyor. Eski bir şarkıyı çalıyor. Ahha! diyorum… Hayat bu! Delik deşik plaklardan, okuyacağım romanın tadını özlüyorum.
İspanya'dayım. Birbirine geçmiş insanlar perdeliyor ışığı, karanlık bir kalabalıktayım. Ellerinde; kolaları biraları patlamış umutları, ağızlarından bir çamur gibi sıçrayan salyaları, gözleri yaşarmayı unutmuş asırlar öncesi çoktan. Bana ve kiralık katile bağırıyorlar. Kırık boynuzlu bir boğayım. Bir cinayet işlenecek birazdan.
Yeni kıtanın eski sahibiyim. Sondan bir önceki Mohikan. Oklarım işlemiyor vicdansız beyaz adama. Diyarbakır'da patlıyor bir bomba, şarapneli kanımda bir damla. Acılarımla boğuyorum pimi çeken elleri. Türbansız giriyorum kara toprağa.
İğne, kanırta kanırta yırtıyor plağı. Plak romantik şarkılar söylüyor yine. Dünya, vals yapar gibi dönüyor. İnsanlar ve hayvanlar acımasızca öldürülseler de, o plağı taklit ediyor dünya. O plağın erdemiyle dönüyor. Plak dönüyor… dünya dönüyor. Geçecek Sibirya soğukları, bahar gelecek yine.
Ama şarkılar! Plağa iğne deymeyince çalmıyor cicom…